hasta.gen.tr https://www.hasta.gen.tr Hastalık, Hastalık Belirtileri ve Tedavisi tr-TR hourly 1 Copyright 2019, hasta.gen.tr Tue, 16 Feb 2016 00:00:00 +0000 Wed, 13 Nov 2019 00:00:00 +0000 60 Beyin Sapı Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/beyin-sapi-hastaliklari.html Wed, 11 Jul 2018 18:58:16 +0000 Beyin sapı hastalıkları, beynin alt kısmını oluşturan beyin sapı, kafa sinirleri yardımıyla yüzle boynun motor ve duyusal inervasyonunda rol oynar. Küçük yapısına rağmen, beyinle vücut arasındaki sinir bağlantısının geç Beyin sapı hastalıkları, beynin alt kısmını oluşturan beyin sapı, kafa sinirleri yardımıyla yüzle boynun motor ve duyusal inervasyonunda rol oynar. Küçük yapısına rağmen, beyinle vücut arasındaki sinir bağlantısının geçiş bölümü olması nedeniyle beyin sapı yaşamsal öneme haizdir. Kalp ve solunum sisteminin düzenli çalışmasında beyin sapının etkisi vardır. Ayrıca uyku düzeninin sağlanmasında, bilinç oluşumunda ve merkezi sistemin düzenlenmesinde de beyin sapı kilit bölgedir. Bu nedenlerle beyin sapı hastalıkları sağlığımıza olumsuz etkiler yapar. Beyin sapı yapıları medulla oblangata yani omurilik soğanı, pons yani köprü ve retiküler formasyon olarak ayrılır. Beyin sapı ve omurilik birleşimdeki alt kısımda omurilik soğanı olarak tanımlanır. Vücudumuzdaki dolaşım ve solunum merkezi olarak görev yapan beyin sapı temel fonksiyonlarımızı yapmamızda önemli görevler üstlenir. Kan basıncı, susuzluk, solunum, açlık gibi fonksiyonların kontrol altında tutulması beyin sapı sayesinde sağlanır.

Beyin sapı hastalıkları nelerdir

Beyin sapı tümörleri: Beyinde oluşan tümörlerin yaklaşık dörtte biri beyin sapı tümörleridir. Çocukluk döneminde görülen beyin tümörlerinin yaklaşık % 10-25 kadarı bu bölgede oluşur. Buradaki tümörlerin kaynağı genellikle glial hücrelerden dolayı oluşan glial tümörlerdir. Bu tür tümörlerde farklı tiplerde olabilir. Bu tür beyin sapı tümörlerinde hastaların 5 yıllık yaşam süresinin % 30 civarında olduğu belirtilir. Eskiden cerrahi tedavisi yapılamayan bu tümörler günümüzde gelişen teknikler nedeniyle cerrahiyle tedavi edilebilir hale gelmiştir. Beyin sapı hastalıkları arasında yaygın şekilde görülen bu tümörler hastalarda erken aşamada pek teşhis edilmemektedir. Ancak belirtileri ortaya çıktıktan sonra tanısı yapılabilmektedir. Hastalarda görülen bulgular arasında kol ve bacaklarda felç oluşması, tümörün sinir tutulumu yapmasıyla yutma zorluğu, konuşma zorluğu, gözde içe, yukarı ve dışa bakma sorunları, yatağa bağımlılık, yüz felci gibi ciddi semptomlar görülebilir. Beyin sapı tümörlerinin oluşmasına etki eden bazı risk faktörleri de vardır. Bunlar arasında genetik etkenler, radyoaktif ışınlar, radyasyon, kimyasal ajanlara maruz kalınması, virüsler vardır. Fakat tümörlerin oluşma şartları hakkında kesin bir bilgi yoktur. Tedavide uygun olan hastalara ameliyat yapılır. Ameliyat yapılmadığı takdirde tedavide sterokaksik radyocerrahi, cyberknife gibi farklı yollar kullanılır.

Beyin sapı hastalıkları arasında mezensefalon lezyonlarına, pons lezyonlarına ve bulber lezyonlarına bağlı olarak bazı sendromlarda yer almaktadır. Bunlar;

Mezensefalon lezyonlarından kaynaklananlar
  • Weber sendromu
  • Benedikt sendromu
  • Claude sendromu
  • Baziler tepe sendromu
Pons lezyonlarından kaynaklananlar
  • Foville sendromu sendromu
  • Millard Gubler sendromu
  • Raymound sendromu
  • Locked in sendromu (Kilitlenme sendromu)
  • Marie Foix sendromu
  • Brissaud Siccard sendromu
Bulber lezyonlarından kaynaklananlar ise
  • Wallenberg sendromu
  • Medial medüller sendrom
Beyin sapı hastalıkları vücudumuzda istenmeyen etkiler yapar. Temel fonksiyonlarımızı yapmamıza engel olur. Bu yüzden erken aşamada tespit edilerek, hastalıkların tedavi edilmesi gerekir.
]]>
Hayvan Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/hayvan-hastaliklari.html Thu, 12 Jul 2018 15:59:24 +0000 Hayvan Hastalıkları, Günümüzde yaygın olan binlerce hayvan hastalıkları türü vardır. Hayvanlar, birçok hastalık türünün taşıyıcıları olmasına rağmen, insanlar genellikle bu hastalıklardan, yiyecekler ve iç Hayvan Hastalıkları, Günümüzde yaygın olan binlerce hayvan hastalıkları türü vardır. Hayvanlar, birçok hastalık türünün taşıyıcıları olmasına rağmen, insanlar genellikle bu hastalıklardan, yiyecekler ve içecek yoluyla etkilenirler. Bu spesifik hastalıkları daha da endişe verici hale getirir. Hastalıklar, vücut işlevlerinin bozulmasına veya düzgün çalışmamasına neden olur. Hastalıkların yayılmasında sıklıkla rastlanan üç ana neden; sağlıksız sanitasyon, yanlış yönetim ve bir sürüye yeni hayvanların sokulmasıdır.

Hayvan Hastalıkları ve Oluşma Nedenleri

Beslenme Bozuklukları: Gerekli gıdaların dengesizliği, beslenme bozukluğunun nedenidir. Yetersiz miktarda vitamin, mineral, yağ, karbonhidrat ve protein alan hayvanlar verimli bir şekilde üretilemez. Bu nedenle, hastalıklara karşı direnç seviyeleri düşer.

Fizyolojik Kusurlar: Bu kusurlar bezlerin, organların veya vücut sistemlerinin düzgün çalışmamasına neden olur. Diyet ile vücut parçalarının düzgün işleyişi arasındaki ilişki, doğrudan alakalıdır. Örneğin; tiroid bezi, metabolizma hızını düzenler ve düzgün çalışması için yeterli miktarda iyot sağlar. Yetersiz çalışan tiroid bezleri, hayvanların besleyici gereksinimlerini, büyüme ve üretim özelliklerini olumsuz yönde etkiler.

Morfolojik Kusurlar (Fiziksel Kusurlar): Hayvanların geçirdiği kazalar veya ihmaller, fiziksel sorunlara yol açabilir. Kesikler, kazıntılar, çizikler, çürükler ve kırık kemikler morfolojik kusurlara örnektir. Bu rahatsızlıklardan herhangi biri, hayvanın verimliliğini geçici veya kalıcı olarak etkileyebilir. Gerken tedaviler ve önlemler alınırsa, bu nitelikli kusurlar ortadan kalkabilir.

Patojenik Kusurlar: Bazı organizmalar, hayvanların normal metabolik aktivitesini bozan, toksinler veya zehirler üretir. Virüsler ve bakteriler en yaygın hastalık kaynaklı patojenlerdir. Mikroskobik boyuttadırlar ve ideal çevre koşullarında hızlı çoğalabilirler. Diğer patojenler ise; mantar ve protozoonlardır. 

Hayvan Hastalıklarının Önlenmesi: Hayvan hastalıklarının önlenmesi, hastalıkların kontrol altına alınmasının anahtarıdır. Sağlık önlemleri ise, hastalıkların önlenmesi için en önemli yoldur. Çoğu hastalığa neden olan ajan; burun, göz, ağız veya yara kesiği yoluyla vücuda bulaşabilir. Patojenler doğrudan temas yoluyla, dolaylı olarak; rüzgar, su, yem, veya diğer hayvanlar tarafından yayılabilir. Hayvan sahibi, patojenik hastalıkların ürememesi için doğal direnç seviyesini dengede tutmak zorundadır.
]]>
Hasta Duası https://www.hasta.gen.tr/hasta-duasi.html Fri, 13 Jul 2018 13:42:47 +0000 Hasta duası, "Allah'ın ismiyle ve Sana şifa vermesi dileğiyle okurum" Allah'ım her türlü hastalıktan, düğümlere nefes eden büyücülerin ve hasetçinin şerrinden seni muhafaza etsin" Allah'ım sen umudumuzsun sen yücesin bu Hasta duası, "Allah'ın ismiyle ve Sana şifa vermesi dileğiyle okurum" Allah'ım her türlü hastalıktan, düğümlere nefes eden büyücülerin ve hasetçinin şerrinden seni muhafaza etsin" Allah'ım sen umudumuzsun sen yücesin bu hastalığı gider ve şifa et. Senden başka şifa verecek kimse yoktur. Senden başka ilah yoktur. Sen şifa verirsin, sen imkansızları yaparsın, sen ol de her şey olur. Öyle bir şifa ver ki hastalıktan hiçbir eser kalmasın acılar unutulsun. Acısını çektiğim ve ağrılarımdan korktuğum bu hastalığı al kurtar bedenimden, vücudumdaki ağır sıkıntılardan beni kurtar bana yardım et. Aileme çocuklarıma beni bağışla onların üzülmesini istemiyorum beni bu acılı azaptan kurtar. Acıyan vücuduma sen ilaç ol derman ver. Yüce Ya rabbim senin yapamayacağın hiç bir şey yoktur. Allah'ım hasta duası okuyorum sen derman ver sen yardım et bana, sağ elimi ağrıyan yerimin üzerine koydum diğer elimi sana açtım. Rabbim hasta olan senden yardım isteyen herkese derman şifa ver dualarını kabul et. Allah'ım bu azaplı hastalığı benden al acılarımdan beni kurtar. 

Hastalanan herkese okunacak dua

"Allah'ın ismiyle ve Sana şifa vermesi dileğiyle bu duayı hasta olan yatakta şifa bekleyen herkese okurum"  Yüce rabbim sen büyüksün sen yücesin sen hep yanımızdasın. Seni göremezsek de dara, hastalığa, zora düştüğümüzde bize ilk sen yardım edeceğini biliyoruz. Bu dünyada hasta olan herkese senden şifa  bekleyen herkese yardım et derman şifa ver. Yatalak insanlara ayağa kalkma gücü ver. Engelli insanlara yürüme şansı ver. Özürlü insanlara akıl ver. Senden yardım bekleyen herkesin elini boş çevirme ağrıları varsa kurtar dermanları varsa ilaç ol çaresizlere yardım et rabbim. Senden umut bekleyenleri aydınlat ağrılarından kurtar vücutlarına ayağa kalkma yürüme gücü ver. İmkansızları mucize hale getir. Doktorların pes ettiği hastalığa çare ve umutsuzlara umut ol Yarabbim. Sen her şeyin hayırlısını ver sen herkesin umudunu kırma ayağa kalkma gücü ver Allah'ım. Sen çocukları yetim bırakma ailesini onlara bağışla. Bizler hastalık anında tövbe ediyoruz pişman oluyoruz. Sen her şeyi affedensin sen her şeyin sahibisin. Biz yanlış yapsak da sana iyi kul olamazsak da zor günlerimiz de bize yardım edensin sen büyüksün sen yücesin. Bu amansız hastalığa yakalanan herkese dayanma gücü ver kimseyi elden ayaktan düşürme,  millete muhtaç ettirme izin verme, herkesi ailesine yuvasına bağışla. Allah'ım, ellerimi semaya açtım senden yardım bekleyen tüm hastalara ve hasta yakınlarına yardım et dayanma gücü ver. Sana açılan elleri boşa çevirme Yarabbim.

Şifalı Salavat

"Ezhibi'l-be'se Rabbi'l-be'se Rabbi'n-nâsişfi Ente Şâfi lâ şifâe illâ şiffâuke şifâen lâ yügâdirü sukmen."

Ey insanların Rabbi! Bu hastalığı gider ve ihsan et. Şifayı ancak sen verirsin. Senden başka verecek yoktur. Öyle bir şifa ver ki, bu hastalıktan hiçbir eser kalmasın."
]]>
Kanser Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/kanser-hastaligi.html Sat, 14 Jul 2018 05:54:32 +0000 Kanser Hastalığı, Vücudumuzda tüm organların hepsi küçük hücrelerden oluşmaktadırlar. Hücreler vücudumuzun en küçük yapı taşlarıdır. Ve gözle görülmeyecek kadar küçük ancak mikroskopla rahatça görülebilir. Sağl Kanser Hastalığı, Vücudumuzda tüm organların hepsi küçük hücrelerden oluşmaktadırlar. Hücreler vücudumuzun en küçük yapı taşlarıdır. Ve gözle görülmeyecek kadar küçük ancak mikroskopla rahatça görülebilir. Sağlıklı vücut hücreleri (sinir hücreleri hariç) bölünme yeteneğine sahipler. Ölen hücrelerin yenilenmesi ve yaralanan dokuların düzeltilmesi amacı ile bu yeteneklerini kullanmakta zorluk çekmezler ve kolayca düzelebilirler. Fakat bu yetenekleri de bir yere kadar sınırlıdır. Sonsuz bölünmeleri mümkün değildir. Hücreler insan ve hayvanlar gibi yaşamları vardır. İnsan ve hayvanlar gibi doğarlar yaşarlar ve ölürler. Her hücrenin hayatı boyunca belli bir bölünme sayıları vardır. Ve bu sayı bittiği zaman hücre yenilenemez. Sağlıklı bir hücre gerektiği yerlerde ve gerektiği kadarıyla bölüneceğini kesinlikle bilmektedirler. 

Buna karşın kanser hücresi bu bilincini kaybedebilir. Kontrolsüz bölünmeye başlar ve çoğaldıkça çoğalırlar. Kanser hücreleri birikerek tümörleri yani halk dilinde kitleleri oluştururlar. Tümörler (kitleler) normal şekilde olan dokuları sıkıştırabilirler ve içine de sıza bilirler. Eğer kanser hücreleri oluştukları tümörlerden (kitlelerden) ayrılır ise kan yada lenf dolaşılığı aracı ile vücudun her yerine dağılabilir. Dağıldıkları yerlerde tümör (kitle) kolonileri oluştururlar ve büyümeye devam edebilirler. Kanserin bu şekilde vücudun her yerine dağılması olayına metastaz adı verilmektedir. 

Kanser oluşmaya başladığı zaman organ ve mikroskop altındaki görünüşüne göre sınıflandırılabilirler. Farklı tipte ki kanserler farklı hızlarda büyüyebilirler. Ve farklı şekilde de yayılabilirler. Ve hepsi de ayrı tedavilere cevap verirler. Ancak hepsi bir tedaviye karşılık vermezler hepsi farklı biçimlere cevap verirler. Bu nedenle kanser hastalarına tedavisinde var olan kanser türlerine göre farklı tedaviler uygulanmaktadırlar. Kanser çeşitleri ise yapılan uygulamalarla ortaya çıkar.

Kanser Hastalığı Nedenleri

Kanserin sebebi henüz olarak hala bilinmemektedir. Kanser hastaları için iki tane risk görülmektedir. Kanser için risk faktörleri yaşam şekillerine göre değişir. Yaşa, aileye, cinse göre de değişirler. 
  • Sigara alkol kullanımı 
  • Uzun süre güneş altında kalınması
  • Aşırı dozda röntgen ışığına maruz kalınması
  • Bazı virüsler 
  • Kimyasal maddeler örneğin (benzin boya katran)
  • Radyasyona maruz kalınması
  • Kötü beslenme alışkanlığı
  • Hava kirliliği 
Kanser Hastalığı Tedavileri
Kanserde yaygın olarak kullanılan tedavi yöntemleri cerrahi yöntemlerle ve hedefe yönelik tedavileri kullanılır. Bu tedavi yöntemleri tek başına uygulanır. Ancak birlikte de kullanılır. Birinci basamak tedavinin arkasından olan tedavi adjuvan tedavi olur. 
  • Radyasyon
  • Cerrahi tedaviler
  • Biyolojik tedaviler
  • Evreleme tedavileri
  • Alternatif tedaviler
  • Harmonal tedaviler
  • Kemoterapi tedaviler
]]>
Bebeklerde Deri Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/bebeklerde-deri-hastaliklari.html Sun, 15 Jul 2018 01:12:41 +0000 Bebeklerde deri hastalıkları, bebeklerin ciltlerinin enfeksiyonlara karşı kendilerini koruyacak mekanizmanın henüz tam olarak gelişmemiş olmasından dolayı çok sık rastlanır. Bu deri hastalıklarından bir kısmı kendiliğinden v Bebeklerde deri hastalıkları, bebeklerin ciltlerinin enfeksiyonlara karşı kendilerini koruyacak mekanizmanın henüz tam olarak gelişmemiş olmasından dolayı çok sık rastlanır. Bu deri hastalıklarından bir kısmı kendiliğinden ve tedaviye gerek kalmadan geçebildiği gibi, bazılarında ise tedavi şart olabilmektedir. Bu yüzden bebeklerde deri hastalıkları hakkında bilgi sahibi olmak ve böyle bir durumda nasıl bir önlem alınabilineceğini bilmek büyük bir önem arz etmektedir. 

Bebeklerde sık görülen deri hastalıkları:

Pişik: Bebeklerde en yaygın görülen deri hastalıklarından biridir. En çok 0-18 ay arası görülür ve en büyük nedenleri ıslaklık ve kapalı ortamdır. Pişik olan bölge enfeksiyon riski arz eder.

Konak: Bebeklerin kafalarında oluşan sarı veya beyaz renkli kabuklanmalar konağın en büyük belirtisidir. Oluşum nedeni ise ciltte oluşan fazla yağ birikimidir. Tedavisi olan ve geçici olan bir rahatsızlıktır.

İsilik: Ter bezi gözeneklerinin tıkanması ile ortaya çıkan isiliğin sebebi genellikle havasız kıyafetlerdir.Bebeğin altının ve kıyafetlerinin sürekli değiştirilmesi ve cildin hava alımına uygun kıyafetlerin seçilmesi isiliğin oluşumunu engeller.

Doğum lekeleri: Doğumdan birkaç hafta sonra bebeklerin cildinde renk değişimi meydana gele yerler görülebilir. Doğum lekelerinin çoğu önemli ve kalıcı olmamakla birlikte, kalıcı olanları da vardır. Fark edildiği taktirde doktor ile irtibata geçilmesi gerekmektedir.

Yenidoğan aknesi: Ortalama her 5 yenidoğandan 1'inde rastlanılan bir deri hastalığıdır. Doğum sonrası 4 hafta içinde ortaya çıkabilen yenidoğan aknesi genelde 4. aya kadar geçen ve kalıcı olmayan bir cilt rahatsızlığıdır.

Egzama: Bebeklerde görülen egzama, cilt kuruluğunun tetiklediği bir rahatsızlık olup genelde kalıtsal olan bir deri hastalığıdır.

Atopik dermotit: Alerjik bir rahatsızlık olan atopik dermotitin en büyük belirtileri kur, kabarık, kırmızı ve döküntülü bir cilttir. Atopik dermotitin oluşumunda ter büyük rol oynar ve en çok birkaç haftalık yenidoğanlarda karşılaşılır.

Toksik Eritemi: Genellikle karın, bacak, kol ve yüz etrafında görülen ve doğumdan 1-2 hafta sonra kendiliğinden kaybolan bir cilt rahatsızlığıdır ve nedeni henüz tam olarak bilinmemektedir.
]]>
Ayak Deri Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/ayak-deri-hastaliklari.html Mon, 16 Jul 2018 00:33:24 +0000 Ayak Deri Hastalıkları, En sık rastlanan ayak derisi hastalıklarından birisi şüphesiz, ayak mantarıdır. Ayak bölgesinde soyulma ve kaşınma olarak karşımıza çıkar. Bu mantar türü vücudun kasık bölgesinde de görülmesi m Ayak Deri Hastalıkları, En sık rastlanan ayak derisi hastalıklarından birisi şüphesiz, ayak mantarıdır. Ayak bölgesinde soyulma ve kaşınma olarak karşımıza çıkar. Bu mantar türü vücudun kasık bölgesinde de görülmesi mümkündür. Mantarlar nemli, ılık ve karanlık ortamlarda üreme gösterir. Bu nedenle, ayakkabı içindeki ayaklarda üremesi doğaldır. 

Ayak Deri Hastalıklarına Yol Açan Mantar Çeşitleri

Tineacorporis: Halka şeklinde, ayak sırtında kuru kızarıklıklar görülür.
.
İnterdigital: Hastanın ayak parmak araları kabuklanır, soyulur ve pullanır.

Atlet Ayağı: 4. ve 5. ayak parmağında nemlenme, kaşınma ve pullanma görülür.

Dizhidrotik Tip: Egzama ve sedef hastalıklarıyla karıştırılabilir. Ayakta grup halinde su toplanması görülür.

Mantar Sonucu Oluşan Ayak Deri Hastalıkları

Ayak derisi hastalıklarından birisi olan mantar hastalığı, tedavi edilmez ise ayakta farklı tiplerde mikrobik hastalıklar oluşabilir. En sık görülen mikrobik tip, yılancık hastalığıdır. Tedavi edilmeyen bir mantar enfeksiyonudur. Başka bir tip ayak derisi hastalığı ise, halk arasında mayasıl denilen parmak arasında görülen bir enfeksiyondur. 

Belirtileri; kuru soyulma, kabarcıklı kuru soyulmadır. Görüntü olarak yaş ve beyazdır. Hastalıkta ayak tabanlarında kuru soyulma ve kalınlaşma görülür. Bulaşıcı bir hastalıktır. Ayaktan tırnağa yerleşebilir. Tırnakta kalınlaşma, renk değişikliği görülür.

Ayakta Deri Soyulması: Ayakta kuruluk olarak görülür. Cilde gerginlik hissi verir. Ayak mat ve pürüzlüdür. Ayak derisinde pullanıp soyulma, kızarıklık ve çatlama görülür. 

Atopik Egzama: Kol ve bacaklarda, dış yüzeylerde ve ayaklarda görülebilecek alerjik bir hastalıktır. Burun ve akciğer gibi, solunum yollarının aşırı duyarlı olmasından kaynaklanır.


]]>
Erkeklerde Mantar Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/erkeklerde-mantar-hastaligi.html Mon, 16 Jul 2018 08:21:42 +0000 Erkeklerde Mantar Hastalığı, Her insanda sıklıkla görülen mantar hastalığı hemen hemen her yaş grubunda da çok sık karşılaşılan bir hastalıktır. Mantar hastalığı cilt hastalıkları arasında en çok görülen ve enfeksiy Erkeklerde Mantar Hastalığı, Her insanda sıklıkla görülen mantar hastalığı hemen hemen her yaş grubunda da çok sık karşılaşılan bir hastalıktır. Mantar hastalığı cilt hastalıkları arasında en çok görülen ve enfeksiyon sonucunda oluşan hastalıktır. Özellikle mantar hastalığı erkeklerde kıl, tırnak ve deri gibi dokularda çok sık oluşan ve buralara yerleşen ve bu bölgelerde kaşıntı, pullanma, sulanma ve kızarıklık gibi şikayetler ile kendisini gösteren enfeksiyondur. Erkeklerde mantar hastalığı genellikle kış aylarına oranla yaz aylarında çok daha fazla görülen bir hastalıktır. Erkeklerde mantar hastalığı oluşması sonucu gerekli tedbirler alınmazsa veya geç tedavi uygulanırsa bu mikrobik enfeksiyon üzerinde başka enfeksiyonlarında oluşması söz konusudur. Erkeklerde mantar hastalığı çok daha ileri aşamalarda özellikle lenf bezlerine dağılarak lenf bezi iltihabının oluşmasına da neden olur. Çeşitli cilt ve cilt altı yumuşak doku enfeksiyonlarına da neden olur. Erkeklerde mantar hastalığı cilt hastalıklarında çok rastlanan hastalık olduğunu bildiğimiz için cildinizi mantarın oluşmasına sebep olan etkenlerden korumak çok önemlidir.

Erkeklerde Mantar Hastalığı Belirtileri

Günümüzde mantar hastalığı her insanda görülebilen cilt hastalıkları arasında ilk sıralarda gelmektedir. Her insanda oluşabilecek mantar hastalığı erkeklerde çok daha fazla oranda rastlanır. Erkeklerde mantar hastalığı belirtileri genellikle vücut organları arasında ayakta ve elde kaşıntı, yumuşak doku alanlarında, kızarıklık, sulanma, kepeklenme, kalınlaşma ve sertleşme gibi kendini gösteren belirtileri olduğu bilinmektedir. Mantar hastalığı çeşitli türlerde bulunur genellikle en çok rastlanan mantar hastalıkları arasında tırnaklar gelir yani tırnak mantarları hastanın özellikle tırnaklarında renk değişimi ile kendisini gösteren ve tırnaklarda sertleşmeler meydana getirerek kırılmalara sebep olan tırnağın şeklini bozabilen mantarlar. Kasık mantarı çeşidi ise özellikle erkeğin uyluk kısmının ön, arka ve üst kısımlarında su toplama gibi deri üzerinde kızarıklık ve kaşıntı gibi belirtiler ile kendisini gösteren mantar hastalığıdır.
]]>
Şekersiz Şeker Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/sekersiz-seker-hastaligi.html Tue, 17 Jul 2018 03:34:40 +0000 Şekersiz Şeker Hastalığı, bu rahatsızlık insanlarda çok az görülür. Şekersiz şeker hastalığına yakalanan kişiler aşırı su içme ve sıklıkla işeme ile kendini belli eder. Durduk yere su içme gereksinimin duyulması ağz Şekersiz Şeker Hastalığı, bu rahatsızlık insanlarda çok az görülür. Şekersiz şeker hastalığına yakalanan kişiler aşırı su içme ve sıklıkla işeme ile kendini belli eder. Durduk yere su içme gereksinimin duyulması ağzın sürekli kuruması su içme olanağını dahada arttırıyor. Toplumda fazla rastlanmayan bu rahatsızlık gerçek anlamda sorundur. Aşırı su içmek lavabo gereksinimi arttırdığı için sorunlar oluşturur. Erkeklerde bu rahatsızlık daha çok görülür. Su içme istekleri yoksa bile psikolojik açıdan gereksinim duyarlar. Çocuklarda da bu rahatsızlık görülür. Durmadan su içtiklerinden böbrekleri güzel çalışır ama işeme hissi durmaksızın devam eder. Hasta farkında olmadan her dakika lavaboya gider. Bu mikrop salgıladığı için hasta için zararlıdır. 

Şekersiz şeker hastalığı, korkunç bir rahatsızlık değildir. Su içme gereksinimin aşırı şekilde duyulması sakıncalıdır. Normal insanlarda bu hastalığın tedavisi için kullanılan sprey şeklinde burun yoluyla verilen ilaçlar vardır. Bu ilaçlar doktor tavsiyesiyle kullanılmalıdır. Bu hastalığın tedavisi zor olsa da sprey ilaçlar faydalı olacaktır. Özürlü ve psikolojisi bozuk insanlarda bu rahatsızlık dahada ilerler. Bunun nedeni bilinçsiz su içilmesi ve içme süresinin devamlı olmasıdır. Hasta unutkan olduğu için su içme isteğine doymaz ve her yarım saat lavaboya gider gelir. İşeme duygusu her an kendini gösterir. Bu kişiler ruhsal anlamda rahatsız oldukları için ruhsal doktorlar tarafından tedavi edilirler. Ruhsal problemi olan kişilere konuşarak su içme, susama ihtiyaçlarını anlatamazsınız ama doktor ilaç yöntemleriyle tedavisini sağlar. Şekersiz şeker hastalığı normal şeker hastalığına göre korkunç değildir. Fakat bu rahatsızlıkta gereksiz suyun aşırı tüketilmesi anormal sonuçlara neden olur.

Şekersiz şeker hastalığı çocuklarda belirtisi

Bu rahatsızlık çocuklar da daha sıklıkta görülür. Aşırı idrar yapmak, kusma, ciltte kuruluk, aşırı kilo kaybı ve iştahsızlık kendisini belli eder. Çocuk bezini fazla ıslatmak da çocuklar için sorundur. Böyle durumlarda doktora gidilmeli idrar testi yapılmalıdır. Bu rahatsızlığa yakalanan çocuklar aşırı su içtikleri için  yemek yemeyi unuturlar iştahları olmaz durmadan lavaboya gidip geldikleri için halsiz kalırlar. Küçük çocuklarda sürekli bez ıslatma ile bu rahatsızlık devam eder. Diğer çocuklarda ise sıklıkla idrara çıkma ve işeme gereksinimi sürekli duyulur. Çocukların tedavisi yetişkinlere göre daha hızlı sonuçlanır. Hastalık kendini ilerlemeden müdahale edilmelidir. Sağlık açısından sorun olduğu için doktora mutlaka gidilmelidir.
]]>
Bebeklerde Kalp Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/bebeklerde-kalp-hastaliklari.html Tue, 17 Jul 2018 21:44:47 +0000 Bebeklerde Kalp Hastalıkları, her 1.000 çocuktan 9'u dünyaya kalp hastası olarak geliyor. Bu hastalık aileden gelen genetik kalp hastalığı olabilir. Anne hamileyken etkilendiği hastalık ve enfeksiyonlardan kaynaklanan sorunlarla ço Bebeklerde Kalp Hastalıkları, her 1.000 çocuktan 9'u dünyaya kalp hastası olarak geliyor. Bu hastalık aileden gelen genetik kalp hastalığı olabilir. Anne hamileyken etkilendiği hastalık ve enfeksiyonlardan kaynaklanan sorunlarla çocuğa geçebilir çocukta kalp rahatsızlığına neden olabilir. Yeni doğan bebeklerde kalp rahatsızlığı çok sık görülmektedir. Bebeklerde kalp hastalıkları, küçük delik, basit kapak ve damar darlıkları gibi çeşitli doğumsal kalp hastalıkları yer almaktadır. Annenin gebelik süresince geçirdiği kabakulak, kızamıkçık gibi enfeksiyonlar anne karnından bebeğe geçebilir. Annenin kullanmış olduğu alkol, sigara, uyuşturucu ve benzeri her türlü maddeler çocuğa geçtiği için anne karnındaki bebeğin kromozom bozukluğuna neden olur. Doğumsal hastalık olarak bebekte görülür. Kalpteki delikler, damar darlıkları, akciğer damarlarının kapaklarındaki darlıklar ve birçok rahatsızlıklar bebeğe kalp rahatsızlığı olarak belirtir. Annenin gebeyken enfeksiyon kapması ve kötü alışkanlıklarına devam etmesi bebeğin kalbinde hasara neden olur. Anne hamile süresince doktor kontrolünde olmalıdır. Yediklerine, içtiklerine dikkat etmelidir. Bulunduğu her ortamda enfeksiyon kapmamasına dikkat etmelidir. Çocuğunun kalp hastası olmaması için kötü alışkanlıklarını bırakmalıdır. 

Bebeklerde kalp hastalıklarının belirtileri

Bebeklerin yarısından çoğu dünyaya kalp hastası olarak geliyor. Uyuyan bebeğin hızlı nefes alıp vermesi, bebeğin meme emerken ya da biberonla beslenirken yüzünde alnında fazla terlemenin olması kalp hastalığın belirtisidir. Anne sütü emen bebeğin emme anında çabuk yorulması ve emmeye sıklıkla ara vermesi, bebekte huzursuz davranışlar, uykuda düzensizlik, sıklıkla uyanıp ağlamak hastalığın belirtisidir. Bebeğin bir anda kilo artışının durması, iştahının kesilmesi, boy uzamasının geri kalması hastalığı belirtir. Bebek uyurken ve uyanıkken aşırı kalp artışının olması, kalp çarpıntısının hızlanması, elinizi bebeğin göğsüne koyduğunuz zaman kalbin artış hareketlerinin fazlasıyla hissedilmesi kalp hastalığının belirtisidir. Bebeğin sıklıkla zatürre, bronşit ve buna benzer rahatsız hastalıkları geçirmesi bebeğin kalp hastası olduğunun belirtileridir. Bebeğiniz de bu olumsuz belirtileri görüyorsanız mutlaka doktora başvurmalısınız.
]]>
Düşük Şeker Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/dusuk-seker-hastaligi.html Wed, 18 Jul 2018 10:10:44 +0000 Düşük Şeker Hastalığı, düşük şeker normal kan seviyesinden daha düşük olma durumuna düşük şeker denilmektedir. Genellikle düşük şeker hastalarında sürekli karın açlığı, baş dönmesi, tatlı ve çikolatalara dayan Düşük Şeker Hastalığı, düşük şeker normal kan seviyesinden daha düşük olma durumuna düşük şeker denilmektedir. Genellikle düşük şeker hastalarında sürekli karın açlığı, baş dönmesi, tatlı ve çikolatalara dayanamamak ellerinin titremesi gibi çok önemli değişiklikler görülmektedir. Bu durumlardaki hastalara kan şekeri düşüklüğü de denilebilmektedir. Kan şekerinin düşmesi basit olan bir kan tahlil ile ölçülmektedir. Kan şekerinin çok düşmesi durumunda beyne şeker gitmediği için bazı durumlar yaşamanız kaçınılmaz olmaktadır.

Düşük Şeker Hastalığı belirtiler
  • Terleme
  • Titreme
  • İçinizin ezilmesi
  • Ayağa kalkınca ve oturunca baş dönmesi
  • Baş ağrısı
  • Dikkat dağınıklığı
  • Ağız etrafında uyuşma 
  • Açıklanamayan yorgunluk hissi
  • Aniden sinirlenmek
  • Bulanık görme
Bu belirtileri yaşıyorsanız bir doktora başvurmanız gerekmektedir. Durum daha kritik olmadan bu arada kan şekeriniz bu durumlar olmadan da aniden düşebilmektedir. Şekeri bir anlık yükselen hastalardan daha acil bir durumdur. Çünkü; hastaların bayılmasına bile neden olabilir bunun devamında koma bile olabilmektedir.

Düşük şeker için alınaak önlemler
  • 1 yemek kaşığı bal
  • Tuzlu kraker 
  • Yemek kaşığı toz şeker
  • Bir kaç parça sert şeker
  • Glukoz tableti
Bunların tedaviniz için yapılması gerekmektedir. Ayrıca çevrenizdeki yakınlarınızı da düşük şeker hastalığınız olduğu konusunda bilgilendirmeniz gerekmektedir. Ne zaman nerede düşeceğinden emin olmadığınız için çantanızda bulundurup mutlaka tedbirli olmanız gerekmektedir. Düşük şeker bazen hastaların kilo almasına da neden olmaktadır. Hiç tokluk hissetmeksizin sürekli yemek yeme istekleri bulunmaktadır. Hatta gece uykudan uyanıp yemek yedikleri olmaktadır. Aşırı kilo alarak bunun sonucunda da şeker hastalıklarını yaşamaları kaçınılmaz olmaktadır.
]]>
Sma Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/sma-hastaligi.html Wed, 18 Jul 2018 11:23:07 +0000 Sma hastalığı, hareket sinir hücrelerinden kaynaklı genetik bir hastalıktır. Hastalığın uzun adı Spinal Müsküler Atrofi ‘ dir. Türkçe adıyla gevşek bebek sendromu olarak bilinir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin omur Sma hastalığı, hareket sinir hücrelerinden kaynaklı genetik bir hastalıktır. Hastalığın uzun adı Spinal Müsküler Atrofi ‘ dir. Türkçe adıyla gevşek bebek sendromu olarak bilinir. Bu hastalığa yakalanan kişilerin omuriliklerindeki hareket sinirleri etkilenir. Hareket sinirlerinin etkilenmesi ile kas hareketlerini sağlayan sinirler hasar görür ve kaslar zayıflamaya başlar. Sma hastalığı daha çok çocuk yaşlarda görülür ve ölümcül bir sonucu vardır. Bilimsel olarak açıklamak gerekirse; Vücudumuzdaki kaslar, omurilik hücrelerinden çıkıp aksonlara ( sinir uçlarına) ilerleyerek kaslara gelen mesajları aldıklarında kasılırlar. Sma hastalığında gen bozukluğundan dolayı kaslar bu mesajı alamazlar ve bu hastalık ortaya çıkar. Hastalığın en belirgin belirtileri, kas güçsüzlüğü ve atrofisi (kas küçülmesi)dir. Ayrıca Sma hastalarında genel olarak el titremesi görülür. Spinal Müsküler Atrofi ‘ nin birçok tipi vardır.

Sma hastalığı tipleri

Tip 1 : En ağır sma tipidir. Birçok işlevi yalnız başlarına yapamazlar. Tek başlarına oturamazlar ve dönemezler. Desteksiz yürüyemez hatta sandalyeye bağlı yaşam sürdürürler. Özellikle başlarının kontrolü çok zayıftır. Tip 1 Sma doğuşta başlar. Hastada solunum güçlükleri görülür. Bu sebeple solunum desteği yapılır.

Tip 2: Tip 1 e göre orta seviyededir. Otururken zorluk çekmezler ve yatabilirler. Ancak yattıklarında tekrar yalnız başlarına düzelemezler ve yürüyemezler. Tip 2 de başın kontrolü sağlanabilir.

Tip 3: Biraz daha düşük seviyedir. Ayakta durup koltuk değnekleriyle yürüyebilirler. Hemen hemen her ihtiyacını kendileri karşılayabilirler ancak merdiven çıkarken ve eğilip doğrulurken zorluk yaşarlar. Hasyalığın başlangıç yaşı değişkenlik gösterebilir.

Tip 4: Çocuklarda pek görülmez ve sma hastalığının en düşük tipidir. Sadece kol ve bacak kaslarında zayıflık vardır ve yürüyebilirler.

Sma hastalığının tanısı

Sma hastalığına teşhis ve tanı belirli incelemeler sonucunda konabilir. Hastanın şikayetlerini dinleyerek Sma hastası olup olmadığı konusunda fikir yürütülebilir. Ancak kesin sonuç genetik inceleme sonucu ortaya çıkar. Hastadan kan alınır ve genetik bozukluk kanda fark edilebilir. Sma hastalığına benzeyen birçok çocuk hastalığı vardır. Bu sebeple emin olunmadan tanı konulmamalıdır.

Sma hastalığı tedavisi

Sma hastalığı için maalesef herhangi bir ilaç tedavisi mevcut değildir. Kök hücre tedavisi Sma hastalarına ümit veren bir yöntem olmuştur. Kök hücre tedavisi sayesinde özellikle Tip1 hastaları için bir çok işlevin ilerlemesinin önüne geçilebilir ancak ne yazık ki hastalığın kökenine inilmediği için hastalık ortadan kalkmaz. Yalnızca ilerlemesi yavaşlatılabilir. Bunun dışında hastaya fizik tedavi uygulanması, hastalığın ilerlemesini azaltacak faktörlerdendir. Bir diğer tedavi yöntemi ise gen tedavisidir ancak bu da ülkemizde çok gelişmemiştir ve maddi olarak yüksek ücretlerle yapılabilmektedir. Sma hastalığının önüne geçmek için özellikle akraba evliliklerinden kaçınılmalıdır. Ülkemizde gelişmeye başlayan yeni bir tedavi yöntemi ise hücresel değiştirme terapisidir. Bu terapi sayesinde ölü veya ölmekte olan hücreler yenileriyle değiştirilmekte ve hastanın yaşam kalitesi arttırılmaktadır.

]]>
Mesleki Deri Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/mesleki-deri-hastaliklari.html Thu, 19 Jul 2018 06:12:47 +0000 Mesleki Deri Hastalıkları, ne yazık ki günümüzde hala çok yaygın olan bir hastalık türüdür. Birçok insanın bilerek yada bilmeyerek maruz kaldığı mesleki deri hastalıkları hala çok sıklıkla karşılaşıldığından, b Mesleki Deri Hastalıkları, ne yazık ki günümüzde hala çok yaygın olan bir hastalık türüdür. Birçok insanın bilerek yada bilmeyerek maruz kaldığı mesleki deri hastalıkları hala çok sıklıkla karşılaşıldığından, bir çok insan bu yüzden meslek değiştirmek zorunda kalmaktadırlar. Gerekli tedbirlerin alınmaması birçok insanı, başka işlere yapmak zorunda bırakacaktır.

Endüstriyel iş alanlarda çalışanlar, daha ağırlıklı kimyasal maddelerle uğraştıklarından onların mesleki deri hastalıklarına daha çok maruz kalıyorlar. Aynı zamanda ilaç, tiner, boya, alçı ve çimento gibi maddelerle temas halinde bulunmak deri hastalıklarını çoğaltıyor.

Mesleki deri hastalıkları, birçok iş alanında ise aknelere sebep olmaktadır. Örneğin; oyuncular, mankenler, kozmetik işiyle uğraşan satış elemanları, bayan kuaförleri de kozmetik akne görülmektedir. Büyük fabrikalarda çalışan makine ustaları, tamircileri, kızartma işçileri vs. gibi kişilerde yağ aknesi görülmektedir. Ultraviyole ışınlarına maruz kalan asfalt işçileri, cankurtaranlar, modeller, rafineri işçilerinde ise ultraviyole aknesi görülmektedir. Atletlerde, otomobil ve kamyon teknisyenlerinde  ise mekanik akne görülmektedir. Bunların dışında özellikle ofis çalışanlarında ve memurlarda ise daha çok sinir ve strese dayalı deri hastalıkları görülebilmektedir. Susuzluktan dolayı meydana gelen deride kurumalar, çatlamalar, kırışıklıklarda deri hastalıklarına yol açmaktadır.

Mesleki Deri Hastalıklarının En Çok Görüldüğü Alanlar

  • İmalat sanayinde,
  • Plastik sanayinde,
  • Motor sanayinde,
  • Metal sanayinde,
  • Gıda üretimi alanlarında,
  • Ormancılık alanlarında,

Mesleki Deri Hastalıklarının Önüne Geçmenin  Yolları

Hangi işte çalışılırsa çalışılsın öncelikle deriyi korumak önemlidir. Çalışma koşullarına göre yapılan işin, derinin herhangi bir yerine temas etmemesi önemlidir. Kişilere yapılacak işin güvenliği için eğitim verilmesi çok önemlidir. İşin durumuna göre koruyucu iş kıyafetleri, eldivenleri, gözlükleri, maskeleri kullanılması şarttır. Yapılan işten sonra deri kesinlikle temizlenmeli dezenfekte edilmelidir. İş güvenlikleri arttırılmalıdır. Deri kanserlerini önlemek için güneşle bağlantılı her şeyden uzak durulmalı kasket, eldiven ve güneşi çekmeyen kıyafetler tercih edilmelidir. Aksi halde güneş kremi kullanılmalıdır. Susuzluğa karşı vücut kremlerle ve nemlendiricilerle korunmalı ve bol su tüketilmelidir.

]]>
Sinir Sistemi Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/sinir-sistemi-hastaliklari.html Thu, 19 Jul 2018 14:02:25 +0000 Sinir sistemi hastalıkları, beyincik, beyin ve kafamızın içinde bulunan sinirler vücudumuzun hareket sistemini yönetmekle görevlidir. Bu sinirler içsel ve dışsal çevrenin algılanmasını sağlarlar. Aynı zamanda bilg Sinir sistemi hastalıkları, beyincik, beyin ve kafamızın içinde bulunan sinirler vücudumuzun hareket sistemini yönetmekle görevlidir. Bu sinirler içsel ve dışsal çevrenin algılanmasını sağlarlar. Aynı zamanda bilgi akışını sağlayan edinilen bilgileri işleyen, alınan sinyallerin farklı bölgelere iletilmesini sağlayan, organ ve kas yapılarının düzenini sağlayan sistem merkezi sinir sistemidir. Bu yüzden merkezi sinir sistemi hayati bir öneme sahiptir. Sinir sisteminde meydana gelen en ufak çaplı bir rahatsızlık bile vücudu olumsuz yönde etkilemektedir. Vücudumuzda bulunan hücreler genel olarak kendini yenileme özelliğine sahip iken sinir sisteminde bulunan hücreler kendilerini yenileyemezler. Sinir sistemi hastalıklarının belirtilerine sendrom adı verilmektedir. 

Sinir sistemi hastalıkları nelerdir

Sinir sistemi hastalıkları fizyolojik ve psikolojik olarak ortaya çıkmaktadır. Belirtileri ise bayılma, vücudun herhangi bir yerinde uyuşukluk, hafıza kaybı, düşünce bozukluğu, konuşma zorluğu gibi durumlardır.

  • Alzheimer, unutkanlıkla başlayan bu hastalık, kişiyi adım adım hem kendinden hem de yakın çevresinden uzaklaştırır. Ve kişinin kendisi ile ilgili bilgileri teker teker silmesi ile birlikte kendisini tanımakta ve ifade etmekte güçlük çektiği sinir sistemi hastalıklarından bir tanesidir. Alzheimer hastalığında kişinin günlük aktiviteleri ve çevresi ile olan ilişkisi bozulur, mukakeme yeteneğini kaybederek kişilik değişklikleri ve bir takım psikolojik değişiklikler ortaya çıkar. Belli bir süreden sonra hasta yatağa bağımlı hale gelerek kendi ihtiyaçlarını karşılayamaz. Beyideki protein birikimi bu rahatsızlığa sebep olduğundan dolayı, tedavide amaç beyin hücrelerin ölmesini engellemek ve protein birikimini durdurmaktır. 
  • Kortikal görme bozuklukları, bu durum göz ile alakalı bir durumdan daha fazla, beyinle ilgili bir sıkıntıdan kaynaklanan görme bozukluğudur. Nörolojik görme bozukluğu, kan hücrelerinde yeterli oksijenin bulunmaması ve beyine yeterli kan akışının olmaması nedeni ile meydana gelir. Kafa yaralanmaları, gelişimsel beyin bozuklukları, hidrosefali, inme, menenjit ve merkezi sinir sistemi enfeksiyonları nedeni ile meydana gelir.
  • Multipl skleroz (MS), beyin ve omurilikte mesajları taşıyan, sinir telleri etrafında bulunan miyelin kılıfın hastalığıdır. Merkezi sinir sistemiyle organlar arasındaki bilgi iletişimini sağlayan omuriliğin miyelin tabakası üzerindeki fiziksel tahribatın bir sonucudur. Kılıfın hasar gördüğü yerlerde sertleşmiş dokular yer alır. Bu sertleşmiş dokulardan dolayı, sinirler mesajların iletilmesini engellemektedir. MS sinir sistemi hastalıklarında özellikle gençlerde ilk sırayı almaktadır.
  • Felç, bu hastalıkta sinir sistemindeki bir bozukluktan dolayı kas kuvvetinin zayıflaması ve eski gücünü kaybetmesi söz konusudur. Sinir sistemi hareket sistemini yönettiği için sinirlerin zedelenmesi veya kopması durumunda organlara hareket kontrolü veren sinirler, iletişim bağlantısını kaybederek, kaslar beyinden komut alamadığından dolayı felç durumu meydana gelir.
  • Sara (epilepsi), beyindeki sinir hücrelerinin görevlerini yerine getirememesi sonucunda bilinç kaybı ile birlikte sara nöbetleri oluşur. Beyin hücrelerinin bir anlık bilinç kaybına uğraması ile ortaya çıkar. Ağızdan köpük çıkması, hareket bozuklukları, kasılma gibi durumlar oluşur.
  • Parkinson, beyindeki sinir hücrelerinin görevlerini yapamaması sonucu istemsiz titreme, sarsılma gibi hareketler ile ortaya çıkar. Ellerden biri istem dışı hareketler göstererek bilinç kaybı oluşur.
  • Menenjit, beyin zarı iltihaplanması sonucu ortaya çıkar. Bu rahatsızlık en fazla çocuk yaşlarda görülür. Şiddetli baş ağrısı, yüksek ateş, ensede sertleşme, kusma, bilinç kaybı gibi belirtiler oluşur. Omurilik ve beyni kaplayan zarların, virüs, bakteri ve mantarlar nedeni ile iltihaplanması ile meydana gelir. Erken teşhisle tedavi mümkün olup, erken teşhis edilemediği takdirde ölüme nede]]> Bebeklerde Çiçek Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/bebeklerde-cicek-hastaligi.html Thu, 19 Jul 2018 19:24:36 +0000 Bebeklerde çiçek hastalığı, çiçek hastalığına neden olan etken, çok kaşıntılı kabarcıklar olmasıdır. Bebeklerde çiçek hastalığı birkaç hafta içerisinde tamamen geçer. Fakat kabarcıklar kaşınırsa kalıcı iz bırak Bebeklerde çiçek hastalığı, çiçek hastalığına neden olan etken, çok kaşıntılı kabarcıklar olmasıdır. Bebeklerde çiçek hastalığı birkaç hafta içerisinde tamamen geçer. Fakat kabarcıklar kaşınırsa kalıcı iz bırakabilirBebeklerde oluşan çiçek hastalığı son derece bulaşıcıdır ve bir grup Herkes virüslerinden kaynaklanmaktadır grip benzeri semptomlar ve ciltte kırmızı döküntülere sebep olur çok bebek bunu Yaşar ve hafif olarak geçirir kolayca atlatır

    Bebeklerde çiçek hastalığının belirtileri
    • Bebeklerde iştahsızlık
    • Ateş
    • Ağrı ve sızılar
    • Mide bulantısı
    • Baş ağrısı
    • Boğaz İltihabı
    • Vücut ağrıları
    • Uyuşukluk
    Bebeklerde Su Çiçeğinin Nedenleri

    Bebeklerin çiçek hastası olan bir kişi ile aynı odada 10-15 dakikadan daha uzun süre kalması durumunda ortaya çıkar. Aynı şekilde çiçek hastası olan bir kişinin bebek ile direkt temas etmesinden dolayı, bebeğin hasta kişinin konuşmasını, öksürmesine, hapşırmasına veya soluklarına maruz kalması sonucu, çiçek hastalığına tutulmasına sebep olur.

    Bebeklerde çiçek hastalığı tedavisi

    Kaşımasını önleyin: Çiçek hastalığından dolayı oluşan yaralar kaşınırsa, iyileşme süreci yavaşlar ve hatta enfeksiyonlara bile sebep olabilir. Bebeğin tırnakları düzenli bir şekilde kesilmeli ve eline yumuşak bir eldiven geçirerek taşıyacağı bölgenin tahriş olmasını engellemek mümkündür.

    İlaç kullanımı: Bebeğin ateşini düşürmek için doktora danışıp asetaminofen ya da ibuprofen kullanılabilir. Asikloviri çiçek hastalığı tedavisinde etkili bir ilaçtır. Bilhassa bağışıklık sistemi zayıf olan bebeklerde, bu hastalığı kolay atlatmasına yardımcı olur. Ancak genelde doktorlar bu ilacının kullanmasını pekte uygun bulmazlar.

    Ev tedavileri

    • Havuç ve kişniş: Havuç ve geçmişten yapılan bir çorba antioksidan içeriği ile Su çiçeğine faydalı gelmektedir
    • Hint leylağı: Virüs önleyici içeriği ile kabarcıkları kurutur. Ve tedavi sürecini hızlandırmaktadır. Bir avuç dolusu hint leylağı yaprağını ezerek kabarcıkların üzerine uygulanmalı, banyo esnasında uygulanabilir.
    • Bal, sirke, yulaf: Bal, kahverengi sirke ve yulaf cilde uygulandığı takdirde kaşıntıyı hafifletmektedir.

    ]]>
    Çocuklarda Bağırsak Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-bagirsak-hastaliklari.html Thu, 19 Jul 2018 23:08:26 +0000 Çocuklarda bağırsak hastalıkları, sindirim sisteminin kronik iltihabı ile sentezlenmektedir. Sindirim sistemi, vücuda alınan besinlerin gerekli olanlarını kullanıp geriye kalanları dışarı atan bir sistemdir. Sindirim siste Çocuklarda bağırsak hastalıkları, sindirim sisteminin kronik iltihabı ile sentezlenmektedir. Sindirim sistemi, vücuda alınan besinlerin gerekli olanlarını kullanıp geriye kalanları dışarı atan bir sistemdir. Sindirim sisteminin bölümleri; ağız, yemek borusu, mide, ince bağırsak, kalın bağırsak ve anüstür. Sindirim sistemi ile ilgili problemler yapısal anormallikler ve bağırsaktaki problemler den kaynaklanabilir. Bağırsak hastalıkları günümüzde çocuklarda sıklıkla rastlanan bir vaka haline gelmiştir. Özellikle down sendromlu çocuklar yapısal anormalliklerinden dolayı bağırsak hastalıklarına daha yatkındır. Bağırsak kabaca, mide ile anüs arasında kalan bölüme denir ve vücudun ikinci beyni denecek derecede büyük öneme sahiptir.  Bağırsak ince ve kalın olmak üzere iki bölümden oluşur. Bağırsak, sindirimin yapıldığı ve gıdaların ayrıştırılıp gerekli olanların emildiği yerdir. İşe yaramayan posalar ise vücuttan anüs yoluyla dışarı atılmaktadır. Bu kadar önemli bir organın işleyişinin anormalleşmesi vücudu önemli derecede etkilemektedir. Özellikle çocuklarda oluşan bağırsak hastalıkları çocuğun geleceği adına da kötü sonuçlar doğurabilmektedir.

    Çocuklarda bağırsak hastalıkları

    İrritabl bağırsak sorunu: İrritabl bağırsak sorunu, tam sindirilmemiş besinlerin çocuklarda yol açtığı bir sindirim sorunudur. Belirtisi, hem ishal hem kabızlık olabilir ve zaman zaman hafif ağrılı kramplar görünür. Tedavisi ise çocuğun beslenme alışkanlığını değiştirme ve düzene koymaktır. Çocukla konuşulup sıkıntı ve stres yaptığı konular olup olmadığı bulunmalıdır. Bu sorunlara çözüm bulunup çocukların stresten uzak durması sağlanmalıdır.

    Kolit: Kalın bağırsağın iltihaplanmasıyla oluşan bir bağırsak hastalığıdır. Kolit; mükoz kolit, basit kolit ve ülseratif kolit olmak üzere üç gruba ayrılır. Belirtileri, kanlı dış ve yüksek ateştir. Tedavisi ise B12 vitamini ağırlıklı beslenme düzeni oluşturmaktır.

    Bağırsak tıkanması: Bağırsaktaki bir bölgede meydana gelen tıkanma sonucu çocuklarda dışkının dışarı atılamaması olarak bilinir. Karında şişkinlik, kusma, bağırsakta şişme gibi belirtileri vardır. Tedavisi, su tüketimini arttırmaktır. Çocukların günde ortalama 6-8 bardak arası su içmeleri tavsiye edilir. Bunun dışında bakliyat ve meyvelerin tüketimi arttırılmalıdır.

    Bağırsak solucanları: Çocuklarda bağırsak hastalıkları denince akla ilk gelen rahatsızlıktır. Hastalığın kötü yanı bulaşıcı olmasıdır. Tokalaşmayla bile bulaşabilir. Nefes ile bulaşabilir. Belirtileri şunlardır; anüs bölgesinde geceleri kaşıntı, kızlarda idrar yaparken yanma, düzensiz uyku, zayıflıktır. Tedavisi ise doktorun belirlemesine göre değişir. Eğer ilaçla temizlenecek gibiyse ilaçlar ile solucanlar zehirlenir ve anüs yolu ile atılır. Eğer ilacın etki etmeyeceği teşhisi konursa ameliyat ile solucanlar temizlenmektedir. Bunun dışında el tırnakları sürekli kısa olmalı ve düzenli olarak eller yıkanmalıdır.

    Meckel çıkmazı: Bu hastalık ince bağırsağın sonunda bulunan Meckel divertikülü olarak bilinen kesenin tıkanması ile baş gösterir. Bu sebeple meckel çıkmazı ismini almıştır. Belirtisi çok olmamakla birlikte karında olan ani ağrılar meckel çıkması belirtilerindendir. Bazı çocuklarda doğuştan da rastlanabilen bir bağırsak sendromudur. Tedavisi genel olarak antibiyotik ile sağlanır. Düzenli antibiyotik kullanımı kesin çözüm olacaktır.

    ]]>
    Cinsel Hastalıklar https://www.hasta.gen.tr/cinsel-hastaliklar.html Fri, 20 Jul 2018 11:04:13 +0000 Cinsel hastalıklar, cinsel hastalıklar cinsel nitelikli yakın temasa bağlı olarak ortaya çıkan ve bulaşıcı özellik taşıyan hastalıklardır. Cinsel hastalıkların bazıları sadece cinsel bölgede etkisini gösterirk Cinsel hastalıklar, cinsel hastalıklar cinsel nitelikli yakın temasa bağlı olarak ortaya çıkan ve bulaşıcı özellik taşıyan hastalıklardır. Cinsel hastalıkların bazıları sadece cinsel bölgede etkisini gösterirken bazıları da tüm vücudu etkileyen komplikasyonlara neden olmaktadır. Erkeklerde cinsel organa cinsel ilişki yolu ile çeşitli mikroplar girebilmektedir. Bu mikroplar vücutta belli bir süre üredikten sonra hastalık belirtileri ortaya çıkmaya başlar. Akıntı, idrar yollarında yanma gibi belirtiler verirken, bazı cinsel hastalıklar ise hiç belirti vermeden  sinsice ilerlerler. Kişi kendini bildiğinden dolayı şüpheye düşecek bir ilişki yaşadıysa mutlaka bir üroloji uzmanına kontrol edilmesinde fayda vardır. Böyle bir ilişkiden sonra eşiyle birlikte olan kişi mikrobu eşine de geçirmektedir. Cinsel hastalıklara yakalanmamak için en büyük tedbir korunmalı cinsel ilişkidir.

    Cinsel hastalıklar nelerdir

    • Bel soğukluğu (gonore), en sık karşılaşılan cinsel hastalıkların başını çeker. Erkeklerde çok sık idrar ve idrar yaparken yanma meydana gelir. Kadınlarda ise idrarda yanmanın yanı sıra adet düzensizliği ve akıntı gibi belirtiler ortaya çıkar. Karın içi iltihaplanma ve kısırlığa neden olabilmektedir. Tedavisi oldukça kolaydır. Ama bir an önce tedaviye başlanılması gerekir. Kendiliğinden düzelmez. Hamile olan kadınlarda doğum kanalından bebeğe geçme riski de bulunmaktadır. Bebekte körlük ve zatürre gibi rahatsızlıklara neden olur. Bel soğukluğu belirtileri hastalık cinsel yolla alındıktan sonra en geç 3 hafta içerisinde ortaya çıkar.
    • Genital uçuk (herpes), cinsel yolla bulaşan hastalıklardan biri olan genital uçuk daha fazla kadınlarda görülür. Kadın üreme organında kaşıntı ve uçuk şeklinde sivilcelerle ortaya çıkar. Müdahale edilmediğinde bir süre sonra ağrılı yaralar oluşabilir. Kendiliğinden iyileşse bile bir süre sonra kesin olarak tekrar eder. İdrar yollarında hastalık ve enfeksiyonlarai menenjite, rahim ağzı kanserine ve gebelikte düşüğe neden olmaktadır. Bu yüzden en kısa sürede tedavi edilmesi gerekir.
    • Hepatit B (sarılık), kan ve cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. İdrar renginde koyuluk, koyu sarı bir idrar, yüksek ateş ve kusma, karaciğer de büyüme ve hassaslık en önemli belirtilerindedir. Hepatit B'nin kesin bir tedavisi olmayıp vücudu güçlendiren tedaviler ile hastalığın vücuda verdiği zarar azaltılmaktadır.
    • Klamidya, Tedavisi kolay bir cinsel hastalık olan klamidya kadın ve erkekte kısırlık ve üreme organlarında apseye neden olmaktadır. Kadınlarda sarı ve köpüklü bir akıntı ile karın içi iltihaplanmalara ve üreme organında apseye neden olur. Erkeklerde idrarda yanmaya sarı akıntı eşlik eder. Bu durum ise spermlerin kalitesini ve miktarını etkiler.
    • Frengi (sifiliz), hastalıkta erken tedavi oldukça önemlidir. Tüm vücuda olumsuz etkileri olan cinsel hastalıklardan biridir. Hamile bir kadında oluşan frengide bebeği de risk altına girmektedir. Frengi mikrobunun vücuda girdiği yerde ağrısız ve şişkin bir yara oluşur. Frengi hastalığının ilerlemesi durumunda sinir sisteminin zarar görmesi ile birlikte körlük ve sağırlık gibi durumlar meydana gelebilir. Aynı zamanda vücutta tümörler oluşarak buna bağlı ölüm gelişebilmektedir. 
    • HIV (AIDS), en sık görülen bulaşma şekli korunmasız yapılan cinsel ilişkidir. HIV virüsü kan yolu ile bulaşan bir hastalık olduğundan dolayı ağızdan öpüşmelerde açık yaraların olması ve diş etlerinin kanamış olması nedeni ile de çok kolay bir şekilde bulaşmaktadır. HIV virüsü taşıyan bir kişinin kullandığı çatal, kaşık, bıçak yada aynı tuvaleti kullanma, öksürük, tükürük idrar yolu ile bulaşmamaktadır. HIV virüsü cinsel yolla bulaşan bir hastalıktır. Virüsün neden olduğu hastalık AIDS'tir. HIV vücudun bağışıklık sistemini yok ederek vücudu diğer hastalıklara karşı savunmasız hale getirmektedir. HIV virüsü Eliza testi ile saptanabilmektedir. Bazen HIV virüsü taşıyıcı hasta]]> Bebeklerde Göz Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/bebeklerde-goz-hastaliklari.html Sat, 21 Jul 2018 03:52:57 +0000 Bebeklerde Göz Hastalıkları, Bebeklerde doğumdan sonra ilk on beş gün içerisinde gözde kanlanma ile çapaklanma olur. Doğumdan sonra başlama günü ile çapağın rengi ile akıntının özelliği oldukça önemli olur. Mutlaka göz Bebeklerde Göz Hastalıkları, Bebeklerde doğumdan sonra ilk on beş gün içerisinde gözde kanlanma ile çapaklanma olur. Doğumdan sonra başlama günü ile çapağın rengi ile akıntının özelliği oldukça önemli olur. Mutlaka göz doktoru tarafından tedavisine başlanması gerekir. Bir, iki aydan sonra oluşabilecek çapaklanma ve kızarıklık özel tedaviler gerektirmeyebilir. Eğer bir, iki günden çok daha fazla sürüyor ise damla kullanılması gerekir. Gözde oluşan kırmızılık bazende korneayı ilgendiren bir durum olabilir. Bebek gözünü kısıyor yada sulanma oluyor ise mutlaka göz doktorunun görmesi gerekir.

      Gözde Sulanma: Doğumdan sonra yada iki hafta içerisinde başlayan tek yada iki taraflı göz sulanması genelde gözyaşı kanallarının darlığı yada tıkanıklığı ile alakalı olur. Oluşan tıkanıklık eğer tamsa sulanma sık, sık çapaklanma ile beraber eşlik eder. Buradaki çapaklanma da tipik olarak gözde kızarıklık çok fazla olmaz. Eğer gözde çapaklanma varsa bunun tedavisi için temizlik ile uygun damla kullanılarak kanalı açıcı uygun masaj yapılması gerekir. Genel olarak bu durum ilk altı ay içerisinde masaj sayesinde kendiliğinden geçer. Eğer gözde sulanma bir yaşına kadar sürerse ve çapaklanma çok sık oluyorsa sondalama işlemi ve kanal açma tedavisi uygulanır.

      Şaşılık: Şaşılık her iki gözünde  birbiri ile olan paralelliğini kaybetmesi durumudur. Her bir gözde altı tane göz dışı kas vardır. Bunların bir tanesinde yada bir kaçında kuvvet azlığı yada çokluğu olması şaşılığa yol açar. Bir göz düz bir şekilde bakarken diğer göz iç tarafa, dış tarafa, yukarı yada aşağı kayar. Bazı durumlarda kayma her iki gözde de mevcut olur. Gözlerde oluşan kayma şaşılığın nedenine göre devamlı veya geçiyor süreli oluşur. Şaşılığın oluşmasında tek bir sebep yoktur. Çok farklı sebeplerle şaşılık meydana gelir. Şaşılığın tedavisinde erken teşhis oldukça önemlidir. İlk göz muayenesi için geç kalındığında bebeklerin gözlerinde estetik sorunların yanı sıra ömür boyu sürebilecek görme azlığı problemleri de oluşabilir. Doğumdan hemen sonra ve çocukluk çağında çocukların göz sorunu olmasa dahi düzenli olarak mutlaka alanında uzman bir göz doktorunun muayene etmesi gerekir.

      Bebeklerde Görülen Diğer Göz Hastalıkları 
      • Optik sinir hastalıkları ile retina 
      • Kırma kusurları 
      • Travma
      • Göz kapağı hastalıkları 
      • Glokom 
      • Katarak 
      • Kornea hastalıkları olarak sayılabilir.






      ]]>
      Çocuklarda Mantar Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-mantar-hastaligi.html Sat, 21 Jul 2018 22:01:44 +0000 Çocuklarda Mantar Hastalığı, vücudun farklı bölgelerinde meydana gelir. Mantar çocukları, bebekleri ve ergenleri enfekte edebilir. Mantarın çocuklarda ve bebeklerde bulunduğu alanlar yüzde, koltuk altında, vajina bölgesin Çocuklarda Mantar Hastalığı, vücudun farklı bölgelerinde meydana gelir. Mantar çocukları, bebekleri ve ergenleri enfekte edebilir. Mantarın çocuklarda ve bebeklerde bulunduğu alanlar yüzde, koltuk altında, vajina bölgesinde, ağız içinde ve benzeri farklı alanlarda görülür. Bebek bez bölgesi dermatiti ve vajinal mantar enfeksiyonları, pamukçuk gibi durumlara neden olmaktadır. Çocuklarınızda mantar hastalığı olduğunu düşünüyorsanız mutlaka emin olmak için bir doktora baş vurunuz. Doktor teşhis için enfeksiyon işaretlerini araştırır. Ağızdaki plaklardan, deri dökülmelerinden, vajinal akıntıdan tahlil için örnek alır ve sonuçlara göre tedaviye başlar. Çok farklı mantar çeşitleri vardır.

      Çocuklarda Mantar Hastalığı Çeşitleri

      Bez bölgesi dermatiti: Antibiyotik tedavisinin tetiklediği, çocuklarda bez bağlanan bölgede görülen kandida denilen mantar enfeksiyonudur. Çocuklara bez bağlandığından terlemeler ve idrar birikimi sıklıkla oluşur. Oluşan bu aşırı nemden dolayı ortaya çıkar. Genital organlar ve anüs etrafında küçük kırmızı kabarcıklar ve kızarıklıklar oluşur buda bebek bezi dermatitidir.

      Pamukçuk: ağızda küçük miktarda bulunan candida albicans adında bir mantar yol açmaktadır. Genellikle yeni doğan bebeklerde görülür, aynı zamanda büyük çocuklarda da görülebilen bir mantar hastalığıdır. Anneden doğum yoluyla bebeğe geçebilen bir hastalıktır, doğduktan kısa bir zaman sonra pamukçuk çıkar bebekte. Annede vajinal mantar enfeksiyonu yoksa korkulacak bir durumda yoktur demektir. Bir gün veya bir haftada ortaya çıkabilir. Çocukta ağız yada boğazda beyaz yada gri-beyaz renkte plaklar görülmeye başladıysa çocuk pamukçuk çıkarıyor demektir.

      Saç derisi mantarı: hayvanlarla iç içe yaşayan çocuklarda daha ağırlıklı görülür. Hayvanlardan geçen bir mantar hastalığıdır. Bağışıklık sisteminin gelişmemesinden kaynaklı çocuklarda daha çok görülür. 3-8 yaş arası çocuklarda görülmektedir.

      Çocuklarda Mantar Hastalığı Belirtileri

      • Yanak kısımlarında, ağız içinde, dilin üzerinde, yumuşak yapılı, sert damakla beyaz küçük plakların oluşumu
      • Ağır ateşlenme
      • Bebeklerde beslenirken emme zorluğu 
      • Çocuk çok fazla ağlama
      • Çocuk huzursuzluk 
      • Vücudunun belirli bölgelerinde kızarıklıklar 
      • Yine vücudun belirli bölgelerinde kahve rengi lekeler görülebilir.

      ]]>
      Bebeklerde Bağırsak Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/bebeklerde-bagirsak-hastaliklari.html Sat, 21 Jul 2018 23:34:36 +0000 Bebeklerde bağırsak hastalıkları, altı aydan küçük olan bebeklerde en sık görülen hastalıklardandır. Sindirim sistemleri iyi çalışıyor olmasına karşın bağırsakları yüzünden sık sık rahatsızlanan bebekler vardı Bebeklerde bağırsak hastalıkları, altı aydan küçük olan bebeklerde en sık görülen hastalıklardandır. Sindirim sistemleri iyi çalışıyor olmasına karşın bağırsakları yüzünden sık sık rahatsızlanan bebekler vardır. Bebekler yaşamın bu evresinde beslenme bütünüyle başka bir insanın iradesinde olması bunun en önemli sebeplerinden birisidir. Bu sebepten dolayı bu dönemlerde bebeklerde bağırsak hastalıklarının nedenini işlevsel bir aksaklıkta aramamak gerekir.

      Bebeklerde Bağırsak Hastalıkları Nedenleri

      Bebek yaşamış olduğu dönemin etkisiyle, istediği besinleri seçemez, kendini savunamaz,, hoşlanmadığı yiyeceklere karşı direnç gösteremez. Kendisi için neyin iyi olduğuna ve ne tür şeylerin hoşuna gittiğine kendisi değil de hep bir başkası karar verir. Bunun yanında toplumumuzda süt çocuğu denildiği zaman "sağlık, eşittir şişmanlık" ilkesi kabul görmüştür. Ayrıca iştah kutsal bir ateş, besin ise, mucizevi bir madde olarak görüldüğü için bir başka söylemle, süt çocuğu dendi mi, ilk akla gelen şey bolca beslenmedir ve geriye kalan tüm unsurlar geri planda kalır. 

      Bebeklerde Bağırsak Hastalıkları Belirtileri:

      Her türlü tedbiri almış olmanıza rağmen bebeğinizde halen bir bağırsak rahatsızlığı görüyorsanız karşılaşmış olduğunuz hastalığın önemini değerlendirmeniz açısından aşağıdaki unsurları bilmenizde fayda olacaktır:

      • Dışkılama, çeşitli özelliklere bağlı olarak ishal her bebekte özgün bir nitelik taşır. Günde bir kez dışkı yapan bebek de vardır, on kez yapan da. Burada öneli olan sayı değil, görünümüdür. Eğer yumuşak, sümüksü ve köpüklü ise evde alacağınız uygun önlemlerle bu rahatsızlığın önüne geçilmelidir. Ancak, tümden su gibiyse, hemen hemen bütünüyle sümüksü ve köpüklü bir görünümü varsa, acil bir şekilde doktorunuza başvurmanızda fayda olacaktır.
      • İshal ve kusmanın aynı anda görülmesi, her zaman için önemli bir hastalığa işarettir.
      • Bebeğiniz havale geçirir gibi çırpınıyorsa, ciddi bir durumla karşı karşıyasınız demektir.
      • Bağırsak bozukluğu rahatsızlığını yaşayan bebeğin ateşinin yükselmesi normal bir durumdur ancak 40 dereceye kadar yükselirse, bebeğin vakit kaybetmeden tedaviye alınması zorunludur.
      • Bebeğinizin gözlerinin içine göçmesi, yüzünün zayıflaması, cildin kararması, bıngıldağın içeri kaçması bebeğinizin hastalığın son derece ciddi boyutlara ulaştığının göstergesidir ve bebeğinizi vakit kaybetmeden doktorunuza götürmelisiniz.


      ]]>
      Nöroloji Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/noroloji-hastaliklari.html Sun, 22 Jul 2018 16:12:30 +0000 Nöroloji Hastalıkları, Nöroloji, bilim dalı olarak genel kapsamda beyin, omurilik, sinir sistemi kasları ve beyin sapından kaynaklanan rahatsızlıkları inceler. Buna ek olarak, zamanla epilepsi, beyin damar rahatsızlıkları, Nöroloji Hastalıkları, Nöroloji, bilim dalı olarak genel kapsamda beyin, omurilik, sinir sistemi kasları ve beyin sapından kaynaklanan rahatsızlıkları inceler. Buna ek olarak, zamanla epilepsi, beyin damar rahatsızlıkları, hareket bozuklukları, uyku düzensizliği, bunama belirtileri gibi nörolojik bilimin incelediği alt dalları da kapsar. Sinir sisteminin farklı noktalarını etkisi altına alan bir hastalık sinsilesidir. Nöroloji hastalıklarının teşhis ve tanımı, ayrıca gereken tedavilerin planlanıp uygulanması nöroloji bölümü tarafından gerçekleştirilir. 

      Nöroloji Hastalıklarının Nedenleri: Doğal olarak gen hatası nedeniyle oluşabildiği gibi, çevresel etkenlerin ve genetik yatkınlıktan dolayı oluşabilecek nörolojik hastalıklar görülebilir.

      Nöroloji Hastalıkları Belirtileri
      • Hareket sistemindeki sorunlar
      • Unutkanlık
      • Erken yorulma
      • Kasılma
      Nöroloji Hastalıkları

      Epilepsi: Bütün yaş gruplarında görülebilir. Öncelikle, çocukluk çağında ortaya çıkabilir. Değişik sebeplerden dolayı ortaya çıkabilir.

      Wilson Hastalığı: İlaç ile tedavisi mümkün olan bir hastalıktır. Her 100.000 kişiden, genel olarak 2 kişide 1 ortaya çıkar. Hastalık bir kromozomun mutasyonu sonucu meydana gelir.

      Parkinson: Titremeli felç olarak bilinir. Hastalık evresi hızlıdır. Vücutta titreme, katılık ve aktivitelerin yavaşlaması olarak görülür.

      Polinöropatiler/Periferik Nöropatiler: Sinir sıkışması olarak adlandırılır. Hayati tehlike taşıyabilen kanser hastalıkları, Guillain Barre sendromu gibi hastalıkların, ayrıca basit bir gribal enfeksiyonun akabinde gelişebilecek bir durumdur.

      Myastenia Gravis: Kas hastalığıdır. Beyin damarı tıkanıklığı, beyin kanaması gibi hayati tehlike taşıyan bir hastalıktır.

      Uyku Apnesi: Solunum güçlüğü ve daralmasıyla oluşan, uyku düzeni ve kalitesini bozan bir hastalıktır.

      Narkolepsi: Gün içinde aşırı uyku hissine neden olan bir hastalıktır.

      Migren: Şiddetli baş ağrısı oluşturan bir hastalıktır. Damarsal nitelik taşır.
      ]]>
      Kronik Akciğer Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kronik-akciger-hastaliklari.html Mon, 23 Jul 2018 02:47:43 +0000 Kronik akciğer hastalıkları, göğüs boşluğunda oldukça fazla yer kaplamakta olan ve sağlı-sollu olarak iki yanda bulunan, insan ve bütün omurgalıların en temel solunum organı olarak bilinen akciğer, havada bulunan oksijeni Kronik akciğer hastalıkları, göğüs boşluğunda oldukça fazla yer kaplamakta olan ve sağlı-sollu olarak iki yanda bulunan, insan ve bütün omurgalıların en temel solunum organı olarak bilinen akciğer, havada bulunan oksijeni nüfus ederek, vücutta bulunmakta olan karbondioksiti dışarı vermektedir. Akciğerin dış tarafında oldukça kaygan ve ince bir tabaka vardır buna zar denir ve bu zar plevra olarak tanımlanır. Plevra akciğerde olmasına karşılık göğüs boşluğunun iç kısmını da sarar. Bu zar vücut da oldukça önemli görevleri vardır. Zar,göğüs boşluğunda bulunan yapıların çok rahat bir şekilde hareket etmesine yardımcı olur. Zar bu işlevleri kaygan olduğundan ötürü gerçekleşmesini sağlamaktadır. Her nefes alışta oksijenle dolan akciğer  bu almış olduğu oksijen duvarlardan geçerek kana karışır. Karbondioksit ise kan yolu ile akciğerde bulunan hava keseciklerine ulaşır ve doğrudan dışarı atılır. Akciğer insan hayatı için oldukça önem taşımaktadır. Fakat akciğer birçok hastalığa maruz kalabilmektedir. Akciğerde oluşmakta olan bu hastalıklar zaman zaman kronik bir hal alır ve uzun bir zaman boyunca devam edebilme ihtimali bulunur. Ama akciğerde bulunan hastalıklar tedavi ile kontrol altına alınabilmesi mümkün olabilir.

      Kronik Akciğer Hastalıkları

      KOAH: KOAH hastalığı akciğerde görülmekte olan ve oldukça önemsemesi gereken hastalık bir kronik akciğer rahatsızlığıdır. Bu hastalık oldukça sinsi bir hastalıktır çünkü belirtileri 35 yaşından önce yaşanmayabilir. Fakat 35 yaşından sonra şiddeti her geçtiğimiz gün artmakta olan KOAH belirtileri kendini göstermeye başlar.  KOAH insan yaşamını oldukça sarsanc iddi bir kronik akciğer hastalığıdır. KOAH hastalığının belirtiler erken dönem ve geç dönem olmak üzere iki safhada yaşanır. Erken dönem belirtileri, göğüste baskı hissi, inatçı balgamla birlikte sık bir şekilde öksürmek, sık bir şekilde yaşanmakta olan grip, nezle, öksürük, solunumun hırıltılı olması olarak kendini gösterir.  İleri dönemde yaşanmakta olan KOAH belirtiler ise, kilo kaybı, ayak ve bacaklarda ödemin oluşması, kas zayıflığı, sabahları yaşanan şiddetli baş ağrısı, güç kaybı, dudak ve tırnak morarması olarak kendini gösterebilir. KOAH hastalığının riskini artıran bir çok nedenler bulunur bunlar; duman- toz, sigara kullanmak ve hava kirliliği gibi nedenlerdir. KOAH teşhisinde nefes alma kabiliyetini ölçen bir test uygulanmaktadır. Bu testin yanı sıra tanıda röntgen ve bazı tetkikler de kullanılabilir. KOAH hastalığı kronik olduğundan ötürü tedavisi bulunmaktadır. Uygulanmakta olan tedavilerle KOAH hastalığının gidişatı yavaşlatılabilir. Hastanın rahat etmesi için hasta sigara içiyor ise acilen sigarayı bırakması gerekmektedir.

      Astım: Astım KOAH gibi kronik akciğer hastalığıdır. Havayı içine çektiğinde havanın akciğere ulaşması bronş adı verilmekte olan yapılar ile gerçekleştirilir. Bazı uyarılar nedeniyle bronşlar ciddi ölçüde kasılır ve  daralır. Bu daralmalar sonucunda nefes almak güç bir hale gelir. Bu durumda ise nefes vermek nefes almakta zor hale gelir. Bu nedenlerle ortaya çıkmakta olan nöbetlerle ortaya çıkan kronik akciğer hastalığa astım denir. Çevresel etkenler ya da kalıtsal etkenler nedenler astımı tetikleyebilir fakat astım hastalığının oluşmasında ki en büyük neden ise alerjik reaksiyonlardır. Bazı insanlarda polen, toz, kedi-köpek tüyleri, böcekler, deterjanlara karşı alerjik reaksiyon sergiler ve astım krizleri yaşayabilir. Astım İnatçı öksürükler meydana getirir ve bu öksürükler inatçı ve kuru olur, Bazen bu öksürükler geceleri uykudan uyandıracak kadar şiddetli olabilir. Astım hastalığı her geçen gün ilerleyebilir eğer ilerlemiş bir astım ise hastada morarma görülebilir. Astım tanısı oldukça basit bir şekilde koyulabilir. Astım teşhisinde hasta solunum testine tabii tutulur ve akciğer filmi çekilir. Hastalığın tanısı konulduktan sonra ise tedavi süreci başlar. Tanısı konulan astım hastalığının nedeni alerjik ya da sigara kullanımından dolayı ise hasta, bu maddelerden kaçınmalıdır.]]> Kadın Doğum Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kadin-dogum-hastaliklari.html Mon, 23 Jul 2018 18:34:10 +0000 Kadın doğum hastalıkları; Kadın üreme organlarıyla ilgili hastalıklara, kadın hastalıkları denmektedir. Kadın hastalıklarını inceleyen bilim dalına jinekoloji denir. Kadın üreme organlarının doğumla ilgili bölüm
      Kadın doğum hastalıkları; Kadın üreme organlarıyla ilgili hastalıklara, kadın hastalıkları denmektedir. Kadın hastalıklarını inceleyen bilim dalına jinekoloji denir. Kadın üreme organlarının doğumla ilgili bölümüne ise obstetrik yani doğum bilgisi adını alır. Doğum; kadın hastalıklarından ayrılmaz bir bölümdür. Bu hastalıklarla ilgilenen doktora, kadın doğum hastalıkları uzmanı denir. Kadın doğum hastalıkları uzmanı tıp eğitiminden sonra 4 yıl daha eğitim görmüştür.

      Kadın hastalıklarının belirtileri:
      • Kasık ağrıları
      • Vajinal akıntı
      • Kanama bozuklukları
      • Karın büyümesi
      Bu yukarda ki belirtilerin bir ya da birkaçı birlikte görülebilir. Bu belirtiler tüm kadın hastalıklarının ortak belirtilerinden sayılır. Yapılan muayenelerden sonra bu şikayetlere yol açan nedenler tespit edilir ve tedavi planlanır.

      Kadın doğum hastalıklarına nasıl tanı konulur:
      • Kadın doğum hastalıklarında ilk önce vaginal muayene yapılır. Uzman doktor vaginayı inceleyerek bir hastalık olup olmadığını kontrol eder. Rahim ağzında erezyon ya da vaginitis gibi hastalıklar var mı gözlemler. 
      • Vajinal smear alarak; Vajinanın iç yapısı çok katlı epitelle kaplıdır. Vajinayı kaplayan doku tabakasında bulunan hücreler zamanla dökülür, yerine genç hücrelere bırakır. Sürekli kendini yeniler. Bunlardan dolayı vajinada ki salgının mikroskop altında incelenmesiyle bazı hastalıkların teşhis edilmesinde ipucu verebilir. Vaginal smear alınması iki amaçla uygulanır. Kanser araştırması ve hormonal durum hakkında bilgi edinmek için uygulanır. Hasta için ağrısız ve kolay bir yöntemdir. Özellikle rahim ağzı kanserlerinin erken dönemde teşhis edilmesi için çok gerekli bir muayenedir. Bu nedenle her kadının yılda iki kez bu testi yaptırmaları gerekmekte. 
      • Ultrasonla rahim bölgesi incelenir. Gözle görünmeyen miyomlar, rahim sarkması, çikolata kistleri ve rahim yapışıklığı ultrasonla teşhis konulur. 
      Bazı Kadın doğum hastalıklarından korunmak için kadın doğum uzmanına gerekli kontrolleri yaptırmak son derece yararlı olacaktır. Rahim ağzı kanserlerinin erken teşhisi için vaginal smear yılda iki kez yaptırılması gerekir.
      ]]>
      Ruh Ve Sinir Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/ruh-ve-sinir-hastaliklari.html Tue, 24 Jul 2018 16:23:25 +0000 Ruh ve sinir hastalıkları, halk arasında akıl yeteneklerinin çeşitli şekillerde gösterdiği uyum bozukluğu olarak anlaşılır. Ruhsal hastalıklar hakkında fazla bilgimiz yoktur. Bütün psikiyatrik hastalıkların sebebi sinir hü Ruh ve sinir hastalıkları, halk arasında akıl yeteneklerinin çeşitli şekillerde gösterdiği uyum bozukluğu olarak anlaşılır. Ruhsal hastalıklar hakkında fazla bilgimiz yoktur. Bütün psikiyatrik hastalıkların sebebi sinir hücrelerinin normal fonksiyonlarındaki bozukluğudur. Ruh ve sinir hastalıklarının nedeni çeşitli genetik ve çevresel faktörlerdir. Kalıtsal özellik olarak çevresinde kan bağı olan yakınlarında akıl hastalığı olan kişilerde daha sık görülür. Yaşam koşulları da bunu tetikler. Doğumdan önce maruz kalınan çevresel faktörlerde ruhsal durumu etkiler. Bunlar annenin hamileliği sırasında aldığı uyuşturucu, alkol, virüsler ve toksinlerdir. Ekonomik sorunlar, sevilen birinin ölümü veya boşanma gibi stresli durumlar, kafadan şiddetli darbe alma, kanser gibi kronik tıbbi bir durumun varlığı, daha önce geçirilen ruhsal hastalıklar gibi durumlar ruhsal hastalıkların daha da gelişmesine neden olur.

      Ruh ve sinir hastalıkları belirtileri hastalığın şartlarına ve diğer faktörlere göre değişkenlik gösterir. Kişinin yaşadığı durum duygularını, düşüncelerini ve davranışlarını olumsuz yönde etkiler. Ruh ve sinir hastalıklarıyla ilgili yaygın olan belirtiler:
      • Günlük olaylar ve stresle başa çıkamama
      • Alkol ve ilaç bağımlılığı
      • Aşırı öfke ve şiddet davranışları
      • İntihar düşünceleri
      • Paranoya ve halüsinasyonlar
      • Çevreye ilgisizlik
      • Aşırı yorgunluk ve uykusuzluk
      • Kendini üzgün ve morali çökmüş hissetmek
      • Aşırı suçluluk hissetme
      • Duygu durumunda aşırı değişiklik
      • Konsantrasyon bozukluğu
      • Bazı fiziksel sorunlar (baş, mide, sırt ağrısı gibi)
      Ruh ve sinir hastalıkları tedavi yöntemleri

      Ruh ve sinir hastalıklarında iki temel tedavi biçimi vardır. Bunlar ilaçla tedavi ve psikoterapidir. İlaç tedavisi kolay bir yöntemdir. İlaç tedavisinde en yaygın önerilen psikiyatrik ilaçlar; antidepresanlar, anti-anksiyete ilaçlar, duygudurum dengeleyici ilaçlar, antipsikotik ilaçlardır. Bu ilaçlar hastalarda büyük oranda düzelme sağlar. İlaç tedavisiyle hasta yirmi günde hastalanmadan önceki haline dönebilir fakat bu hastalık tekrarlamayacak anlamına gelmez. Bu yüzden hastanın kalıcı ve gerçek düzelme için yaşama bakış biçimini geliştirmesi gerekir. Bu da ancak psikoterapi ile olabilir. İlaç ve psikoterapinin birlikte kullanılması en etkili yöntemdir. Psikoterapi, kişinin duygusal çatışmalarını çözümleyen, gerginliğini, endişesini, moral bozukluğunu azaltan, ruhsal uyumunu ve iç huzurunu arttıran, insanlarla ilişkilerini olgunlaştıran tüm teknik ve yöntemlerdir. Psikoterapi hastalanmadan önceki halinden de iyi bir duruma getirmeyi amaçlar. Hatta ciddi bir problem başlamadan önce psikoterapi uygulanırsa muhtemel bir hastalığı başlamadan önler. Tedavi edilmeyen ruh ve sinir hastalıkları ciddi duygusal, davranışsal ve fiziksel sağlık sorunlarına neden olabilir.
      ]]>
      Konjenital Kalp Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/konjenital-kalp-hastaliklari.html Wed, 25 Jul 2018 05:46:13 +0000 Konjenital Kalp Hastalıkları, doğumla beraber görülen kalp hastalığıdır. Çok sık karşılaşılan bir hastalık olmamakla beraber yapılan incelemeler sonucu, doğan her 1000 çocuktan 8'inde görülmektedir. Doğumsal kalp hast Konjenital Kalp Hastalıkları, doğumla beraber görülen kalp hastalığıdır. Çok sık karşılaşılan bir hastalık olmamakla beraber yapılan incelemeler sonucu, doğan her 1000 çocuktan 8'inde görülmektedir. Doğumsal kalp hastalığının sebebi tam olarak bilinmemektedir. Ancak yapılacak tahliller sonucu anlaşılır.

      Doğuştan var olan kalp hastalıkları, gebeliğin ilk  2 ayı içerisinde ortaya çıkar.  Hamilelikte bebeğin büyümesi,gelişmesi ve organlarının gelişmesi döneminde kendini gösteren bir hastalıktır. Genlerde bu tür kalıtsal kalp hastalığının olması, anne yaşının geçkin olması durumunda yaşanılan gebelik, insülin iğnesi kullanan şeker hastası kadınların gebelikleri, röntgen ışınlarına maruz kalınmış gebeliklerde,  annenin hamilelik esnasında kızamıkçık geçirmesi gibi enfeksiyonlar, gebeliğin ilk 2 ayında ilaç kullanılması doğuştan kalp hastalığı, riskini oldukça artmasına neden olur. Bu tür konjenital kalp hastalıkları çok çeşitlilik göstermektedir. Buda kalbin anatomik yapısını olumsuz şekilde etkilemektedir. Genetik ön yatkınlığı olan kişilerde çevresel faktörlerin etkisiyle oluştuğu bilinmektedir. Yeni doğumların ilk yılında en önemli ölüm nedenlerinden birisidir. Çabuk yorulma, dudakta, dilde ve tırnaklarda morarma, sık nefes alma, kilo alamama, sık nefes alma, bayılma, solunum yolu enfeksiyonu sıklıkla görülen belirtilerdir. Konjenital kalp hastalığı olan çocuklarda teşhis (tanı), tedavi ve bakım süreci çok stresli ve çok yorucu olmaktadır. Bu tür hastalıklarda çocukların aktiviteleri kısıtlanır aileler tarafından. Aksine çocuğun psikolojisi açısından engellenmemelidir. İstisna durumlarda engellenir. Uzmanlar gözetiminde buna karar verilir. Konjenital kalp hastalıkları iki ana başlıkta incelenir. 

      Konjenital (Doğumsal) Kalp Hastalıkları,

      • Asiyanotik(Morluk Yapmayan)
      • Siyanotik (Morluk Yapan) 

      Asiyanotik (morluk yapmayan) konjenital kalp hastalıkları; Şant lezyonlar ağırlıklı olarak soldan sağa doğrudur. Oksijenle temizlenmiş kan kalbin sol tarafından sağ tarafına doğrudur ve pulmoner akım, sistemik akımdan daha fazladır.

      Siyanotik(morluk yapan) Konjenital Kalp Hastalıkları; Şant genellikle, sağdan sola doğrudur, oksijenle temizlenmemiş kan sola geçip oradan da tüm vücuda pompalanır ve buda  akciğere giden kanın azalmasına sebep olur.  Oksijeni düşük  olan kan vücutta dolaştığı için bebekler mor olarak görünür.

      Prognoz Asiyanotik (morluk yapmayan) Konjenital Kalp Hastalıkları’da daha iyidir. Fallot Tetralojisi dışındaki Siyanotik (morluk yapan) Konjenital Kalp Hastalıklı çocuklar, teşhis edilmezse yani müdahale  edilmezse nadiren bir yaşını geçtikleri görülür. Fallot Tetralojisinde tedavi edilmeyen çocuklarda yaşama süresi 2-7 yıl kadardır. Fakat bu hastalıklı çocukların sadece % 10’u tedavisiz 20 yaşını geçebilir. Ameliyat edilen çocukların tam olarak iyileşebilmesi için zaman lazımdır.

      Anne karnında iken 3,5 aydan sonra fetal ekokardiyografi yapılarak kalp bozuklukları teşhis edilebilmektedir. Fakat daha hassas tetkikler  daha ileri ki zamanlarda yani 6. ayının sonunda yapılarak bu hastalıkların çoğuna anne karnında iken teşhis konulması mümkündür.

      En Sık Rastlanan Konjenital Kalp Hastalıkları (Doğumsal Kalp Hastalıkları)

      • Atriyal septal defekt
      • Venriküler septal defekt
      • Patent ductus arteriozus
      • Fallot tetralojisi
      • Aort Stenozu
      • Büyük arter trans pozisyonu,
      • Triküspid atresisi,
      • Trunkus Arteriosus,
      • Total anormal Pulmoner Venöz dönüş ve Hipoplastik Sol Kalp,

      ]]>
      Rahimde Mantar Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/rahimde-mantar-hastaligi.html Thu, 26 Jul 2018 04:56:21 +0000 Rahimde Mantar Hastalığı, kadınların %75'inde görülen bir hastalıktır. Rahimde mantar hastalığı kadınların günlük yaşamlarını etkileyen bir rahatsızlıktır. Rahimde mantar hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir. Rahimde Mantar Hastalığı, kadınların %75'inde görülen bir hastalıktır. Rahimde mantar hastalığı kadınların günlük yaşamlarını etkileyen bir rahatsızlıktır. Rahimde mantar hastalığı bulaşıcı bir hastalık değildir.

      Rahimde Mantar Hastalığı Nedenleri
      • Rahimde oluşan mantarın nedeni bölgeyi koruyan laktobasil olarak bilinen mikroorganizmaların azalması sonucu bölgenin direnci azalmaktadır. Direncin azalması ile birlikte bölgenin direncini artıran ve koruyan asidik PH bozulur ve mantar oluşumu başlar.
      • Ayrıca cinsel ilişki sırasında yeterli  hijyenik ortam sağlanmaması rahimde mantar oluşumuna neden olur. 
      • Tuvaletlerin ve havuzların hijyenik olmaması da rahimde mantar rahatsızlığına neden olmaktadır. 
      • Kullanılan iç çamaşırın naylon ya da sentetik olması.
      • Kıyafetlerin özellikle pantolonların dar olması nedeniyle vajinal bölgenin sürekli nemli kalması.
      Rahimde Mantar Hastalığı Belirtileri
      • Genital bölgede kaşıntı, kızarıklık ve zaman zaman şişme 
      • Cinsel ilişki esnasında veya sonrasında ağrı yanma 
      • İdrar yaparken yanma ve sızlama 
      • Beyaz renkli kokusuz akıntı
      Rahimde Mantar Hastalığı Korunma Yolları
      • İç çamaşırı tercih ederken mutlaka pamuklu tercih edilmelidir. 
      • İç çamaşırı temizliğine dikkat edilmeli ve iç çamaşırları yüksek derece de yıkanmalıdır. Ayrıca iç çamaşırları kullanılmadan önce ütülenmelidir. 
      • Bol kıyafetler giyinilmeli
      • Vajinal bölgenin temizliği için parfümlü yıkama jellerinden uzak durulmalıdır. Vajina temizliği için eczanelerde alabileceğiniz jeller ve su ile yapmalısınız. 
      • Kulluk kullanılan pedlerin kokusuz olanları tercih edilmeli ve günlük pedlerin uzun süre kullanımından kaçınılmalıdır.
      • Genital bölgenin kuru kalmasına dikkat edilmeli. Genital bölgenin sürekli ıslak kalması rahimde oluşan mantarı artırır.
      ]]>
      Sinir Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/sinir-hastaligi.html Thu, 26 Jul 2018 17:21:11 +0000 Sinir hastalıkları, sinir sisteminde meydana gelmekte olan beyin, beyincik, omurilik, kafa sinirleri ve çevre sinirlerini tutan bozukluklardan dolayı ortaya çıkmakta olan hastalıklardır. Sinir sistemi canlıların vücudunda dış kay Sinir hastalıkları, sinir sisteminde meydana gelmekte olan beyin, beyincik, omurilik, kafa sinirleri ve çevre sinirlerini tutan bozukluklardan dolayı ortaya çıkmakta olan hastalıklardır. Sinir sistemi canlıların vücudunda dış kaynaklardan gelmekte olan bilgileri elde eden onları kaydeden ve dahil olduğu hücresel ağ sayesinde bünyedeki birbirinde farklı olan bölgelerde el edildiği verileri ileten, dahil olduğu sistemdeki bütün organları yönetebilen ve içsel, dışsal gerçekleşmekte olan olayları algılamak için kullanılan organ sisteminin bütününe denir. Sinir sistemi vücudun en karmaşık ve en ince detaylara kadar hizmet vermekte olan bir sistem olduğundan ötürü buranın bu sistemin hastalıkları bir çok diğer sistemi de ilgilendirmektedir. Nöroloji, sinir hastalıklarıyla ilgilenmekte olan bir tıp koludur. Sinir hastalıkları organik olabildiği gibi sinir sisteminin belli bir kısmındaki görev yapabilirliğin azalmasına bağlı olarak da fonksiyonel olabilir. Fonksiyonel denilmekte olan bu hastalıklarda yapıyla ilgili bir hasar ve eksiklik yoktur. Merkezi sinir sistemi, periferik sinirler ve otonom sinir sistemi olarak üçe ayrılan sinir sistemini ilgilendiren hastalıklar, bunlardan birini ya da birden fazlasını ilgilendiriyor olabilmektedir. 

      Sinir Hastalıkları Belirtileri

      Kişinin yapısına, psikolojik durumuna, sebeplere, savunma mekanizmasına göre farklı şekil ve boyutlarda meydana gelmektedir. Genel olarak ele alındığında nörotik ve psikotik olarak gözlemlenebilir. Fobi, aşırı anksiyete, ateş basması, sinirlilik, çarpıntı, kolay bir şekil ağlama, aşırı duyarlılık gibi belirtiler sinir hastalığında ortaya çıkmaktadır. Bazı insanlarda bu hastalık, diğer insanlarla olan ilişkilerini terkeder ve içine kapanırlar. Bazı durumlarda ise kişi kendi denetimini kaybedebilir. Farklı duydular açığa çıkabilir ve kişi duygularını denetlemekte zorluk çekebilir ya da denetleyemez. Bu duruma da kendisini dışarıdan sinirli ve huysuz biri olarak algılanmasına sebep olur. Sinir hastalığının belirtileri arasında histerik belirtilerde bulunmaktadır. Bunlar; bayılma, uyuşma, hafıza kaybı, karıncalanma, geçici felç gibi durumlardır. Ayrıca sinir hastalığı bir insana depresyon belirtileri de göstermektedir. Sinir hastalığının belirtileri psikotik yöndeyse, konuşma bozukluğu, düşüncelerde bozukluk, gerçek duygu kaybı gibi durumlar yaşanabilir. Psikolojik yönde olan bu belirtiler olduğu zaman buna akıl sağlığı da denebilir. 

      Sinir Hastalıkları Sebepleri
      • İnfeksiyonlar: Beyin absesi, Menenjit
      • Damar Hastalıkları: Tıkanmaya bağlı felç, beyin kanaması
      • Travma: Beyin kanaması, zedeelmeler ve sinir kopmaları
      • Gelişme Bozuklukları: Mongolizm türü geri zekalılık, omurilik gelişme bozukluğu
      • Metabolik Hastalıklar: Kan hastalıkları, metal metabolizması bozulması, gormon bozuklukları, karaciğer hastalıkları.
      • Sinir Saran Kılıf Hastalıkları: Multipl skleroz en önemli örneğidir. 
      • Tümörler: Tümörün olduğu bölgede görev aksaklığı, hafıza ve idrak kusurları.
      • Paroksismal: Migren, sara hastalığı, meniere hastalığı
      • Zehirlere Bağlı Hastalıklar: Organik bileşiklere bağlı zehirlenmeler gibi.
      ]]>
      Kimyasal Kaynaklı Meslek Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kimyasal-kaynakli-meslek-hastaliklari.html Thu, 26 Jul 2018 20:40:58 +0000 Kimyasal Kaynaklı Meslek Hastalıkları, günümüzde meslek hastalığı bir çok iş alanında karşımıza çıkabilecek bir sorun haline gelmiştir. Maden işleriyle uğraşanlar, sanayide sürekli demir metal işiyle uğraşanlar, o Kimyasal Kaynaklı Meslek Hastalıkları, günümüzde meslek hastalığı bir çok iş alanında karşımıza çıkabilecek bir sorun haline gelmiştir. Maden işleriyle uğraşanlar, sanayide sürekli demir metal işiyle uğraşanlar, otomobil servislerinde mekanik işlerle uğraşanlar, deri fabrikaları,  boya fabrikalarında çalışanlar gibi. Kimyasal kaynaklı meslek hastalığı kişide geçici yada sürekli hale gelen sağlık sorunları yaratabilir. Bunların başında kimyasal zehirlenme, yaralanma, yanma, uzuv kaybı, alerji, enfeksiyon gibi kişide meydana gelebilecek hastalıklar görülebilir.

      Kimyasal Kaynaklı Meslek Hastalıkları Korunma Yolları

      İşi gereği kimyasal ürünlerle bir arada zaman geçirip çalışmak zorunda olan bir çok kişi var. Sağlık bakanlığı ve işçi hakları tüzüklerinde iş yeri yetkililerinin çalışanları için sağlaması gereken belirli kurallar vardır. işveren, iş yeri yetkilisi çalışanın sağlıklı bir ortamda güvenli çalışabilmesi için gerekli tedbirleri alıp bunları uygulatması gerekmektedir. Kimyasal işlerle uğraşanların zehirlenme yada kişi vücudunda zamanla meydana gelebilecek bir sağlık sorunu ile karşılaşmaması için çalışma ve mola saatlerini ona uygun bir şekilde düzenlemeleri gerekmektedir. Uzun süre kapalı ortamda çalışan kişinin ileri vade de sağlık sorunlarıyla karşılaşması muhtemeldir. Kimyasal işlemlerde sık sık mola vererek açık havaya çıkılması, çalışırken maske, eldiven kullanılması, ağız yoluyla temas edilecek davranışlardan kaçınılması gerekmektedir. Sanayi ortamında çalışan kişilerin metal, demir, gaz, boya gibi kimyasal içerikli maddelerden doğabilecek hastalıklara karşı tedbirli olup, işe uygun koruma amaçlı kıyafet, maske, eldiven gibi malzemelerin kullanılmasına dikkat etmeleri gerekmektedir.

      Kimyasal Kaynaklı Meslek Hastalıkları İçin Gıdalarla Korunma

      Sürekli kimyasal maddeler içeren işlerle uğraşmak zorunda olan kişiler beslenmelerine dikkat ederek, oluşabilecek sağlık sorunlarından korunabilirler. Ayran, yoğurt gibi gıdaları sık tüketmeleri gerekmektedir. Ayrıca gün içinde bol su tüketilmesi kimyasalın vücudunuzdaki zararlarını en aza indirgeyecektir. Kimyasal kaynaklı maddelerden oluşabilecek hastalık ve sağlık sorunlarınızı ihmal etmemek mutlaka bir sağlık kuruluşuna başvurarak gerekli kontrol ve tedavilerin yaptırılması gerekmektedir. 
      ]]> Çocuklarda Cilt Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-cilt-hastaliklari.html Fri, 27 Jul 2018 08:45:49 +0000 Çocuklarda cilt hastalıkları, genel olarak 0-19 yaş aralığında görülmektedir. Ebeveynler çocuklarının ciltlerinde bir sorun ile karşılaştıkları zaman doğal olarak endişelenebilirler. Bilinçli olmak ve bazı durumlarda cidd Çocuklarda cilt hastalıkları, genel olarak 0-19 yaş aralığında görülmektedir. Ebeveynler çocuklarının ciltlerinde bir sorun ile karşılaştıkları zaman doğal olarak endişelenebilirler. Bilinçli olmak ve bazı durumlarda ciddi bir şekilde önlem almak önemlidir. Bu konuda önemli ve hangi durumlarda doktora başvurulmalı bilinmelidir. 

      Çocuklarda Cilt Hastalıkları
      • Pişik: Ortalama olarak üç çocuktan birinde görülmektedir. En önemli nedenleri ise hassas bebek cildine değen dışkı ve idrar içindeki mikroorganizmalar ve gölgenin aşırı nemliliğidir. Özellikle de emzirme dönemlerinde annenin almış olduğu gıdalarda oldukça önemlidir. Bebek bezini sık bir şekilde değiştirilmesi ve mümkünse duru bir su ile bebek poposunun yıkanması gerekir.
      • Konak: Bebek cildinde beyaz ya da sarı kabuklanmalarıyla kendini gösteren, yağ üretmekle görevli hücrelerin aşırı çalışması sonucunda ortaya çıkan neredeyse fizyolojik kabul edilen bir sıklığa sahip olan rahatsızlıktır. Bebek yağı ya da zeytinyağı sürülüp banyo öncesi yarım saat bekletilir ve nadiren çok yumuşak bir diş fırçasından yardım alınarak temizliği yapılabilir. 
      • İsilik: Ter bezi gözeneklerinin, sıcak hava ve aşırı terleme sonucunda tıkanması ile oluşan kaşıntı ve kızarmasıyla giden bir rahatsızlıktır. Her yaş grubunda görülebilir.
      • Doğumsal lekeler: Deri altında bulunan kan damarlarının büyüyüp genişlemesiyle karakterize olan, deri seviyesinde ya da deriden kabarık olan lekelerdir. Genellikle 1 yaşına kadar büyüme gösterir çoğu 7 yaşına kadar geriler. 
      • Egzama: Yapılan araştırmalara göre çocukluk yaş grupları arasında en fazla görülmekte olan cilt hastalığıdır. Ailesel hikaye, astım be alerjik rinit hikayesi olan çocuklarda daha fazla görülür. Her yaş grubunda, dağılım yerlerindeki ufak farklılıklar ile birlikte görülür. Yatkın cilde temas eden alerjenler, hızla çocuklarda kaşıntı, kızarma ve buna bağlı olarak huysuzluklar görülebilir.  
      • Sivilce: Çoğunluk olarak ergenlik döneminde, nadiren bebeklikte ve çocuklarda görülmektedir. Bebeklik döneminde görülen sivilceler anne kaynaklı ya da nadiren bebeğin kendi hormanal sistemine ait bir sıkıntıdan oluşur. Çocukluk döneminde sivilceleri hafifletmek için evde uygun temizleyicilerle yüzün düzenli yıkanmasında fayda vardır. 
      • Enfeksiyöz Hastalıklar: Siğil, su çiçeği, uçuk, el- ayak- ağız hastalığı bu guruba girer. Bakterilere bağlı mantarlara bağlı olan hastalıktır. 
      • Renk Değişikliği Bozuklukları: 6-11 yaş arasında görülür. Başta Vitiligo denilen vücutta renk yapıcı hücrelerin yokluğu; kendini beyaz renk ile renk değişikliği ile gösteren hastalıktır. Stresin çok ciddi yerlere taşıyan hastalıktır. Kendiliğinden gerileyebildiği gibi uzmanda da yardım alınabilir.
      • Saç Hastalıkları: Çocukluk yaş gruplarında nadiren görülür. Bunlar için de en fazla Alopesia areta denilen para şeklinde dökülmeler gelir ve nedeni stres başta olmak üzere troid hastalıkları, şeker hastalıkları ve romatizmal hastalıklarda olabilir.
      • Ürtiker (Kurdeşen): Daha çok yetişkinlerde görülür ama çocuklarda da nadiren görülebilir. Kaşıntıya neden olur, kendini deri seviyesinde ya da kabarık yamalar şeklinde gösterir. 
      ]]>
      Virüs Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/virus-hastaliklari.html Fri, 27 Jul 2018 15:31:11 +0000 Virüs hastalıkları, virüs hastalıkları günümüzde bakteriyel enfeksiyonlara karşı çok etkili olan antibiyotik gibi ilaçlarla engellenemez. Ancak bazı virüs hastalıkları için aşılar geliştirilmiştir. Virüs seb Virüs hastalıkları, virüs hastalıkları günümüzde bakteriyel enfeksiyonlara karşı çok etkili olan antibiyotik gibi ilaçlarla engellenemez. Ancak bazı virüs hastalıkları için aşılar geliştirilmiştir. Virüs sebebiyle oluşan hastalıkların tedavisi genellikle çok zordur. Virüs vücutta canlı ve sağlıklı hücreleri bozup mikroskobik taneciklere verilen isimdir. Bir konak hücreyi enfekte ederek çoğalabilen virüsler, İnsan vücudunda birçok hastalıklara sebep olabilir. Virüs nedeniyle oluşabilecek hastalıklardan korunmanın en iyi yolu, bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek için aşı yapılması gerekir.

      Virüs hastalıkların başlıcaları

      • Grip: Bilhassa soğuk kış aylarında veya mevsim geçişleri arasında insanların en büyük problemleri arasında yer almaktadır. Birçok insan özellikle belli dönemlerde grip etkisi altına girerek sosyal hayatında, aile hayatında ve iş hayatında birçok olumsuz durumla karşılaşır. Özellikle sınav dönemlerinde kişilerde büyük bir problem haline gelmektedir.
      • Zatürre: Bakterilerin yol açtığı öksürük, yüksek ateş ve balgama kendini belli eden bir hastalık türüdür. Bu bakterilerin sebep olduğu her 100 kişiden 5'i ölümle sonuçlanır. Ayrıca bu bu bakterilerin kanda görülmesi ve bütün vücuda yayılması gibi ciddi rahatsızlıklara sebep olur. Belirtileri ise aniden ortaya çıkabileceği gibi uzun ve kronik süreli bir hal almaktadır. Küçük çocuklarda ve yaşlılarda şiddetli şekilde görülür ve bazen de ölüme sebep olabilir.
      • AIDS: Türkçe'deki karşılığı edinsel bağışıklık yetmezliği sendromu şeklinde olan ismindeki mikrobun sebep olduğu, kan yoluyla ve cinsel ilişki anında bulaşan bir hastalık türüdür. Bu virüs vücuda girdiği zaman hastalara karşı direnç gösterilmesini sağlayan bağışıklık sistemini tahrip eder. Böylece başka hastalıklara yakalanma riski çok kolay olur ve en basit bir soğuk algınlığına direnç göstermesi söz konusu olamaz. Hem erkekte hem de kadında görülen AİDS, her yaşta ortaya çıkabilir.
      • Kabakulak: Eski zamanlarda görülen kabakulak hastalığın günümüz geliştirilmiş imkanlar sayesinde çok sık görülmeyen virüs kaynaklı ciddi bir hastalıktır. Aşı olmayan genç ve erişkinlerde kabakulak görülme ihtimali yüksektir. Tükürük bezlerinde gelişen şişme ile beraber yüksek ateş görülebilir. Beyin zarı ve doku iltihabına, yumurtalık ve testis iltihabına ve pankreas iltihabına yol açabilir.

      Virüslü hastalıkları tedavisi

      Vücudumuz virüslere karşı koyabilecek bir mekanizması oluşturmuştur. İlk savunma mekanizması deri gibi fiziksel engeller ile virüslerin vücuda girmesini önlemektedir. Virüsün vücuda girmesi sonucunda bağışıklık sistemini tetikler ve lenfosit, monosit gibi beyaz kan hücreleri saldırıya geçerek virüsün vücutta yayılmasını engellemektedir. Doktor tarafından yapılacak olan aşı sayesinde bağışıklık sistemini destekleyebilir. Virüs hastalıklarında dinlenme, sıvı tüketimini arttırmak, meyve ve sebze gibi hafif yiyecekler tüketme, hijyen kurallarına riayet etme, bardak, tabak gibi eşyaları paylaşamama genellikle çok önemlidir.

      ]]>
      Cerrahi Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cerrahi-hastaliklari.html Sat, 28 Jul 2018 01:01:12 +0000 Cerrahi Hastalıkları, İnsanların ilaç ya da benzeri uygulamalarla tedavi edilemediklerinde, yaralanmalarda, bedendeki yapısal bozukluklar ve organın tamamen çıkarılması için uygulanan yönteme cerrahi denmektedir. Cerrahi insa Cerrahi Hastalıkları, İnsanların ilaç ya da benzeri uygulamalarla tedavi edilemediklerinde, yaralanmalarda, bedendeki yapısal bozukluklar ve organın tamamen çıkarılması için uygulanan yönteme cerrahi denmektedir. Cerrahi insanlığın ilk zamanlarında başlayan bir tedavi metodudur. İlk uygulamalar daha yüzeyseldi; günümüzde organ değişikliği bile yapılabilmektedir.

      Cerrahi Hastalıkları, Günümüzde ilerleyen teknolojinin tıp ilmine kazandırdıklarıyla hastaları cerrahi yöntemle tedavi etmek bir çok branş için çok kolaylaştırmış. Önceleri bazı tıp branşlarda ameliyat metodu uygulanamazdı. Teknolojinin kazandırdıklarıyla cerrahi müdahaleler kolaylaşmış ve hastalar günlük yaşama daha çabuk dönebilmektedir.

      Cerrahi müdahale edilen hastalık alanlar:
      Genel cerrahi: Cerrahi müdahale ile tedavi edilen hastalıklar denince akla ilk gelen genel cerrahi alanındaki rahatsızlıklardır. Bunlar çeşitli nedenlerden dolayı yaralanmalar, mide, safra kesesi, pankreas, dalak, akciğer, apandis, bağırsaklar gibi iç organlara yapılan müdahalelerdir. Genel cerrahlar tarafından duruma göre iç organları onarıcı veya tamamen çıkarılma gibi müdahaleler yapılır.

      Kalp damar hastalıkları: Çağımızın en çok rastlanan hastalıklarının başında gelmektedir. Kalp kapakçıklarının fonksiyonunu yitirmesi, kalp büyümesi, odacıklar arası duvarlarda görülen rahatsızlıklar, kalpte ritim bozukluğu, damarlarda oluşan tıkanma ve serleşme gibi durumlarda cerrahi müdahaleler yapılmaktadır.

      Üroloji: Boşaltım sistemi ile ilgili rahatsızlıklar özellikle böbrek fonksiyonlarında oluşan sorunlar, erkeklerde üreme sistemi ile ilgili görülen rahatsızlıklar için cerrahi müdahaleler yapılır.

      Kulak burun boğaz: İşitme ile ilgili sorunlar, geniz ve burun işlevlerinde oluşan problemler ve boğaz yolunda görülen rahatsızlıklar özellikle bademcik sebebiyle cerrahi müdahaleler yapılır.

      Nöroşirurji (beyin ve sinir sistemleri): Beyinde ve sinir sisteminde özellikle omurilikte ortaya çıkan ilaçla tedavisi mümkün olmayan durumlarda cerrahi müdahaleler yapılır.

      Kadın doğum: Kadın hastalıklarında ilaçlı tedavinin cevapsız kalması ve doğumun normal yolla olmaması gibi sebeplerle cerrahi müdahale yapılır.

      Plastik ve rekonstruktif: Çeşitli nedenlerden dolayı vücudun çeşitli yerlerinde oluşan şekil bozuklukları veya organ-doku fonksiyonlarının onarımı ya da cerrahi yöntemlerle yeniden yapılmasıdır.

      Mikro cerrahi: Gözle görülemeyen durumlarda özel mikroskoplar ve özel aletlerle yapılan cerrahi müdahalelerdir.

      Göğüs hastalıkları: Solunum sistemi organlarında meydana gelen ilaç tedavisine cevap vermeyen durumlarda yapılan cerrahi müdahalelerdi.

      Ortopedi: Bedendeki kemik, eklem, kas, kiriş, sinir gibi hareketi sağlayan organ ve yapı bozukluklarını düzeltmek için yapılan cerrahi müdahalelerdir.

      Göz: Göz ve göz yuvasında oluşan ilaçla tedavisi mümkün olmayan durumlarda yapılan cerrahi müdahalelerdir.

      Oral ve maksillofasiyal: cerrahi diş hekimlerince estetik ve işlevsel olarak ağız, dişlerin, dişetleri ve boyunda oluşan hastalıklar.
      ]]>
      Parkinson Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/parkinson-hastaligi.html Sat, 28 Jul 2018 10:06:57 +0000 Parkinson Hastalığı, beynimizdeki dopamin salgılayan hücrelerde hasar olması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Lakin bu hasarın neden ortaya ve nasıl ortaya çıktığı günümüzde bilinmemektedir. Bir düşünceye göre yatkın Parkinson Hastalığı, beynimizdeki dopamin salgılayan hücrelerde hasar olması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Lakin bu hasarın neden ortaya ve nasıl ortaya çıktığı günümüzde bilinmemektedir. Bir düşünceye göre yatkınlık ve çevresel faktörlerin birlikte bu hastalıkta rol oynadığı ileri sürülmektedir. Lakin bu konuda çalışmalar  sürmekte ve henüz kesin bir kanıt bulunamamıştır.

      Parkinson Hastalığının Belirtileri

      Gizli ve yavaş ilerleyen bir hastalık olduğu için uzun süre farkında olamayabilirsiniz. Genelde ilk belirti bir vücut yarımında yada elde istem dışı titremedir. Hastanın daha önceki yılları incelendiğinde öne eğik durma ya da yürürken kolunu sallamama gözlemlenebilir. Temel olarak hastada istem dışı titreme görülmektedir. Parkinson hastalarının çoğunda bu titreme vardır. Dinlenme durumunda dahi titreme devam etmektedir. Tabiki her titreme parkinson belirtisi olmayabilir. Günlük rutin işler sırasında sinir, heyecan  gibi durumlarda titreme olmaktadır. Bu normal bir durumdur. Bir diğer belirti hareketlerde istem dışı bir şekilde yavaşlamadır. Hasta günlük işlerini yaparken çok  zorlanır. Bir tarafa dönerken, yemek yerken yavaşlama söz konusudur ve bunlar güçlükle yapar. Kişi doktor tarafından muayene edildiğinde doktor kasların sert olduğunu görür. Normalde kişi gevşemiş haldeyken kasların da gevşemesi gerekir fakat parkinson hastalarında kas her zaman gergin bir şekildedir. 

      Parkinson Hastalığının Diğer Belirtileri

      Titreme yüzünden kişinin yazdıklarının okunamaması, birden küçük yazmaya başlamak, yürürken ayakları yere sürmek,yavaş yürümek, vücudun öne doğru eğik bir şekilde durması, depresyon, sıkıntılı ruh hali,yutma zorluğu, konuşma bozukluğu, kas ağrıları, kısık sesle ve donuk konuşmak, terleme, hipotansiyon (tansiyon düşüklüğü),yürürken kolların sallanmaması gibi belirtilerdir. Bunlardan herhangi biriyle karşılaşmışsanız ve bu rahatsızlık sürekliyse doktorunuza başvurmakta gecikmeyin.

      Parkinson Hastalığının Tanısı

      Bu hastalığa bir tanı koymak için belirlenmiş herhangi özel bir yöntem bulunmamaktadır. Laboratuvar ya da röntgen sonucu da bunun anlaşılması pek mümkün olmamaktadır. Lakin uzman bir nörologun hastadan ve hastanın yakınlarından aldığı bilgiler, ayrıca yaptığı muayene sonucu tanı koyabilmektedir. Parkinson hastalığına çok benzeyen ve parkinsonizm altında toplanan rahatsızlıklarla çok benzer olduğu için tanı koyarken çok dikkat edilmesi gerekir. Kullanılan bazı ilaçlar, beyindeki bir tümör, damar hastalıkları da benzer sorunlara yol açabilmektedir.

      Parkinson Hastalığının Tedavisi

      Tedavinin amacı en öncelikle hastayı aktif bir şekilde kendi işini yapabilmesini günlük yaşamını zorlanmadan devam ettirmesini sağlamaktır. Yapılan tedavi sonucu hastanın her şeyi düzelecek diye bir şey söz konusu değildir. Çünkü parkinson hastalığında sınırlı sayıda ilaç çeşidi kullanılmaktadır. Tedavi sırasında bu ilaçların oluşabilecek yan etkilerini belirleyip ortadan kaldırmak oldukça önem arz etmektedir.

      Her ne olursa olsun ilaçların yan etkisine rastladığınızda ne ilacı bırakın ne de doktorunuzu değiştirin. İlacı bırakmak yanlıştır çünkü hastalık belirtileri tekrar ortaya çıkacaktır. Doktor değiştirmek de yanlıştır çünkü tedavisi uzun süren bir hastalık olduğundan doktorun tekrar hastalığın seyri ve gelişimi hakkında bilgi sahibi olması oldukça zaman isteyecektir. Bu da sizin için zaman kaybıdır. İlaç tedavisiyle titreme, kas sertliği, hareketlerdeki yavaşlığın düzelme ihtimali oldukça yüksektir. Tamamen iyileşmese de mutlaka azalmasını sağlayacaktır. Bunun yanında donuk yüz ifadesi, konuşma bozukluğu, terleme, yazma bozukluğu gibi sorunlar da iyileşebilir. Tedavi de önemli bir başka nokta psikolojik olarak hastanın kaybettiklerini hastaya tekrar kazandırmaktır. Parkinson tedavisinde aile ve hekimin bir arada çaba göstermesi hastanın kendisini daha]]> Elde Mantar Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/elde-mantar-hastaligi.html Sat, 28 Jul 2018 15:20:35 +0000 Elde mantar hastalığı, insanlarda aslında çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Bunun nedeni ise direk olarak mantar hastalığının vücudun diğer bölgelerinde daha yaygın olarak görülmesidir. Ede mantar hastalığı Elde mantar hastalığı, insanlarda aslında çok sık karşılaşılan bir durum değildir. Bunun nedeni ise direk olarak mantar hastalığının vücudun diğer bölgelerinde daha yaygın olarak görülmesidir. Ede mantar hastalığı hemen hemen herkeste görülme ihtimali olan bir rahatsızlıktır. Özellikle bulaşıcı bir hastalık olan mantar hastalığı, insanların ellerini birçok alanda kullanması durumuna bağlı olarak çok sık bir şekilde meydana gelir. Bu nedenle elde mantar hastalığı rahatsızlığı olan insanlara biraz daha dikkatli yaklaşmanız gerekmektedir. Özellikle bu kişilerin eşyaları kullanılmamalıdır. Aksi halde bulaşma durumu çok daha fazla olacaktır. 

      Elde mantar hastalığı belirtileri,

      Sadece elde mantar hastalığı durumunda değil, daha birçok farklı rahatsızlıkta direk olarak mantar hastalığı çeşitli belirtiler göstermektedir. Fakat belirtmek isterim ki genel olarak mantar hastalıkları aynı belirtileri göstermektedir.
      • Kaşıntı: Çok sık bir şekilde meydana gelen belirtidir. Hemen hemen her mantar hastalığı durumunda ortaya çıkan bu problem özellikle el mantarında çok daha fazla olacaktır. 
      • Soyulma: Elde mantar hastalığı sorunu yaşayan insanlarda bu durum çok sık bir şekilde meydana gelmektedir. Soyulma durumu genellikle kaşıntı sonrasında ortaya çıkar ve zamanla estetik olarak sorunlara neden olur. 
      • Kızarıklıklar: Soyulma sonrasında ortaya çıkan bu belirti, soyulma olmasa bile ortaya çıkarak yine estetik sorunlarına neden olabilmektedir. Bu belirti, direk olarak rahatsızlığa neden olmasa da estetik olarak sorun şeklinde karşımıza çıkmaktadır. 
      • Kabarcıklar: Elde mantar hastalığının en önemli ve en son belirtisi kabarcık oluşmasıdır. Hastalık ciddi seviyelere ulaşmadıktan sonra herhangi bir şekilde elde mantar hastalığı ortaya çıkmayacaktır. 
      Elde mantar hastalığı tedavisi,

      Elde mantar hastalığı aslında tedavisi en basit olan hastalıklardan biridir. Bu hastalığın ilk tedavisi tabi ki ilaç tedavisidir. İlaçlarla müdahale edilen bu rahatsızlık ilaçların düzenli olarak kullanılması durumunda çok rahat bir şekilde sorundan kurtulabilirsiniz. Fakat bazı insanlarda yapılan ilaç tedavisine rağmen sorun ortadan kalkmamaktadır. Bunun yanında sorun düzelmezse elde mantar hastalığı için el üzerinde oksijenli su tedavisidir. Ellerin gün içerisinde sık sık oksijenli su ile yıkanması durumunda sorun yavaş yavaş ortadan kalkacaktır. Tüm bunların haricinde yapılacak tek tedavi yöntemi ise bitkisel tedavilerdir. Bu tedaviler de birçok zaman doğal bir şekilde sorunların giderilmesini sağlamaktadır. 
      ]]>
      Çocuklarda Kalp Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-kalp-hastaliklari.html Sun, 29 Jul 2018 14:41:39 +0000 Çocuklarda kalp hastalıkları, Çocuk kalbi sağlamdır bir şey olmaz diye bir düşünce gerçek değildir. Kalp hastalıkları her yaşta görülebilmektedir. Bu sebeple anne ve babaların daha bilinçli olmaları ve gözlemleri gerekmekt Çocuklarda kalp hastalıkları, Çocuk kalbi sağlamdır bir şey olmaz diye bir düşünce gerçek değildir. Kalp hastalıkları her yaşta görülebilmektedir. Bu sebeple anne ve babaların daha bilinçli olmaları ve gözlemleri gerekmektedir. Bebeklerde meme emerken çabuk yorulma,ağlarken morarma,aşırı heyecan sonrası bayılma gibi rahatsızlıkları varsa biran önce doktora götürmek gerekmektedir. 

      Çocuklarda görülen kalp hastalıkları 3 şekilde incelenmektedir ;
      • Doğumsal ve yapısal kalp hastalıkları
      • Kalp ritim bozuklukları
      • Sonradan gelişen kalp hastalıkları
      Doğumsal ve kalp delikleri gibi yapısal sorunlara yol açan kalp hastalıkları yüzde 1 oranında yeni doğan bebeklerde görülmektedir. Yüzde 25 inde ise kritik kalp hastalığı olarak değerlendirildiği için açık kalp ameliyatı ile müdahale edilmektedir. Çocuklarda kalp ameliyatı zor ve çaresiz gibi görünse de ameliyatlar genel olarak başarı oranı fazladır. Çocuk kalbi ile yetişkin kalbi birbirinden farklıdır. Çocuk kalp hastalıkları doğuştan itibaren hızla ilerleyip tedavi edilmediğinde kısa süre içerisinde ölümle sonuçlanabilmektedir. Bazı kişilerde ise çok yavaş ilerleyip yıllar sonra ortaya çıkabilmektedir. Bu sebeple çocuk kardiyolojisi yetişkin kardiyolojisinden daha fazla uzmanlık istemektedir. Çocuk kalbinin aniden duruş sebebi genetik kökenli kalp ritim hastalıklarıdır. Bu hastalıklar genellikle anne veya babadan geçebilmektedir.

      Çocuklarda kalp hastalığı belirtileri şunlardır;
      • Koşarken veya ani heyecan sonrası bayılma
      • Bebeklerde ağlarken bayılma veya morarma 
      • Yeterli kilo alamama veya emerken zorluk çekmesi 
      • Ani başlayan çarpıntı
      • Sara nöbetleri
      • Ailede 1. derece yakın birilerinin sebepsiz ölümü
      Çocuk kaç yaşında kalp ameliyatı olabilir 

      Çocuklarda ve bebeklerde böyle bir yaş sınırlaması bulunmamaktadır gerekli görüldüğü her vakit ameliyat olabilmektedir. Prematüre doğmuş 500 gramlık bir bebek bile gerekli görülüyorsa uzman doktorlar tarafından ameliyat yapılabilmektedir.
      ]]>
      Üremi Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/uremi-hastaligi.html Mon, 30 Jul 2018 02:33:33 +0000 Üremi hastalığı, direk olarak insanlarda böbreklerle alakalı olan hastalıklardan biridir. Böbrekler üzerinde süzme işlemi azalmasına bağı olarak üremi hastalığı ortaya çıkmaktadır. Böbreklerdeki süzme işlemlerinin azalm Üremi hastalığı, direk olarak insanlarda böbreklerle alakalı olan hastalıklardan biridir. Böbrekler üzerinde süzme işlemi azalmasına bağı olarak üremi hastalığı ortaya çıkmaktadır. Böbreklerdeki süzme işlemlerinin azalması durumunda direk olarak vücutta üre adı verilen maddenin artması sorunları ortaya çıkar. Bu sorunun vücutta çeşitli rahatsızlıklara neden olması ve kendisini belli etmesi durumunda direk üremi adı verilen hastalık ortaya çıkar. Üre maddesi kan içerisinde birikme yaptığı için vücudun hemen hemen her yerinde belirti gösterme durumu söz konusudur. Üre maddesi, üremi hastalığı ile birlikte vücutta birikirse direk olarak atık maddelerin çevreye vermiş olduğu zararlar gibi vücuda zarar vermeye başlar bu nedenle üremi hastalığı vücutta yavaş yavaş sorunların oluşmasına neden olacaktır. 

      Üremi hastalığının nedenleri: 
      • Üremi hastalığının en büyük nedeni böbreklere alınan darbeler ya da baskılardır. Bu baskılar, direk olarak böbreklerin görevlerini yapamamasına neden olarak karşımıza çıkmaktadır. Böbrekler taam olarak süzme işlemlerini yapamadıklarında üre vücutta birikerek üremi hastalığı oluşumuna neden olmaktadır. 
      • Kullanılan bazı tıbbi ilaçlar bu rahatsızlığın en önemli nedenlerinden bir tanesidir. Özellikle tansiyon ilaçları böbreklerin çalışmalarını engelleyerek tam olarak süzme işleminin yapılamamasına neden olur. Bu durum vücutta üre birikmesine neden olur.
      • Böbrekteki enfeksiyonlar, yine üremi hastalığı sorununun oluşmasına neden olan etkenlerden biridir. Özellikle çocuklarda ortaya çıkan bu durum bazen yetişkinlerde de oluşabilmektedir. 
      • Son olarak üremi hastalığına neden olan etkenlerden biri ise böbreklerde meydana gelen büzüşmelerdir. Böbreklerde meydana gelen en küçük büzüşme bile direk olarak üremi hastalığına neden olacaktır. 
      Üremi hastalığı belirtileri:
      • Ağız içerisinde kötü tat gelmesi,
      • Midenin sık sık ekşimesi durumları,
      • Kusma ve mide bulantısı durumları,
      • Baş ağrısı,
      • Baş dönmesi,
      • Hıçkırık sorunları
      Üremi hastalığı tedavisi:

      Bu hastalığın tedavisinin yapılabilmesi için öncelikle hastalığın nedeni ortaya çıkarılmalıdır. Üremi hastalığı nedeninin ortaya çıkarılması sonrasında nedene ilişkin olarak tedaviler yapılır. Genel olarak böbreklerin daha hızlı çalışması için tabi ki tıbbi ilaçlar kullanılmaktadır. Bunun için doktorunuza görünmeniz sizler için çok daha iyi olacaktır. Bunun haricinde bol bol su içerek böbreklerinizin hızlı çalışmasını sağlayabilirsiniz. 
      ]]>
      Çocuklarda Çiçek Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-cicek-hastaligi.html Mon, 30 Jul 2018 15:34:05 +0000 Çocuklarda çiçek hastalığı, genellikle çocuklarda ortaya çıkan virüs kökenli olan bulaşıcı bir hastalıktır. Su çiceği aynı zamanda da zona hastalığına sebep olabilmektedir. Virüsün süresi 10-20 gün arasındadır. Vüc Çocuklarda çiçek hastalığı, genellikle çocuklarda ortaya çıkan virüs kökenli olan bulaşıcı bir hastalıktır. Su çiceği aynı zamanda da zona hastalığına sebep olabilmektedir. Virüsün süresi 10-20 gün arasındadır. Vücutta içi su dolu döküntüler ile kendini belli eder. Halsizlik ve ateş görülmektedir. Önce pembe lekelenme olmaktadır daha sonra içi su dolu kırmızı kabarcıklara dönüşmeye başlamaktadır. Yüzde,saç aralarında, kollarda daha az görülürken vücutta daha fazla görülmektedir. Çok fazla kaşıntı yapmaktadır ancak kaşırken su kabarcıklar patlatılırsa iz kalabilmektedir. Kaşımama'ya dikkat etmek gerekmektedir aynı zamanda bakteri ve mikropta kapabilmektedir. Su çiçeği küçük yaşta çıkartılmadıysa yetişkin döneminde daha zordur ve hatta hamilelerde bebek ölümüne yol açabilmektedir. 

      Çocuklarda çiçek hastalığı tedavisi;

      Genellikle antibiyotik kullanılmaz. Su çiçeği çıkartan çocuklar sıcak yerlerde tutulmaz çünkü terleme oldukça kaşıntı artmaktadır. Yaklaşık olarak 7 gün süren hastalık ilk 3 günü ateş yapabilmektedir. Çocuğa o zamanlarda ılık duş aldırmak gerekir. Daha şiddetli olursa doktora gitmek gerekmektedir. Fakat bağışıklık sistemi güçlü ise yanlızca kaşıntı ve bakteri ile enfeksiyon oluşmaması için krem ve losyon kullanılır. Halsizlik, ateş gibi durumlarda ise ilaç kullanılabilmektedir. Çocukların tırnakların kesmek ve sabunla yıkamak virüsün önüne geçebilmektedir. Bulaşıcı bir hastalıktır.  Özellikle ilkbahar ve yaz aylarında fazla görülmektedir. Doktorlar su çiçeği aşısını tavsiye etmektedir ayrıcı çiçek hastası olan birisini yaklaştıysa 72 saat içerisinde aşı yaptırabilmektedir. 

      Çocuklarda çiçek hastalığında aspirin kullanımı

      Asla aspirin kullanılmaz. Aspirin, su çiçeği virüsü ile birleşince komaya sokabilir hatta ölümle sonuçlanabilir.
      ]]>
      Çocuklarda Göz Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-goz-hastaliklari.html Tue, 31 Jul 2018 14:35:26 +0000 Çocuklarda göz hastalıkları, kimi zaman doğumla birlikte gelen kimi zamansa doğumdan son belli bir süre sonra ortaya çıkan durumlardan biridir. Başta çapaklanma ve kanlanmayla başlayan birçok göz hastalığı, daha sonradan ciddi Çocuklarda göz hastalıkları, kimi zaman doğumla birlikte gelen kimi zamansa doğumdan son belli bir süre sonra ortaya çıkan durumlardan biridir. Başta çapaklanma ve kanlanmayla başlayan birçok göz hastalığı, daha sonradan ciddi rahatsızlıklara neden olabilmektedir. Bu hastalıkların varlığında nen küçük şüphenin olması durumunda direk bebeğin bir göz doktoruna gitmesi çok önem arz edecektir. Özellikle 1-2 aylık bebeklerde bu hastalıklar çok daha sık görüldüğü için çok dikkat edilmesi gerekmektedir. 

      Çocuklarda göz hastalıkları nedenleri

      Gözde sulanma: Bebeklerde en sık görülen göz hastalığı gözde oluşan sulanma durumlarıdır. Genellikle doğumdan iki hafta içinde başlayarak ortaya çıkan bu problem birçok zaman her iki gözde görülse bile bazen de tek bir göz üzerinde ortaya çıkabilmektedir. Bu problem gözyaşı kanallarının tıkanmasına bağlı olarak ortaya çıkmaktadır. Eğer gözyaşı kanallarında ortaya çıkan tıkanıklık sorunu tam olarak tıkanmaya neden olmuşsa bu durumlarda sulanma sık sık çapaklanmaya dönüşür. Bu durum ise direk olarak bir hastalık şeklinde ortaya çıkar. 

      Şaşılık: İnsanlarda her iki gözde meydana gelen bu durum bebeklerde doğumla birlikte ortaya çıkmaktadır. Bazı bebeklerde daha sonradan da ortaya çıkabilen bu rahatsızlık her bir gözde göz kaslarının zarar görmesiyle ortaya çıkmaktadır. Birçok zaman gözler içe doğru, dışa doğru, yana doğru ve alta doğru olarak çeşitli yönlere doğru bakabilir. Bu gibi durumlarda erken teşhis bebek için çok büyük önem taşımaktadır. 

      Göz kapağı hastalıkları: Başta göz kapağı enfeksiyonu olmak üzere göz kapağı üzerinde meydana gelen birçok hastalık çocuklarda göz hastalıkları sorununa neden olmaktadır.  En küçük belirtide erken müdahale çok önemlidir. Eğer fark edilen bir derecede hastalık belirtisi varsa direk en yakın sağlık kuruluşuna gitmeniz gerekmektedir. 

      Doğuştan katarakt: Yeni doğan bebeklerde çok sık bir şekilde ortaya çıkan bu hastalık her ne kadar sonradan tedavi edilebilir bir hastalık olsa bile aslında çok ciddi bir sorundur. Görme sağlığının ciddi bir derecede azalmasına bağlı olarak bebeğe rahatsızlıklar veren bu durum ameliyat yöntemleriyle giderilebilir. 

      Göz bozukluğu: Çok sık bir şekilde meydana gelmese bile birçok zaman karşılaşılan bu problem bebeklerde görmenin tam olarak sağlanamamasına neden olur. Direk olarak bebeğin bozuk görmesine neden olan bu hastalık giderilmemesi durumunda daha da artarak şaşılığa neden olabilir. 
      ]]>
      Kalp Kası Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kalp-kasi-hastaliklari.html Wed, 01 Aug 2018 00:58:36 +0000 Kalp kası hastalıklarının diğer bir ismi kardiyomiyopatidir. Kardiyomiyopati; kalp yapılarının hastalığı veya fonksiyon bozukluğu sonucu olmayan ve anormal kalp kası performansına sebep olan kalp kası hastalıkları olarak Kalp kası hastalıklarının diğer bir ismi kardiyomiyopatidir. Kardiyomiyopati; kalp yapılarının hastalığı veya fonksiyon bozukluğu sonucu olmayan ve anormal kalp kası performansına sebep olan kalp kası hastalıkları olarak tanımlanmaktadır. Dünya Sağlık Örgütünün sınıflandırmasına göre bilinmeyen sebeplere ve spesifik rahatsızlıklara bağlı olarak iki gruba ayrılmaktadır.

      Kalp kası hastalıklarında bilinmeyen nedenler (Primer nedenler);
      • Dilate kardiyomiyopati
      • Hipertrofik kardiyomiyopati
      • Restriktif kardiyomiyopati
      • Aritmojenik sağ ventriküler kardiyomiyopati
      Kalp kası hastalıklarında spesifik nedenler (Sekonder nedenler);
      • Sistemik hastalıklara veya aşırı duyarlılık reaksiyonlarına bağlı olarak gelişen kalp kası hastalıkları
      • Kalıtsal ve ailesel nedenler
      • Toksik kalp kası hastalıkları
      Kardiyomiyopatilerde genellikle kalp kasının bozukluğu, sol karıncığın şeklini ve işlevini etkilemektedir. Sadece ritim bozukluğu sağ ventriküler kalp kası hastalıklarında sağ karıncık etkilenmiştir. Hipertrofik kardiyomiyopatilerin yarıdan fazlası, dilate kardiyomiyopatilerin dörtte biri genetik nedenlerden kaynaklıdır. 

      Hipertrofik kardiyomiyopati; Kalp kaslarında kalınlaşma ile meydana gelen kalp kası hastalıkları şeklidir. Hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda kalbin kasılma fonksiyonu genellikle normal hatta artmış olmasına rağmen kalbin kasılmalarında bozukluk vardır.

      Bazı hipertrofik kardiyomiyopatili hastalarda sol karıncık çıkış yolunda kanın aorta pompalanmasını engelleyen darlık bulunmaktadır. Hasta kişiler nefes darlığı, bayılma ve göğüs ağrıları şikayetlerinden yakınmaktadırlar. Büyüme çağında ve genç yetişkin çağda aniden ölüme sebep olabilen bir rahatsızlıktır.

      Dilate kardiyomiyopati; Genişlemiş ve hareketi azalmış sol karıncıktan ibarettir. Çoğunlukla sebebi bilinmemektedir. Rahatsızlıkta genetik yatkınlığının olması aileden gelme bir hastalık olduğunu düşündürmektedir. Hasta kişilerin % 75 - 80'i kalp yetmezliği ile kendini göstermektedir.


      Restriktif kardiyomiyopati; Bu rahatsızlıkta kasların kasılma ve gevşeme yeteneğinin azalması sebebi ile kalbin dolma fonksiyonu bozulmuştur. Hasta kişilerin tansiyonu oldukça düşüktür. Ekg sonuçlarında özel belirtileri bulunmaktadır.

      Aritmojenik sağ ventriküler kardiyomiyopati; Genetik ve ilerleyici bir etkiye sahiptir, sıklıkla genç erkeklerde görülmektedir. Sağ ventrikülün bağ ve yağ dokusu ile kaplanması sonucu gelişmektedir. Hızlı kalp atımı ile görülmektedir. Zorlu egzersizler sonucu gençlerde ani ölümlere sebebiyet vermektedir.

      Kalp kası hastalıklarının tedavisi;

      Kardiyomiyopatilerin tedavisi kalp hastalıklarının tipine, hasta kişilerin şikayetlerine ve ani kalp ölüm risklerine göre tedavi şekilleri belirlenerek, tedaviler uygulanmaktadır.
      ]]>
      Genetik Hastalıklar https://www.hasta.gen.tr/genetik-hastaliklar.html Wed, 01 Aug 2018 02:50:28 +0000 Genetik hastalıklar, diğer adı ile kalıtsal hastalıklar olan genetik hastalıklar aile bireylerinin birbirlerine genler ile aktardıkları bazılarının tedavisi mümkün olmayan, bazıları ise tedavi edilebilir hastalıklardır. Özell Genetik hastalıklar, diğer adı ile kalıtsal hastalıklar olan genetik hastalıklar aile bireylerinin birbirlerine genler ile aktardıkları bazılarının tedavisi mümkün olmayan, bazıları ise tedavi edilebilir hastalıklardır. Özellikle tek gen hastalıkları, tek bir gende meydana gelen bozukluk sonucu ortaya çıkar ve tedavisi pek mümkün olmayan kalıtsal hastalıklar gurubundadır. Genler ile anne, babadan çocuğa geçen özelliklere ise kalıtsal özellikler denir. Genetik hastalıklar veya bozukluklar kusurlu genlerin yıllarca kuşaktan kuşağa aktarılmasıyla devam eder. İnsan vücudu bir çok sebepten dolayı çeşitli şekilde hastalanmaktadır. Bu sebepler; Vitamin eksiklikleri, mikrobik canlıların yol açtığı hastalıklar, mineral eksiklikleri, çeşitli dış etkenlerden dolayı iskelet, kas sisteminde meydana gelen aksaklıklar, yaşlanmaya bağlı vücut mekanizmasının eski işleyişini yerine getirememesi, genetik kodların kusurlu olması gibi bir çok sebepten dolayı biz canlılar hasta olabilmekteyiz. Bazı hastalıklar ise bizi biz yapan ve anne, babamızdan aldığımız DNA dizilişinin hatalı olmasından kaynaklanmaktadır. Genler DNA'dan yapılmaktadır ve biz canlıların büyüyüp gelişmesi ve hayatını sürdürebilmesi için gerekli tüm bilgileri barındıran kalıtım birimidir. Yeni doğan bir bebeğin sağlıklı olup, olmadığı anne ve babasından aldığı genlerin durumuna bağlıdır. Eğer anne ve babadan kalıtım yoluyla gelen genler normal ise (kromozomlar kusurlu değil ise) bebek sağlıklı dünyaya gelecektir. Ama eğer anne ve babadan gelen kromozomların birkaçı yada biri bile kusurlu ise bebekte genetik hastalık yada bozukluk ortaya çıkmaktadır. Kalıtsal hastalıkların bir çoğu çeşitli ilaçlarla, ameliyatlarla ve uygulamalarla kontrol altına alınarak hasta olarak dünyaya gelen çocukların yaşamlarını normal sürdürmesi sağlanabilmektedir. Türkiye'de akraba evlilikleri nedeni ile de kalıtsal hastalıklara oldukça sık rastlanmaktadır. Ülkemizde yaygın olarak görülen birinci derece kuzen evlilikleri, çocuklarda kalıtsal hastalık görülme riskini oldukça arttırmakta ve kuşaktan kuşağa geçişini de kolaylaştırmaktadır. 

      Genetik hastalıklar nelerdir
      • Genetik kas iskelet sistemi hastalıkları; İnflamatuar artritler, romatoid artrit, juvenil romatoid artrit, miyopatiler, kemik erimesi, ankilozan spondilit, müsküler distrofiler.
      • Genetik metabolik hastalıklar; Diyabet (şeker hastalığı), fenilketonuri, guatr hastalığı.
      • Genetik kan hastalıkları; Eritrosit (alyuvar) kaybının arttığı durumlar, alyuvar yıkımının arttığı durumlar, çeşitli eksikliklere bağlı kansızlıklar, trombositler ile ilgili hastalıklar, pıhtılaşma bozuklukları (kanamalı hastalıklar), akyuvarlar ile ilgili hastalıklar.
      • Hipertansiyon (yüksek tansiyon)
      • Genetik nörolojik hastalıklar; Yetişkinlerde ve çocuklarda görülen genetik nörolojik hastalıklar.
      • Genetik kalp hastalıkları
      • Genetik onkolojik (kanser) hastalıklar; Lösemiler (kan kanseri), lenfoma, bağırsak (kolon) kanseri, meme kanseri, prostat kanseri, akciğer kanseri.
      • Genetik solunum hastalıkları; Astım, KOAH ( kronik obstrüktif akciğer hastalığı), kistik fibrozis.
      • Bulaşıcı sarılık (hepatit), AIDS
      Bilinen adları ile şu şekilde sıralayabiliriz;
      Akdeniz anemisi, ailevi Akdeniz ateşi, Akşınlık, Asperger sendromu, Bronşektazi, Crohn hastalığı, Delesyon, down sendromu, Diphallia, Duplikasyon, Edwards sendromu, Fenilketonüri, Frajil X sendromu, Gastroşizis, Hh antijen sistemi, Huntington hastalığı, Kedi gözü sendromu, Kedi miyavlaması sendromu, Klinefelter sendromu, Kromozom anomalileri, Kistik fibrozis, Lesitin kolesterol asiltransferanz eksikliği, Marfan sendromu, Noonan sendromu, Omfalosel, Osteogenesis imperfecta, Patau sendromu, Rett sendromu, Smith-Lemli-Opitz sendromu, Stickler sendromu, Translokasyon, Trizomi, Turner sendromu, Von Willebrant hastalığı, Wolfram sendromu, XYY sendromu, İnversiyon, İzokromozom.
      ]]>
      Tip 1 Şeker Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/tip-1-seker-hastaligi.html Wed, 01 Aug 2018 07:17:27 +0000 Tip 1 Şeker Hastalığı, insülin seviyesinin neredeyse tamamen bittiği hastalık tipidir. Erken yaşlarda oluştuğu gibi çok ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tip 1 şeker hastalığı olanların çoğunda insülin üreten be Tip 1 Şeker Hastalığı, insülin seviyesinin neredeyse tamamen bittiği hastalık tipidir. Erken yaşlarda oluştuğu gibi çok ileri yaşlarda da ortaya çıkabilir. Tip 1 şeker hastalığı olanların çoğunda insülin üreten beta hücrelerini öldüren ya da insülini etkisiz hale getiren antikor denilen bir çeşit yakıcı kan ürünleri bulunur. Bu hastalarda günlük enjeksiyon ile insülin eksikliğinin giderilmesi gerekir. Tip 1 şeker hastalığının nedeni bilinmemektedir. Uzun yıllar boyunca yapılan araştırmalarla birlikte hastalığın ilk dönemlerinde hiç belirti vermeden normal kan şekeri düzeyinde devam edebileceğini göstermektedir. Hastalığın teşhis edilmesi yapılan antikor testlerinde çıkan antikorların varlığıyla ortaya çıkmaktadır. Ancak yapılan çalışmalar ve hasta araştırmaları aynı Tip 1 şeker hastalığı gibi insülinin hiç üretilmediği ve bu nedenle hayat boyu hastanın insüline bağlı olarak yaşamak zorunda olan bir grup hasta da ise hiçbir şekilde insülini yıkan ya da beta hücrelerini ortadan kaldıran bir antikorun olmadığını göstermiştir. Bu tip kişiler tüm belirtileri ile Tip 1 şeker hastalığı sınıfına girerler. Ancak hastalığın asıl nedenini teşhis etmek çok da mümkün değildir. Tip 1 şeker hastalığı ikiye ayrılmaktadır. Bunlar; Tip 1A ve Tip 1B dir.
      • Tip 1A: Tamamı ile bağışıklık sisteminin pankreasda bulunan beta hücrelerine karşı ve insülinin kendisine karşı yok edici etki ile mücadele ettiği bir diyabet türüdür. Hastaların büyük bir  çoğunluğu çok ciddi bir şekilde insülin eksikliğine maruz kalırlar.
      • Tip 1B: Nedeni bilinmeyen diyabet türüdür. Dünyada en sık görülen ülke Japonyadır. Antikora hiçbir şekilde rastlanmamaktadır. Tip 1A gibi ciddi insülin eksikliği ile ortaya çıkar. İlk bulgular Afrika kökenli Amerikalı bir grup çocuk hastada acil koma olarak baş göstermiştir. Acil olarak yapılan tedavinin ardından bu hastalar Tip 1 şeker hastası olmasına rağmen insülin olmadan ağız yolu ile alınan şeker hastalığı ilacı ile tedavi görebilmektedirler. 
      Tip 1 Şeker Hastalığı Belirtileri

      Hastalığın teşhis edilmesinde dikkat edilen belirtiler; sürekli açlık hissi, kilo kaybı, çok su içme, ağız kuruluğu, sık idrara çıkma, bulanık görme, yorgunluk, halsizlik, bitkinlik gibi belirtilerdir. bu şikayetler birkaç gün ya da birkaç hafta içinde ortaya çıkar. Tip 1 şeker hastalığının belirtilerinin yarısı 15 yaşından sonra ortaya çıkmaktadır. Yetişkinlerde görülen Tip 1 şeker hastalığı ''LADA'' (latent autoimmune diabetes in adult) olarak adlandırılmaktadır.

      Tip 1 Şeker Hastalığının Nedenleri
      • Doku Grupları
      • İnsülin Geni
      • Ailesel Yatkınlık
      • Çevresel Etkiler
      • Virüsler
      • Beslenme Düzeni
      • Aşılar
      ]]>
      Sindirim Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/sindirim-hastaliklari.html Wed, 01 Aug 2018 09:47:50 +0000 Sindirim Hastalıkları, metabolizma sisteminin ve bağırsak işlevlerinin bozulmasıyla oluşan hastalıklardır. Sindirim hastalığı yaşayan kişi sürekli karın ağrısı çeker. Devam etmesi başka hastalıklara da yol açar. S Sindirim Hastalıkları, metabolizma sisteminin ve bağırsak işlevlerinin bozulmasıyla oluşan hastalıklardır. Sindirim hastalığı yaşayan kişi sürekli karın ağrısı çeker. Devam etmesi başka hastalıklara da yol açar. Sindirim sistemi vücutta hayati önem taşıyan organların bütünüdür. Yiyeceklerin küçük parçalar haline getirilmesini ve vücut tarafından emilmesini sağlar. Sindirim hastalığından korunmak için kişinin ilk olarak yediklerine dikkat etmesi gerekir. Az su tüketmek, sigara, düzensiz beslenme gibi alışkanlıklar da sindirim hastalıklarına yol açar. Ayrıca vücudun enfeksiyon kapması sindirim hastalıklarının önünü açar. 

      Sindirim hastalıkları nelerdir
      • Reflü: Tüketilen besin asitinin yemek borusuna kadar yükselmesidir.
      • Sarılık: Kana bağlı olarak kişinin deri renginin değişme durumudur.
      • Hıçkırık: Ses telleri arasından çıkan istem dışı soluk alma olayıdır.
      • Kolera: Bağırsak enfeksiyonudur. İshale kadar ilerler.
      • Dizanteri: Vücudun istem dışı sürekli dışkılama isteğidir.
      • İshal: Bağırsak hareketlerine bağlı olarak dışkının sürekli sıvı olarak ve yumuşak çıkmasıdır.
      • Gastrit: Midede ki virüslere bağlı oluşan rahatsızlıktır. Alkol gastritin ilk sebepleri arasında yer alır.
      • Kabızlık: Bağırsak hareketlerinin azalması durumudur. Dışkıyı yapmak zorlaşır.
      • Ülser: Tüketilen besinlere bağlı olarak midenin zedelenmesi durumudur.
      • Tifo: İçme sularına veya kirli yiyeceklere bağlı vücudun kaptığı enfeksiyondur.
      • Gıda zehirlenmeleri: Tüketilen besinin hijyenliği, güvenilirliği, tazeliği veya içinde bulunduğu bakterilerine bağlı oluşan hastalıklardır
      ]]>
      Çocuklarda Deri Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/cocuklarda-deri-hastaliklari.html Wed, 01 Aug 2018 18:08:42 +0000 Çocuklarda deri hastalıkları; deri hastalığı toplumda sık sık rastlanan bir sağlık problemidir. Ancak çocuklar işin içinde olunca bazen bildiğimiz şeyleri bile unutabiliriz. Çocuklardaki deri hastalıkları yetişkinlerden fark Çocuklarda deri hastalıkları; deri hastalığı toplumda sık sık rastlanan bir sağlık problemidir. Ancak çocuklar işin içinde olunca bazen bildiğimiz şeyleri bile unutabiliriz. Çocuklardaki deri hastalıkları yetişkinlerden farklıdır. Çünkü onların hem bağışıklık sistemi daha zayıf hemde tedavileri daha farklıdır. 

      Çocuklarda görülen bazı deri hastalıklarını ise şöyle sıralayabiliriz.

      El-ayak-ağız hastalığı; çocuklarda görülen bu deri hastalığı virüs yolu bulaşan bir hastalıktır.  Genellikle öksürük, hapşırık ve salya yolu ile bulaşır. Toplu yerlerde bulaşma riski daha fazladır. Örneğin kreş ve okullar gibi. Hatta çocuklardaki bu deri hastalığı bebek bezlerinden de bulaşmaktadır. Çocuklarda görülen  deri hastalıklarının belirtileri ise ateş, ağızda ağrılı yaralar, elde, ayaklarda ve bacaklarda kabarıklıklar görülür. Çocuklarda ki bu deri hastalığının tedavisi ise genellikle kendiliğinden geçse de bol sıvı tüketmeli, dinlenmeleri sağlanmalı ve gerekirse ateş düşürücü ilaçlar kullanılmalıdır.

      Egzama hastalığı; çocuklarda görülen bir diğer deri hastalığı ise egzamadır. Egzama daha çok hassas cilde sahip olan çocuklarda ve alerjik bünyeye sahip olan çocuklarda daha sık görülür. Egzama deri hastalığı  sıcak veya soğuk hava ve bazı sabun çeşitleri sebep olmaktadır. Çocuklardaki egzama deri hastalığının belirtileri ise ciltte kuruluk, ciltte kızarıklık, kaşıntı ve deri döküntüleri olarak kendini belli eder. Çocuk deri hastalığı olan egzamanın tedavisi ise, kimyasal sabunlardan uzak durmalı ve doktorunuzun tavsiye edeceği kremler kullanılmalıdır.

      İltihaplı isilik; iltihaplı isilik hastalığı da çocuklarda görülen bir deri hastalığıdır. Bakteriler yolu ile bulaşır ve genellikle oyuncaklardan, havlulardan geçer. Çocuklardaki iltihaplı deri hastalığı kaşıntıyada sebep olduğu için kaşınan bölgeden sıvı ile vücudun diğer bölgelerine de rahatlıkla bulaşır. Bu hastalık genellikle 2-5 yaş arasındaki çocuklarda görülür. Çocuk deri hastalığının belirtileri ise kaşıntı, kabarıklık, yara olan bölgede kabuklaşma görülür. Tedavisi ise antibiyotikli kremlerdir.

      Kızamık-kızamıkçık; bu hastalıklarda çocuklardaki deri hastalıklarından biridir. Virüs yolu ile bulaşır ve bulaşıcı bir hastalıktır. Belirtileri arasında hapşırık, öksürük gibi hava yolu ile bulaşır. Çocuklar bu deri hastalığından aşı ile korunabilirler.

      Su çiçeği;  çocuklarda ki bu deri hastalığı da oldukça bulaşıcı bir hastalıktır. Belirtileri ise ateş, boğaz ağrısı, yorgunluk ve halsizlik ile başlar. Daha sonra yüzde dahil olmak üzere tüm vücutta kırmızı noktalar oluşur ve noktalar kaşıntılı olduğu için mutlaka kaşıntı giderici kremler kullanılmalıdır. Çünkü kaşınıp koparılan  bu yaraların izi  kalıcı olabilmektir.

      Ayrıca çocuklarda deri hastalıklarının çoğu aşı ile önlenebilmekte veya belirtileri en aza indirilebilmektedir. Bu nedenle küçük bebek ve çocukların düzenli doktor kontrolleri yapılmalı ve aşı günleri takip edilmelidir.
      ]]>
      Meslek Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/meslek-hastaliklari.html Thu, 02 Aug 2018 09:38:53 +0000 Meslek hastalıkları 5510 sayılı yasanın 14. maddesine yönelik, sigortalının çalıştığı ya da yaptığı işin niteliğinden ötürü tekrarlanan bir nedenle ya da işin yürütüm gerekliliği sebebinden uğradığı belli bi Meslek hastalıkları 5510 sayılı yasanın 14. maddesine yönelik, sigortalının çalıştığı ya da yaptığı işin niteliğinden ötürü tekrarlanan bir nedenle ya da işin yürütüm gerekliliği sebebinden uğradığı belli bir süre yada çok kez hastalık, bedensel yada ruhi özürlülük halleri olarak tarif edilmektedir.
       
      Meslek hastalıkları, genellikle müzmin seyirli hastalıklardır ve uzunca müddetli etkilenme sonucu olarak ortaya çıkar. Bu yüzden meslek hastalığı tanımında birtakım mesleklerde çalışıyor olmanın yanında, belli bir iş yerinde uzunca bir müddetten beri çalışıyor olma özelliği yer almalıdır. 

      Sigortalının çalıştığı işten ötürü meslek hastalığına tutulduğunun ispatları,
      • Kurumca yetkilendirilen sıhhat hizmet sunucuları aracılığıyla usulüne uyumlu olarak da tertip eden sıhhat kurulu raporu ve dayanağı tıbbi dokümanların analiz edilmesi,
      •  Kurumca gereken görüldüğü hallerde, iş yerindeki iş koşullarını ve bunun için ilişkili tıbbi neticelerini meydana koyan araştırma raporları ve gereken öbür dokümanların analiz edilmesi,
      sonucu kurum sağlık kurulunca yada aracılığıyla saptama edilmesi zorunludur.

      Meslek hastalığı, işten ayrılmanın ardından meydana çıkmış ve sigortalı olarak çalıştığı işten kaynaklanmış ise, sigortalının bu yasayla sağlanan haklardan yararlanabilmesi için, eskiyen işinden fiilen ayrılmasıyla hastalığın meydana çıkması içinde bu hastalık amaçlı kurum aracılığıyla çıkarılacak yönetmelikte anlatılan müddetten ek olarak uzunca bir sürenin geçmemiş olması şarttır. Bu vaziyetteki bireyler, gereken vesikalarla müesseseye müracaat edebilirler. Rastgele bir meslek rahatsızlığının muayenehane ve laboratuvar belirtileriyle belirlendiği ve meslek hastalığına neden olan etkenin iş yerindeki analiz bitiminde saptama edildiği hallerde, meslek hastalıkları listesindeki yükümlülük ömrü aşılmış olsa da, belirtilen hastalık müessesenin ya da ilgilinin müracaatı esasına göre Toplumsal Sigorta Yüksek Sağlık Heyetinin onayıyla meslek hastalığı sayılır

      Meslek HastalıklarıMeslek hastası sayılabilmesi için gerekli unsurlar,

      Hipokrates, hekimleri meslek ahlak kaidelerini koyan ve anımsatan andıyla hatırlarsınız. Bunun için Hipokrates, bununla birlikte bir bilim adamı olarakda kurşun zehirlenmesinin semptomları konusu üzerine çalışmıştır. Sadece Hipokrates mi Ek olarak çok fazla popüler bilim adamı, ayrıca Aristoteles, personelin sıhhati üstünde çalışmalar yapmışlardır. Bu veriler bizi milattan öncesindede meslek sıhhati kapsamında çalışmalar yapıldığı saptamasına götürmektedir. Bundan dolayı bu durumdan daha doğal bir konu olamaz. Nedeni ise, "iş", kişinin varoluşuyla, "meslek" iş bölümünün meydana çıkışıyla belirmiştir; bunun insan üzerindeki etkierinin ve tehlikelerininde algılanmasında gecikilmemiştir. Tüm bu biyolojik birikimler ve halkoyu gözlemleri, 17.yüzyılda, Ramazzini aracılığıyla ek olarak geniş ve derinlemesine çalışmalar yapılmasına ve bunun meslek hastalıklarını konu alan popüler kitabıyla topluma sunulmasına yöntem açmıştır. Gerçektende, kişilerin hastalıklarını değerlendirmeye başlamadan öncesinde, mesleklerini, iş ve hayat etraflarını değerlendirmek gereklidir. Modern tıp zihniyeti ki, biz onu toplumsal hekimlik felsefesi olarak da anarız, sıhhati şu şekilde tanımlar : "Yalnızca hastalığın ve sakatlığın olmayışı değil; bedensel, ruhi ve toplumsal bakımdan tam iyilik halidir". Bu tanım hem bir 1948 Dünya Sıhhat Teşkilatı Anayasası'nın girişinde, hem bir de bir toplumsal hekimlik şaheseri durumda olan 1961 Sıhhat Hizmetlerinin Sosyalleştirilmesi Ile Ilgilenen Yasa'da dillendirilmiştir. Meslek hastalıklarını, öbür hastalıklardan ayıran en mühim özelliği, "üretim"den kaynaklanmış olmasıdır. Aynı semptomları gösteren ve aynı sebepten meydana gelen bir hastalık tablosu, meslek hastalığı sayılmayabilir. Mesela]]> Hastalık Duası https://www.hasta.gen.tr/hastalik-duasi.html Thu, 02 Aug 2018 12:33:55 +0000 Hastalık Duası, İnsanlar, yaşam boyunca acıya, hastalığa, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylarla karşılaşması bir yaratılış gereğidir. Bir hastalığa uğrayanın feryat etmeden, her şeyin Cenabı Allah' Hastalık Duası, İnsanlar, yaşam boyunca acıya, hastalığa, zorluğa, haksızlığa ve başa gelen üzücü olaylarla karşılaşması bir yaratılış gereğidir. Bir hastalığa uğrayanın feryat etmeden, her şeyin Cenabı Allah'tan yapıldığına inanırız. Allah dilemedikçe en gelişmiş aygıtlar olsa bile, doktorların hepsi birleşse ve keşfedilen en son ilaçlar bir araya gelse dahi yine de o insan da var olan hastalığının iyileşmesi mümkün değildir. Oysa dua ile açılamayacak hiç bir kapı yoktur. Ya Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c.)'ın izni ile dua her kapıyı açar. Bu konuda pek çok ayeti kerime vardır. En müjdelisi şudur; Ey biçare hasta! Merak etme, sabret. Senin hastalığın sana dert değil, belki bir nevi dermandır. Yani hayatın türlü halleri, insan kederde, sevinçte, hastalıkta, sağlıkta, kısacası hayatının her anında ve her karesinde Allah'a sığınmalıyız. Hasta olan biri şifa bulmak için dualardan hayır beklemelidir. Allah dilerse o kişinin iyileşmesine bir vesile kılarak izin verir. Hz. Eyyüb peygamberin hastalığı ile ilgili olarak Kur'an-ı Kerim şunları söyler; Eyyüb'ü hatırla. Hani o Rabb'ine seslenerek; Bu dert bana dokunmuştu. Sen merhametlilerin en merhametlisisin! diye dua etmişti. Biz de onun duasını kabul etmiş ve kendisine bulaşan derdi kaldırmıştık. Gerçek olan şudur ki; Her derdinde, her kederinde, her ıstırabında yalnız Cenabı Allah'a sığınmalıdır ve yalnız Cenabı Allah'a ümit etmelidir. Bütün kapılar yüzüne kapansa da, umutların tükense de, yalnız Allah'tan istemeliyiz. Allah herkesin yar ve yardımcısı olsun. Allah'a emanet olun.

      Hastalık Duası
      Hastalık Duası; "Bismillahirrahmanirrahim"

      "Bismillahi erkike min külli dain yü'zike ve min şerri külli nefsin ev ayni hasidin  Allahü yeşfike bismillahi erkike"

      Anlamı; Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c)'ın adıyla;

      Allah'ın adıyla Sana eza veren bütün hastalıklara karşı, bütün kötü nefis ve hasetçilere karşı sana okuyorum.

      "Bismillahirrahmanirrahim"

      "Allahümme Rabbe'nnasi müzhibe'l ye'si işfi en-te'şşafi la şafi illa ente işfi şifaen la yuğadiru seka'men"

      Anlamı; Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c)'ın adıyla;

      Ey insanların Rabbi tüm acıyı ve ıstırabı dindiren yüce Rabbim, ona şifa ver ki, üzerinde hastalıktan bir dert kalmasın.

      "Bismillahirrahmanirrahim"

      "Bismillahil-kebiri euzü billahil-azimi min küllü ırkın ne'arin ve min şerri harrin-nari"

      Anlamı; Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c)'ın adıyla;

      Ulu Allah'ın adıyla, kanla kabaran her bir damardan ve ateşten çıkan hararetin şerrinden azamet sahibi Allah'a sığınırım.

      "Bismillahirrahmanirrahim"

      "Ve nünezzilü mine'l-Kur'ani ma hüve şifaü'v-ve rahmetü'l-li'mü'minin Ve iza meridtü fehüve yeşfin"

      Anlamı; Rahman ve Rahim Olan Allah (c.c)'ın adıyla;

      Biz Kur'an'da mü'minler için şifa ve rahmet olan ayetleri indiriyoruz. Hastalandığımda bana şifa veren Allah'tır.
      ]]>
      Kistik Fibrozis Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/kistik-fibrozis-hastaligi.html Fri, 03 Aug 2018 11:14:40 +0000 Kistik Fibrozis Hastalığı Nedir, Kistik fibrozis, pankreas, akciğer, ter bezleri, bağırsak ve dış salgı bezleri üzerinde görülen, otozomal resesif kalıtımlı yani genetik bir gen rahatsızlığıdır. Kistik yıpranma g Kistik Fibrozis Hastalığı Nedir, Kistik fibrozis, pankreas, akciğer, ter bezleri, bağırsak ve dış salgı bezleri üzerinde görülen, otozomal resesif kalıtımlı yani genetik bir gen rahatsızlığıdır. Kistik yıpranma gösteren, bağ dokusu artışından ötürü oluşan tümöral odaklar arasında bulunan sıvı toplanmasıyla belirgin hale gelen ve bir tür tümör olan kistik fibrozis hastalığı, perisinüzoidal hücreler de denilen hepatik stellat hücrelerin, sessiz bir halden aktif hale geçmesi biçiminde tanımlanır. Kistik fibrozis rahatsızlığı, aynı zamanda solunum, sindirim sistemleri gibi vücudun birden çok sistem ve organını tesiri altına alabilir. Doğumla beraber görülmekte olan  fibrozis, bu tesir sonucu işlev bozukluklarına sebep olmaktadır. Akciğerlerin temiz kalmasına yardımcı olan salgı bezlerinin ince ve akışkan olan sıvıları, kistik fibrozis rahatsızlığı çekenlerde daha çok yoğunlaşarak akıcılık düzeyleri azalmaktadır. Balgam çıkarmayı zorlaştıran bu durum, küçük nefes yollarının kapanmasına yol açmaktadır. Bu kanallardaki kapanma öksürük, hırıltı, zatürre, bronşit gibi rahatsızlıklara sebep olur. Çocuklarda gelişememe, büyümelerinin gecikmesi gibi durumlar yaratan  ksitik fibrozis, ter bezlerinde de sıkıntı oluşturarak vücudun susuz kalmasına sebep olur. Kistik fibrozis, kalıtsal geçişli bir rahatsızlık olduğu için, hem annedeki hem de babadaki hastalık geninin bir araya gelip bebeğe geçmesi ile oluşur. Annede hastalık belirtileri görünmez. Çünkü annenin iki bileşeninden birisi sağlamdır. Baba da anne gibi aynı özellikler göstermektedir. Onun da iki bileşeninden biri sağlamdır. Bu anne ve babaya taşıyıcı denilir. Taşıyıcı anne ve babadan doğacak olan çocuklarda bu rahatsızlığın görülme olasılığı %25 civarındadır.

      Kistik Fibrozis Hastalığının Belirtileri,
      • Sık ve uzun zamanlı süren öksürükler ve fazla miktarda balgam,
      • Sıkça  tekrarlanan hırıltı nefes alma, zatürre ve bronşit gibi sıkça tekrar eden akciğer problemlerinin yaşanması,
      • Soluk alıp ve vermede zorlanma yaşanması,
      • Özellikle çocuklarda oyun oynadıkları esnada çabuk yorulma, nefes daralması,
      • Yeni doğan bebekteki ilk dışkının katı ve bağırsaklara yapışık olması sebebiyle dışkı çıkaramaması,
      • Dışkı ile yağların fazla miktarda boşaltılması yoluyla sık, kötü kokulu dışkı olması,
      • Bağırsaklardaki genişlemeye bağlı olarak karın ağrıları ve karında huzursuzluk yaşanması,
      • Yağların yeterli düzeyde emilemeyişi sebebiyle fazla gaz çıkarma ve karın şişliği oluşması,
      • Hastaların iştahlarının iyi olmasına rağmen iyi kilo alamamaları ve  kilo kayıpları yaşamaları. Besinlerin yeterli düzeyde  emilmemesi.
      • Besinlerde  sindirimin iyi gerçekleşmemesi  ve salgıların katı olması sebebiyle ileri yaşlarda da bağırsaklarda tıkanmalar. 
      Kistik Fibrozis Hastalığının Tanısı,

      Kistik Fibrozisi olan hastaların %90’ine 5 yaşından önce tanı konulmakta iken, %10’una ise ergenlik dönemlerinde tanı konulmaktadır. Ölüm oranının yüksek olduğu ve yaşam kalitesini kötüye sürükleyen etkisine rağmen son yıllarda yeni ve etkili tedavi yolları ile hastaların yaşam süreleri uzamaktadır. Kansızlık, karaciğer fonksiyon testlerinde sodyum, potasyum ve klor değerlerinde düzensizlik ve kan gazında farklı değerler çıkması, akciğer grafikleri ve balgam derecelerinin yanı sıra, el ve bilek grafiklerindeki sonuç ile  göğüs filmi bulguları, kistik fibrozis tanısında izlenen yolların başında gelmektedir. Kesin tanı, ter testindeki klor yüksekliğinin belirlenmesi ile ortaya konur. Bu testte 60’ın üzerindeki değerler kistik fibrozisinin mevcut olduğu anlamına gelir. Ayrıca kistik fibrozis gen mutasyon analizi yapılmak suretiyle, hastalığın oluştuğu mutasyon tipi de saptanmaktadır.

      Kistik Fibrozis Hastalığı
      Kistik Fibrozis Hastalığının Tedavisi,
      <]]> Üşüme Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/usume-hastaligi.html Fri, 03 Aug 2018 21:38:51 +0000 Üşüme Hastalığı, Üşüme, Sürekli üşüme vücut ısının düşmesi sonucunda ortaya çıkar vücut ısısının düşmesinde birçok faktör etkili olmaktadır. Bazı insan kış aylarında bile üşümez, kimi insan ise yaz a Üşüme Hastalığı, Üşüme, Sürekli üşüme vücut ısının düşmesi sonucunda ortaya çıkar vücut ısısının düşmesinde birçok faktör etkili olmaktadır. Bazı insan kış aylarında bile üşümez, kimi insan ise yaz aylarında bile hep üşür. Bunu önlemek için bazı önerileri uygulayarak bu sorunu ortadan kaldırmak olasıdır. Beslenmemize dikkat ederek ve spor yaparak sağlıklı yaşamak mümkün olmaktadır. Vücudumuz ısısını düzenlerken, izlediği yol şu şekildedir. Beyindeki vücut ısısını ayarlayan bunun yanında uyku, iştah, korku, kızgınlık, sevgi ve vücudun su dengesi gibi duygular işlevini de gören, Hipotalamus (ara beyin) vücudun dış yüzeyine yakın damarların genişlemesini sağlayarak, bu sayede iç sıcaklık dışarıya doğru aktarılmaya başlar. Vücut ısısı dengelenerek üşümemizi engeller, hatta spor yapan kişide bu olay terleme hadisesi olarak gerçekleşir.
       Sürekli üşüme duygusu olan kişilerde bunun tersi olarak titremeye kadar varır. Titreme ile de kasların çalışması sonucu ısı üretmesi hipotalamus tarafından da olumlu hale getirilmektedir. Bu nedenle aslında hem terlemek hem de üşüyerek titremek bir hastalık belirtisi olarak görülmemekte. Fakat süreklilik arz ediyorsa üşümek, bazı hastalıkların belirtisi olabilmektedir. Sürekli üşümekten şikayetçi olan kişi doktora muayene olmasında fayda vardır.

      Üşüme Hastalığı
      Üşüme Hastalığı Nedenleri,

      Sürekli üşümenin nedenlerinden bir tanesi raynaud (maraz) hastalığı olabilir. Bu hastalık daha çok duygusal stresten kaynaklanmaktadır. Raynaud hastalığında kişinin el ve ayak parmakları çok soğuktur, bu hastalığın ileri safhası vücutta ağrı, morarma ve uyuşma olarak görülmekte, hatta eklem hastalıklarına kadar yol açmaktadır. Hastalığın tedavi sonrasında ki bulgular ise vücutta karıncalanmanın baş gösterdiği görülmüştür. Raynaud hastalığından erkeklerden çok kadınların etkilendiği uzmanlar tarafından belirtilmektedir.

      Diğer bir hastalık ise hipotiroidizm (tiroit bezi aktivasyon yetersizliği) hastalığıdır. Bu rahatsızlıkta sürekli neden olmaktadır. Hipotiroidizm hastalığı kendini sürekli üşüme olarak gösteriyorsa, bu hastalığın sebepleri iyi teşhis edilmelidir, bu hastalığın belirtilerinin başında kişinin kilo alması gösterilmektedir. Diğerleri ise yorgunluk ve hipotiroidizm hastalığından bahsetmemize neden olan üşüme hissidir. Basit bir kan testi sonucu teşhis konulabilmektedir.
      ]]>
      Dudak Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/dudak-hastaliklari.html Sat, 04 Aug 2018 06:12:20 +0000 Dudak Hastalıkları, dudaklarda ortaya çıkan yara veya ülserli olan doku oluşumundan karakterize olmuş durum şeklinde ifade edilmektedir. Genellikle dudak hastalıklarının farklı türleri mevcut olmaktadır. Dudak hastalıkları "her Dudak Hastalıkları, dudaklarda ortaya çıkan yara veya ülserli olan doku oluşumundan karakterize olmuş durum şeklinde ifade edilmektedir. Genellikle dudak hastalıklarının farklı türleri mevcut olmaktadır. Dudak hastalıkları "herpes simplex" virüsünden ele alınarak farklı kanser türlerine kadar söylenebilmektedir. Dudak hastalıklarının belirtileri çoğunlukla dudaklarda meydana gelen çatlama, kuruluk, yaralar, şişme, ağrı ve uyuşma şeklinde belirti göstermektedir. Ayrıca dudaklarda meydana gelen semptonların pek çok farklı sebebi mevcut olmaktadır. Genellikle meydana gelen bu semptonlara bağlı olarak dudak hastalıkları değişkenlik gösterebilmektedir. Hatta dudak hastalıklarının altında yatan hastalığın sebebine bağlı olarak meydana gelen belirtiler zaman içerisinde gelişebilir ya da tekrarlayabilir. Kişide gelişen bu belirtiler özellikle kuru ve soğuk havalarda, beslenme eksikliğinde, enfeksiyon durumunda veya ilaçların yapmış olduğu yan etkilerin sonrasında oluşabileceği gibi aynı zamanda genetiksel olarak da ortaya çıkmaktadır.

      Dudak Çatlakları, 

      Bu durum genellikle soğuk havalarda ya da kuru sıcak gibi çevresel etkilerden kaynaklı olarak ortaya çıkan dudak çatlamaları şeklinde görülmektedir. Özellikle dudak çatlaklarında dikkat edilmesi gereken durum hem dilin hem de dudakların kesinlikle ıslatılmaması gereklidir. Çünkü dudakların ıslatılması daha fazla etkilenerek kurumasına sebep olmaktadır. Çoğunlukla dudak çatlaklarına sebep olan çevresel etkenlerden dolayı ortaya çıkan olumsuzluğun azaltılması hatta dudakların yumuşaması için nemlendirecek ürünlerin kullanılması çok daha faydalı olmaktadır.

      Dudak Kanseri, 

      Çoğunlukla bu hastalık kişinin sigara kullanımı, aşırı derecede güneş ışığına maruz kalınmasından dolayı ya da tütün çiğneme alışkanlığının olmasından kaynaklanan durumlarda ortaya çıkmaktadır. Ayrıca dudak kanseri nadir olarak görülen bir hastalık çeşididir.

      Kontakt Keilit, 

      Kişinin dudağına tema setmiş olan herhangi bir kimyasal maddeden dolayı oluşan alerjik reaksiyon gösteren bir hastalıktır. Genellikle belirtisi dudaklarda meydana gelen şişlik, kızarıklık, kabuklanma ya da kimyasaldan kaynaklı olarak dudakların içi su dolu küçük kabarcıklar şeklinde yaralar ortaya çıkmaktadır. Böyle durumda mutlaka hekime danışılarak tedavi için önerilen kortizon ilaçları ile dudak nemlendiricisi kullanılmalıdır.

      Dudakta Uçuk, 

      En yaygın olan hastalık türüdür. Çoğunlukla uçuğun içerisi kan ile dolu olan kabarcık şeklindedir ve diğer adı da "herpes" olarak bilinmektedir. Genellikle kişinin dudağında uçuk çıktığı zaman asitli ve baharatlı olan besinlerden kaçınmalı ve tüketmemelidir. Özellikle hijyene çok önem verilmelidir. Uçuğun tedavisi için antiviral ilaçlar kullanılması çok etkili olacaktır.

      Dudak Hastalıkları
      Dudak Egzaması, 

      Eğer dudağınızda meydana gelen egzama hastalığı söz konusu ise, mutlaka dermatoloğa başvurularak istenilen testler yapılmalıdır. Ayrıca dudak egzaması olan kişi dudaklarına organik olmayan hiç bir maddeyi kullanmamalıdır. Özellikle makyaj malzemesi kesinlikle kullanması önerilmez.

      Dudakta Aft Hastalığı, 

      Bu hastalığın tedavisi oldukça kolay yapılmaktadır. Genellikle aft hastalığı stres, travma, aşırı dereceli aktif olan bağışıklık sistemi ve alerji problemlerinden kaynaklı olarak ortaya çıkmaktadır. Kişinin asit içerikli olan sebze ve meyveleri tüketmesi aft hastalığını daha kötü olmasına neden olabilir. Ayrıca kişide çinko, B12, demir ve folik asit eksikliğinden dolayı aft hastalığına yol açabilmektedir.

      Dudak Kenarı Çatlağı, 

      Bu durum genellikle kişide vitamin eksikliği, dişlerde meydana]]> Akciğer Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/akciger-hastaligi.html Sat, 04 Aug 2018 12:51:27 +0000 Akciğer Hastalığı, Akciğer vücudumuzun sağlığını koruyan iç organlarımızdandır. Akciğerin temel görevi vücuda giren oksijen'in kana geçmesini sağlayarak vücuttaki karbondioksidin dışarı salınımın sağlamaktadı Akciğer Hastalığı, Akciğer vücudumuzun sağlığını koruyan iç organlarımızdandır. Akciğerin temel görevi vücuda giren oksijen'in kana geçmesini sağlayarak vücuttaki karbondioksidin dışarı salınımın sağlamaktadır. Hakeza vücut ısının dengeleyerek vücudumuzun ısını sağlamaktadır. Akciğer hastalığının altında yatan ayrıntı uzmanlarca yapılan araştırmalar neticesinde bütün solunum yollarıyla ilgili olan bir konudur. Akciğerde oluşan bir rahatsızlık gırtlak yani solunum borusundan kaynaklı bir iltihap kaynaklıysa başlangıç itibariyle bronşit hastalığına dönüşür. Bronşit ise zamanla akciğerin bütün fonksiyonlarını etkileyerek bütün akciğer üzerinde iltihap oluşmasına sebep olmaktadır. Akciğer hastalıklarında bir diğer rahatsızlık türü de yabancı bir cismin akciğere kaçmasından endeksli olabilmektedir. Akciğer hastalıklarına maruz kalan hastada bitmek bilmeyen öksürük krizleri, kusma, solunum güçlüğü, nefes darlığı olarak karşımıza çıkmaktadır. Akciğer hastalıklarında yutulan cismin broşları kısmen veya tamamen kapatması halinde rahat nefes alamayan hasta rahat solunum alamaz ve Akciğer kısmında hava birikmesine neden olarak şişmeye sebep vererek diğer organlara gidecek olan oksijenin kan yoluyla tam manasıyla gönderilmediğinden hasta üzerinde ciddi tahribatlara neden olur

      Akciğer Kanseri

      Kanser çeşitlerinin tamamı insan üzerinde ciddi anlamda tahribatlara sebep olmaktadır ancak akciğer kanseri ciddi bir hastalıktır. Akciğer üzerinde bulunan dokuların üzerine yerleşen küçük kötü huylu kanser hücrelerinin yayılmasıyla akciğer zamanla zarar görevini yerine getiremez. Küçük hücreli bu kanser hücreleri zamanla akciğerin görevi olan oksijeni kana gönderemez haliyle karbondioksit de dışarı atamayarak vücudun iflas etmesine sebep olabilmektedir. Akciğer kanserinin başlıca nedenleri sigara tüketilmesidir. Akciğer hastalıklarında akciğer kanserine yakalanma oranı siğara içenlerde çok yüksek orandayken sigara içmeyenlerde bu rahatsızlık daha azdır. Sigara tüketen biri vücudun alması gereken oksijeni daha az alıp bunun yerine sigaranın içinde bulunan nikotini ve karbondioksiti daha fazla solumasına neden olmaktadır. 

      Akciğer Hastalıkları ve İltihap Oluşumu

      Akciğerde iltihap oluşumu genellikle ağız ve burun yoluyla alınan havayla birlikte vücuda giren mikroorganizmaların broşlar üzerinde iltihap oluşturması ve vücuda hava yoluyla giren bu zararlı organizmalar ile iltihabın zamanla akciğer üzerine yerleşerek havadan kanımıza yeterli miktarda oksijen girmesini engeller böylelikle akciğer çalışmasında kısıtlar. Akciğer hastalığının oluşmasında virüsler, bakteriler ve mantarlar ciddi anlamda etki göstermektedir. Bu virüs tarzı mikroplar yüzünden akciğer hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Akciğer iltihabının en belirgin belirtileri.
      • Bitmek bilmeyen öksürükler başlangıçta bu öksürükler atılan balgamın rengi sarıyken zamanla yeşil balgama dönüştüğü görülmüştür.
      • Nefes alırken boğulma hissi, kalp atışı gibi nefes alıp verme, sürekli ateşlenme ve yerinde duramama isteği, 
      • Göğüs kafesi üzerinde ağrı, gece terlemeleri, iç üşümesi ve terleme,
      • Yemek yeme isteğinin kalkması ve bitmek bilmeyen kas ağrıları,

      Yukarıda sıralanan belirtiler görülen kişi acilen bir doktora başvuru da bulunmalıdır. Akciğer iltihabı nefes almayı zorlaştırarak vücut için tehlike arz etmektedir. Uzmanların yapmış olduğu araştırmalar neticesinde akciğer hastalıklarının oluşmasında en önemli etken S.pnemoniae ve Haemophilus influenze adlarındaki bakteri türleridir. Ayrıca akciğer hastalıklarının oluşmasında grip ve su çiceği mikrobu ile kimyasal gazlar, kirli hava ile sigara dumanı akciğer hastaları üzerinde olumsuz etkiler göstermektedir. Akciğer iltihabı kimi hastalarda oksijen almayı ciddi anlamda güçleştirdiğinden çok tehlikeli bir hastalıktır. 

      Akciğer Hastalığı

      Akciğer Hastalıkları Kiml]]> Köpek Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kopek-hastaliklari.html Sun, 05 Aug 2018 06:29:07 +0000 Köpek hastalıkları: çoğu kişiler için bazen en iyi dosttur köpek. Her sırrımızı paylaşacağımız, her derdimizi anlatacağımız sadık hayvanlardan biridir. Fakat ne kadar iyi baksak bile onlar da bazen hasta olabiliyorlar. Çe Köpek hastalıkları: çoğu kişiler için bazen en iyi dosttur köpek. Her sırrımızı paylaşacağımız, her derdimizi anlatacağımız sadık hayvanlardan biridir. Fakat ne kadar iyi baksak bile onlar da bazen hasta olabiliyorlar. Çeşitli rahatsızlık geçirebiliyorlar. Anneden alınan antikorların etkisi son bulduğun da çeşitli enfeksiyonlarla karşılaşabiliyorlar. Kimi zaman bu rahatsızlıklar bulaşıcı bile olabilir. Özellikle hasta olan köpeklerin; köpek üretim merkezleri, barınaklar, pansiyonlar gibi yerlerde bakımları daha iyi yapılmalıdır. O yüzden aşısı tamamlanmamış köpeklerin bazı etkinliklerde bulunmaları doğru değildir. Bazı köpek hastalıkları şunlardır:


      Köpek hastalıkları,

      Gençlik hastalığı: köpeklerin gençlik viral hastalığı bulaşıcı bir hastalıktır. 3 ya da 12 aylık köpeklerde daha çok rastlanır. belirtileri: burun akması, göz akması, ishal,kusmadır. Bu hastalığa yakalanan köpeklerin %60 ya da %80' i ölür. 

      Kanlı ishal:  bu hastalığın ilk belirtisi kusmadır. Kusmuk gri beyaz renkte sulu bir şekil de görülür. Köpeğin ateş 41 dereceyi bulur. Yavru köpeklerde daha çok rastlanır. bu hastalığa yakalanan köpeklerin %50'si ölür.

      Köpek HastalıklarıVirüsler: bağışıklık düzenin de bozukluğa yol açarlar. Hedef hücrelerin genetik kodlarını çalmaktır.

      Bulaşıcı karaciğer hastalığı: bu hastalığın en şiddetli anı yavru köpeklerde  görülür.

      Köpek nezlesi: bu hastalık solunumda  orta dereceli bir yangına neden olur.

      Kuduz: sıcak kanlı hayvanların merkezi sinir sistemini etkileyen bir hastalıktır. bu virüs hayvanların salyası ile taşınır.
      ]]>
      Solunum Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/solunum-hastaliklari.html Sun, 05 Aug 2018 16:30:27 +0000 Solunum Hastalıkları, solunum sistemi insan vücudunda var olan ve yaklaşık yetmiş trilyon kadar dokuya oksijen sağlamakla vazifeli bir sistemdir. Yalnızca oksijen taşımakla kalmayarak, dokuların metabolizma işlevleri n Solunum Hastalıkları, solunum sistemi insan vücudunda var olan ve yaklaşık yetmiş trilyon kadar dokuya oksijen sağlamakla vazifeli bir sistemdir. Yalnızca oksijen taşımakla kalmayarak, dokuların metabolizma işlevleri nedeni ile meydana gelen karbondioksitin vücuttan atılması ile kanın pH değerlerinin ayarlanması şeklinde de oldukça önemli vazifeleri üstlenir. Solunum sistemi ögeleri  akciğerler, nefes borusu, gırtlak ve burundur. Adı geçen bu önemli organlardan oldukça ciddi hastalıkların yaşandığı organ ise vücut için en faydalı organların ilk sırasında yer alan akciğerlerdir. Genel olarak akciğerlerle ilgili önemli rahatsızlıklarda hasta almış olduğu her nefeste kafi oranda oksijen alamaz ve böyle durumlarda hastalar yaşamdan zevk alamaz hale gelirler. Solunum hastalıkları genellikle her kesin tahmin edebileceği gibi solunan kirli havadan ileri gelmektedir. sağlıklı bir yaşamın ana kuralı temiz havadan geçmektedir. Temiz havanın tam tersine solunan kirli hava ise solunduğu andan itibaren ulaştığı tüm organlara olumsuz zarar vermektedir. İlk başta vücut bu zararları yok edebilecek durumdadır. Ancak uzun süreli ve sürekli maruz kalınan kirli havaya vücut yenilerek rahatsızlıklar en umulmadık en zayıf anlarda kişiyi yakalayacaktır. 

      Solunum Hastalıkları;

      Astım,

      Astım hastalığına yakalanan kişilerin solunum yolları oldukça hassastır ve daralan  solunum yolları havanın ilerlemesinde problem çıkartarak nefesin zorlukla alınıp verilmesine sebep olur. Astım rahatsızlığında sınırlı solunan hava özellikle daralan hava kanallarından zorlanarak geçmesinden dolayı zorlanma sonucunda kişilerde hırıltılı solunumla sonuçlanır. Astım krizleri sigara dumanı, hava kirliliği, fabrika dumanları, polen, solventler enfeksiyonlar, soğuk hava, kimyasallar, temizlik ürünleri, bazı yiyecekler ve egzersiz gibi astımı tetikleyen faktörlerdir.

      Soğuk Algınlığı,

      Soğuk algınlığı özellikle kış aylarının önemli hastalıklarından olan soğuk algınlığı dikkat edilmesi oldukça önemli  ve bulaşıcı olan üst solunum yolları enfeksiyonlarındandır. Grip bakterilerinden değişik özelliklere sahip olan rhinovirüsler olarak bilinen binlerce virüs nedeni ile soğuk algınlığı rahatsızlığı baş gösterir. Bu virüsler özellikle öksürme, hapşırma veya mikroplu nesnelerle temas edilmesi ile yayılırlar. Günümüzde pek çok kişi mineral ve vitamin içerikli ilaçlar sayesinde solunum enfeksiyonu semptomlarının tedavisini sağlayarak hastalar bir veya iki hafta içerisinde normal yaşamlarına dönebilirler.

      Solunum Hastalıkları

      Grip,

      Grip Influenza adı verilen bir virüsün sebep olarak gösterildiği oldukça önemli bir solunum yolları enfeksiyonudur ve kişiden kişiye rahatlıkla bulaşarak yayılabilen bir hastalıktır. Gribe neden olan virüsler oldukça kalabalık olmalarının yanı sıra kendilerini değiştirme özelliğine de sahip olmalarından dolayı grip salgınını önlemek de mümkün olmamaktadır. Kullanılması tavsiye edilen anti- viral özellikli ilaçlar ile grip aşıları pek çok hastada başarılı olmaktadır. Grip semptomları ise eklem ve kas ağrıları, ateş, titrem, burun akıntısı, öksürük, hapşırık, boğaz ağrısı olarak grip rahatsızlığına eşlik ederler.

      Akciğer Kanseri,

      Akciğer kanserinin büyük olasılıkla sebebi sigara olmasının yanı sıra kirli hava veya duman gibi faktörler akciğerlerin dokusunda kötü huylu olarak bilinen tümörlerin meydana gelmesine sebep olmaktadır. Akciğer kanserinin tedavisi ise kemoterapi, cerrahi, radyasyon tedavisi ile radyasyon kombinasyonu yapılabilmektedir.

      Akut Bronşit,

      Özellikle akut bronşit bakteriyel veya viral şeklinde meydana gelmesinin yanı sıra bronş kanallarının iltihaplanması durumunu verilen isimdir. Bu oldukça önemli solunum enfeksiyonu belirtileri hastanın vücut direncini en a]]> Kadın Hastalıkları Miyom https://www.hasta.gen.tr/kadin-hastaliklari-miyom.html Mon, 06 Aug 2018 09:12:51 +0000 Kadın hastalıkları miyom, rahim ağzı ya da rahim içinde oluşan, düz kas ve bağ dokusu içeren, kanser olmayan iyi huylu kitleler miyom ya da ur olarak tanımlanır. Miyomların büyüklüğü bazen toplu iğne ucu kadar o Kadın hastalıkları miyom, rahim ağzı ya da rahim içinde oluşan, düz kas ve bağ dokusu içeren, kanser olmayan iyi huylu kitleler miyom ya da ur olarak tanımlanır. Miyomların büyüklüğü bazen toplu iğne ucu kadar olurken bazen bir kavun büyüklüğü kadar da olabilir. Oldukça yavaş büyüyen miyomlar, bazen bir tane bazen ise sayılamayacak kadar çok olabilir. Daha çok birden fazla görülme eğilimlidir. Genelde yuvarlak ve pembemsi bir renkte oluşum gösteren miyomların kadınların yaklaşık %20'sinde görülmektedir. Daha çok 35-45 yaş arasında görülen miyomlar, ergenlik döneminde de görülme ihtimali çok az olsa da vardır. Menopoz döneminden önce miyom görülen kadınlarda menopoz dönemine girildiğinde miyomlar hızla büyüyebilir. Miyom nedeniyle oluşabilecek belirtiler miyomun konumlandığı yer ve büyüklüğüne bağlı olarak değişir.

      Miyom çeşitleri

      • Rahim dış tabakasında oluşan Subseröz miyomlar
      • Rahim orta tabakasında oluşan İntramural miyomlar
      • Rahim iç tabakasında oluşan Submüköz miyomlar

      Kadın hastalıkları miyom belirtileri

      Kadın hastalıklarında miyom teşhisi detaylı jinekolojik muayene sonucu yapılabilmektedir. Bu şekilde tespit edilen miyom ağrı ya da kanama tarzı belirtiler sonrası yapılan tetkikler sonucu ortaya konmaktadır. Normal durularda miyom teşhisi, rutin bir jinekolojik muayenede tespit edilemez. Miyom belirli bir büyüklüğe geldikten ve kanama, ağrı gibi şikayetlere neden olduğunda miyom için tanı yapılabilir. Miyom nedeniyle ortaya çıkabilecek belirtiler;

      • Aşırı adet kanaması
      • Adet harici ara kanama
      • Aşırı kanamaya bağlı gelişen kansızlık
      • Kısırlık
      • Karın ve rahimde gözle fark edilebilecek boyutta şişme
      • Cinsel ilişki anında ağrı
      • Adet dönemlerinde bel ve kuyruk sokumu ağrısı
      • Sık sık idrara çıkma isteği
      • Miyom bağırsaklara basınç uyguladığında kabızlık

      Miyom tanısı nasıl yapılır

      Ultrasonografi: Ultrasonografi tekniği ile karın üstü ya da vajina içine bir cihaz sokularak iç genital organlar incelenir. Bu inceleme sonrası miyomlar tespit edilebilir.

      Histeroskopi: Teleskopi adlı bir cihaz rahim boynu aşılarak rahim içine sokulur. Rahim içi detaylı bir şekilde incelenerek miyomlar tespit edilebilir.

      Laparoskopi: Karın bölgesinde ufak bir eksi açılarak teleskopik bir alet yerleştirilir ve rahim içi detaylı bir şekilde incelenir.

      Histerosalpingografi: İlaçlı bir film yöntemi ile rahim içine ince bir tüp ile ilaç verilir. Bu ilaç karın boşluğuna kadar ilerler ve bu ilaç sayesinde rahimde meydana gelen anormallikler tespit edilir.

      Kadın hastalıkları miyom tedavisi

      Miyomlar bazen çok ufak olduğundan her hangi bir tedaviye gerek duyulmaz. Fakat bazı şikayetlere yol açan miyomlar, kanser riski taşıyanlar, boyut olarak oldukça büyük olanların tedavi edilmesi gerekebilir.

      Kadın Hastalıkları Miyom

      Tıbbi tedavi: GnRH grubundaki ilaçlar var olan miyomların küçültülmesi için uygulanır. Fakat ilaç tedavisi uzun süre devam edildiğinde vajinal kuruluk, kemik kaybı ve sıcak basması gibi şikayetler oluşabilir. Bu tür ilaçlar ameliyattan önce var olan miyomları ufaltmak amacıyla kullanılır.

      Cerrahi tedavi: Miyomlar hızla büyüyorsa ve ciddi şikayetlere yol açıyorsa cerrahi operasyon ile alınması gerekebilir. Cerrahi miyomun yeri, büyüklüğü ve tipine bağlı olarak değişebilir.

      Myomektomi: Miyomun rahim duvarından sıyrılarak çıkartılmasını kapsayan bir işlemdir. Özellikle bebek sahibi olmak isteyen kişilere uygulanan bir yaklaşımdır. Laparoskopi yöntemi ile gerçekleştirilir. Eğer miyom laparoskopi yöntemi ile alınamayacaksa karın bölgesinden kesi açılır ve myomektomi gerçekleştirilir.

      Rahmin alınması: Çok hızlı büyüyen miyomlar ciddi sıkıntı]]> Şeker Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/seker-hastaligi.html Tue, 07 Aug 2018 04:28:34 +0000 Şeker hastalığı, kanda yüksek şeker değerlerinin oluşmasına yol açan şeker hastalığı (diyabet), kronik bir hastalık olduğu için kişide bir ömür yaşamını sürdürür. İnsan vücudunda kan şeker değerlerini normal Şeker hastalığı, kanda yüksek şeker değerlerinin oluşmasına yol açan şeker hastalığı (diyabet), kronik bir hastalık olduğu için kişide bir ömür yaşamını sürdürür. İnsan vücudunda kan şeker değerlerini normal düzeyde tutmak için insülin ismi verilen bir hormon bulunur. Bu hormon pankreras aracılığı ile kan şekerini dengede tutar. Lakin şeker hastalığı olan kişilerde insülin üretimi az üretilir veya hiç üretilmeyip kişinin insülin direnci mevcut şekilde görülür. Kanda bulunan glikoz (şeker) yükselmelerine neden olan bu hastalık, vücuda alınan besinleri istenilen şekilde kullanamaz. Eğer kişide insülin hormonu tam anlamıyla eksik ise buna Tip 1 diyabet (insüline bağlı diyabet) denilmektedir. Lakin insülin hormonu var ama miktarı az ise yada dokularda insüline karşı direnç meydana geliyor ise buna Tip 2 diyabet (insüline bağlı olmayan) denilmektedir.

      Şeker Hastalığı Çeşitleri

      Tip 1 Şeker Hastalığı Nedir

      Tip 1 şeker, insülin hormonunun tamamının yokluğu ilke devam eden bir şeker hastalığıdır. Genellikle erken yaşlarda görülen bu şeker hastalığı ilerleyen yaşlarda da görülmektedir. Bu hastalığı olan kişilerde antikor adı verilen yıkıcı kan ürünleri meydana gelir. Buda kişilerde beta hücrelerini öldürür veya insülini etkisiz hale getirir. Tıp 1 şeker hastalığının görülme yaşı çoğunlukla 20 yaş ve altıdır. Hasta zaman içerisinde kilo kaybı yaşar ve kilo değişikliklerine uğrar Tip 1 şeker hastalığında 3 önemli bulgur bulunmaktadır.

      • Kanda bulunan şeker düzeyinde artış,
      • Vücutta ciddi oranda protein eksikliği,
      • Kolesterol ve enerjinin gerekli olması için vücut tarafından üretilen yağın fazla kullanılması,

      Şeker Hastalığı

      Tıp 2 Şeker Hastalığı Nedir

      Tıp 2 şeker hastalığının ortaya çıkması, insülin eksikliğinde veya genellikle insülinin gerektiği kadar etki göstermemesi halinde görülür. Tıp 2 şeker hastalığı çoğunlukla orta yaş ve ileri ki yaşlarda görülmektedir. Tıp 1 şeker hastalığına göre görülme oranı daha fazladır. Erişkinlerde daha çok görülen bu hastalığa çoğunlukla erişkin tipi şeker hastalığı da denilmektedir. Tıp 1 şeker hastalığı olan kişilerde çoğunlukla kilo kaybı görülürken, Tip 2 hastalığı olan kişilerde de aşırı kilo alımı meydana gelmektedir.

      Şeker Hastalığının Başlıca Belirtileri

      • Ciltte meydana gelen kuruluk
      • Vücutta oluşan yara veya çiziklerin uzun süre iyileşmede güçlük çekmesi
      • Kus ve mide bulantısıAşırı su içme isteği
      • Sürekli ağız kuruluğu olması
      • Sıklıkla idrara çıkma isteği
      • Kronik olarak görülen halsizlik ve yorgunluk
      • İştahın açılması ve sürekli yemek yeme hissi
      • Adet kesilmesi veya adet düzensizliği

      Şeker Hastalığı İçin Risk Altında Olanlar

      • Aşırı kiloya sahip kişiler
      • Hızlı yemek yiyen kişiler ve sürekli acıkanlar
      • Kanda bulunan yağ oranının fazla olması durumu
      • Aile içerisinde şeker hastalığı hikayesi olanlar
      • Hareketsiz bir yaşam tarzı olanlar

      Şeker Hastalığı Teşhis

      Şeker hastasının kanda bulunan şeker düzeyini ve idrarda bulunan şeker miktarının saptanması için öncelikle kan ve idrar testine ihtiyaç vardır. Kanda bulunan şeker yoğunluğu kimyasal ve enzimatik yöntemler ile saptanabilir.

      İdrarda Şeker: Sağlıklı kişilerde idrar testinde şeker oranı düşük düzeylerde görülürken, şeker hastalığı olan kişiler de ise oldukça fazla görülmektedir. İdrarda yapılan şeker testi şeker hastalığı olan kişilerin durumuna göre farklılık gösterebilir.

      Glukoz Tolerans Testi: Glukoz testi, şeker hastalığının tanısı ve teşhisi için oldukça önemli bir yere sahip testtir. Kişinin kilo potansiyeline göre glukoz verilmektedir. Eğer kişide olası şeker hast]]> Kaşıntı Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/kasinti-hastaligi.html Wed, 08 Aug 2018 04:07:30 +0000 Kaşıntı Hastalığı, Hastalıklar hayatımızı olumsuz yönde çok etkiler. Hastalıklar başlı başına bir derttir kişi için. Genelde hastalıklar romatizma, baş ağrısı, mide ağrısı ve kaşıntıdır. Hepsi de olumsuz anlamda Kaşıntı Hastalığı, Hastalıklar hayatımızı olumsuz yönde çok etkiler. Hastalıklar başlı başına bir derttir kişi için. Genelde hastalıklar romatizma, baş ağrısı, mide ağrısı ve kaşıntıdır. Hepsi de olumsuz anlamda hayatımızı etkiler. Kaşıntı hastalığı özellikle uyuz, alerji, egzama ve mantardan olur. Bu hastalıklar neden kaşıntı yapar öğrenmek istermisiniz. Kaşıntı hastalıklarını ben size anlatayım.


      Kaşıntıya neden olan hastalıklar

      Egzama:  Deride oluşan çok ciddi bir cilt hastalığıdır. Egzamanın oluşumu ve belirtisi kişiye göre değişir. Kızarıklık, şişlik ve minik su toplaması ön plandadır. Bazı hastalar da bu görülür iken bazılarında ise sadece yanma ve şiddetli kaşıntı olur. Bu kaşıntı ilerleyen zamanlar da deride çatlaklar meydana getirir. Kişinin hayarını olumsuz yönde çok etkiler. Eğer kaşıntınız ve deride su toplaması var ise hemen bir doktora gidilmelidir. Egzamanın tadavisi vadır, yeterki doktorun dediği şekilde davranalım.

      Uyuz: Bu hastalık başlı başına bir derttir insan için. Hastalığın şidetli kaşıntı ile başlar. Uyuz aslında insan derisinde oluşmuş ve deriye tünleller açmış bir böcektir. Bu böcekler göz ile görünemeyecek kadar ufaktır. Uyuz kaşıntısı kişiden kişiye bulaşır. Özellikle okulda, iş yerlerinde ve toplu taşıma araçlarında insandan insana bulaşır. Uyuz hastalığı zengin fakir ayrımı yapmaz, herkeste görülür. Aslında uyuzda kaşıntı olduğu için pis insanlar da olduğu düşünülür. Bu düşünce yanlıştır. Uyuzun kimde görüleceği belli olmaz, ister pis ister temiz olun herkeste olabilir. Uyuz kaşıntısının geçmesi mümkündür. Yeterki zamanın da doktora gidelim.

      Kaşıntı Hastalığı
      Mantar:  Bu kaşıntı hastalığı vücudun hemen hemen her bölgesinde görülür. Mantar vücutda şiddetli kaşıntılara yol açar. Mantar kaşıntısı kadınlarda çoğunlukla vajinal bölgelerin de, erkekler de ise ayak parmak aralarında olur. Bu kaşıntı bulaşıcıdır, kişiden kişiye bulaşır. Mantar kaşıntısı insana kendini sürekli kaşıtmak ister. Bunun için eğer mantar kaşıntınız var ise hemen bir doktora gidin. Çünkü mantar çok kolay yayılan bir hastalıktır. Kendinize dikkat edip ve ilaçları doğru kullanır isek  mantar kaşıntısından kurtulabiliriz.

      Alerji: Bir çok insanın bazı şeylere karşı alerjisi olur. Alerji kendini kaşıntı, hapşuruk ve vücudta kızarıklık ile kendini belli eder. Oldukça ciddiye alınması gereken bir hastalıktır. Alerji bazen ölüm ile de sonuçlanabilir. Kişinin alerjisi olduğu şeye karşı farklılık gösterir. Ama en bilindiği ise kendini kaşıntı ile belli etmektedir. Elerjisi olan bir kişi ilacını düzgün kullanmalı ve alerjisi olan şeylerden uzak durmalıdır.
      ]]>
      Aft Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/aft-hastaligi.html Wed, 08 Aug 2018 10:43:56 +0000 Aft,  ağız içinde dilde, dudak ve yanakların iç kısımları, yumuşak damakta görülen solgun sarı renkte ve etrafı kırmızı bir çerçeveli, 2-3 mm çapında yüzeysel ülserleşmiş lezyonlardır. Minor, majör ve herpetifor Aft,  ağız içinde dilde, dudak ve yanakların iç kısımları, yumuşak damakta görülen solgun sarı renkte ve etrafı kırmızı bir çerçeveli, 2-3 mm çapında yüzeysel ülserleşmiş lezyonlardır. Minor, majör ve herpetiform aft olarak üç çeşidi vardır. Neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemekle birlikte aft çıkacak bölgede bir, iki gün öncesinde kaşıntı ve kızarıklık görülmektedir.

      Aft Bulaşıcı mıdır

      Aft herhangi bir bakteri ve virüsten kaynaklanmadığı için lokal yayılımı yoktur ve bulaşıcı değildir.Aft genellikle tek olarak seyretse de aynı anda farklı bölgelerde de oluşabilmektedir.

      Aft'ın  Oluşma Sebepleri :
      • Darbeler ve travmalar:Herhangi bir sebepten dolayı ağız içinde bir darbe olduysa, örneğin yemek yerken yanak içinizi ısırmak veya dişinizi fırçalarken diş etinizi zedelemek gibi ağzınızda aft çıkabilmektedir.
      • Belli yiyecekler:Asitli yiyeceklerin fazla tüketimi, ağız içinde yer alan koruyucu mukozanın erimesine neden olmakta ve aft oluşumuna yol açmaktadır.Aynı zamanda turunçgiller,tuzlu ve baharatlı çerezlerin tüketimi,sirke gibi ağız içinde tahrişe neden olabilecek yiyeceklerin tüketimide aft oluşumuna neden olmaktadır.
      • Diş Macunu : Diş macunu içinde bulunan sodyum lauryl sülfat ağız içi koruyucu mukozada yıkıcı etkiye yol açabilmektedir.
      • Stres:Günümüzde birçok hastalığın nedeni görülen stres, aft hastalığının en önemli nedenlerinden biridir.
      • Genetik ve belirli otoimmün durumlar: Bazı insanların aft oluşumuna yatkın oldukları düşünülmektedir. B12, çinko, folat, demir eksikliği veya sigara içmek, tütün çiğnemek aft oluşumuna neden olan etkenler arasında gösterilmektedir.
      Aft HastalığıAft Tedavisi:

      Aftlar herhangi bir tedavi uygulanmasa da 1 hafta - 10 gün içerisinde iyileşme göstermektedir.Fakat aftın neden olduğu acıyı azaltmak ve iyileşme süresini kısaltmak için aşağıdaki yöntemleri uygulayabilirsiniz.
      • Yemek öncesi ağız içine uygulanabilen anestezik kremler uygulayabilirsiniz.
      • Aftın başlangıç safhasında steroidli bir gargara veya 1 tk karbonatı bir çay bardağı ılık su ile karıştırıp gargara yapabilirsiniz.
      • Günde 1000 mikrogram B12 vitamini kullanabilirsiniz.
      • Folik asit ve B3 vitamini yara iyileşmelerinde büyük rol oynadığı için aft tedavisinde kullanabilirsiniz.
      • Sıcak, asidik ve tahriş edici gıdalardan uzak durmalısınız.
      Antibiyotik tedavisine yanıt vermemektedir.
      ]]> Gül Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/gul-hastaligi.html Wed, 08 Aug 2018 20:22:47 +0000 Gül hastalığı,  diğer adı  rosa veya gülleme gibi isimlerle adlandırılmaktadır.Gül hastalığı belirtileri, sıkıntı, menopoz, stres,  güneş, mide rahatsızlıkları başlıca sebepleridir .Gül hastalığı  yediden Gül hastalığı,  diğer adı  rosa veya gülleme gibi isimlerle adlandırılmaktadır.Gül hastalığı belirtileri, sıkıntı, menopoz, stres,  güneş, mide rahatsızlıkları başlıca sebepleridir .Gül hastalığı  yediden yetmişe her yaşta görülen bir hastalıktır. Fakat çoğunlukla on veya otuz beş yaşları arasında görülen döküntülü  deri hastalığıdır. Döküntü beş altı hafta veya daha fazla sürebilir. Çoğunlukla bu  hastalık kalıcı bir iz bırakmaz. Fakat bu gül hastalığı esmerlerde  zamanla  kahve renkli lekeler bırakabilir. Gül hastalığının başka belirtiside,  sırtda veya göğüsde pembe bir lekeyle başlar. Bu lekeye madalyon tanısı adı verilir. Çoğunlukla bu leke daire şeklini alıp ortadaki kısmı soluktur. Bunuda  mantar sanıp mantar ilaçları kullananlar vardır. Bu döküntü  hastalığı mantar enfeksiyonu olmadığından  bu kremler fayda vermez. Bu döküntü bir kaç haftada, çok fazla pembe döküntü ortaya çıkarır. Hatta bazen yüzlercesi bu döküntü vücudunuzda görülmeye başlar.Bu döküntüler yüzde veya boyunda, nadiren görülür. Bu tarz döküntüler madalyon döküntüsünden daha ufaktır ve tekrar mantar hastalığı ile karıştırılır. Döküntüler ovale benzer ve sırttada çam ağacına benzer bir şekilde dağılırlar. Bazen gül hastalığı yaygınlaşıp çok şiddetlide olabilir.Bazı hastalarda kaşıntı olur, özellikle sıcakta kaşıntı çoğalır. Ara ara halsizlik ağrı vede  diğer bulgular görülmüştür. Bu döküntüler genellikle altı veya sekizinci haftada geriler. Fakat bazen  çok uzun da sürebilir.Sıcak banyo fiziksel aktiviteler döküntüyü arttırır. Bazen bu olgularda döküntü geriledikten sonra  bir kaç ay daha  tekrarlayarak devam eder. 

      Gül hastalığı sebebi,

      Nedeni mantar enfeksiyonu veya bakteri  değildir.Bu hastalık  bir alerjik reaksiyonda olamaz ve iç hastalıklarlada ilişkisi yoktur.  Bir virüsünde bu tarz döküntüye neden olabildiğide düşünülebilir.  Viral enfeksiyonlardaki gibi hastada da yorgunluk veya halsizlik bulunabilir. Fakat bu hastalığın sonucunda virüs enfeksiyonu  oluştuğu ispat edilmemiştir. Başka virüs enfeksiyonlarının tersine Pitriasis rozasea insandan insana bulaşmaz. Gül hastalığı tanısı dermatolojik muayene ile yapılır. Pitriasis rosea çoğunlukla bel, boyun, göğsü, karın, kol ve bacakların üst tarafına etkisi olur. Döküntü farklı insanlarda değişik biçimlerde görüldüğünden, bazı tanıda zorluklar çekilebilir. Döküntünün biçimi ve boyutları insandan insana değişir. Ara ara olsada  döküntü bedeninin  farklı yerlerinde, örnek olarak  bedenin  alt kısmında  veya  yüz bölgesinde  görülebilir. Vücutta ki mantar enfeksiyonu ile karıştırılır. Bazı ilaçlara karşı bu döküntüler pitriasis roseaya benzetilir. Dermatoloji Uzman doktorunuz emin olmak  için bazı kan testleri isteyecektir, Gerektiğin de biyopsi yapabilirler. Gül hastalığın tedaviside kaşıntıyı yok etmek  için ağızdan alınan bir takım ilaçlar yada sürülebilen bir takım ilaçlar kullana bilirsiniz. Nemlendirici bazı losyonlar yazılabilir. Sıcak su olmayan ılık su ile banyolar yapmanız  tavsiye edilir. Döküntüyü arttırdığı fiziksel aktivitelerden kaçınılması tavsiye edilir. Bu hastalıklar da kortizon ve antienflamatuar tedaviler kaşıntı baskısı  için verebilirler.Bazı hastalara bu hastalığın çok önemli bir hastalık olmadığı konusunda bilgilendirmek lazım. Unutmamanız gerekir ki  pitriasis rosea sıkça rastlanılan bir hastalık olduğundan  genellikle çok hafif geçirilir.

      Gül Hastalığı

      Gül hastalığı tedavisi,

      Genelde gül hastalığı çocuklarda,gençlerde ve orta yaşlarda yaygın olan bir cilt hastalığıdır. Çoğunlukla  göğüste, karnınızda veya belde büyük bir lekeyle başlar, daha sonraları her tarafa yayılır. Gül hastalığı sebebiyle oluşan kurdeşen çoğu zaman bedeninizin ortasından etrafa dağılır ve görüntüsü sarkık çam ağacı dalına benzer. Kurdeşen belirtisi olduğu zaman Pityriasis roseanın kendine has bir görüntüsü vardır. Erken evrelerinde, gül hastalığı,egzama veya halka kurdu  gibi çeşitli cilt hastalıklarıyla  k]]> Baş Dönmesi Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/bas-donmesi-hastaligi.html Thu, 09 Aug 2018 06:43:38 +0000 Baş Dönmesi Hastalığı, baş dönmesi durumu çoğunlukla hareket yanılması ile ortaya çıkmaktadır. Kişi genel olarak var olmayan bir hareketi algılayarak hem kendisinin hemde çevresinin hareket halinde olduğunu zannetmektedir. Ö Baş Dönmesi Hastalığı, baş dönmesi durumu çoğunlukla hareket yanılması ile ortaya çıkmaktadır. Kişi genel olarak var olmayan bir hareketi algılayarak hem kendisinin hemde çevresinin hareket halinde olduğunu zannetmektedir. Özellikle kişinin yaşamış olduğu baş dönmesi durumu dengesizlik hissi ve çevresinde dengesini sağlayamama durumudur. Baş dönmesi ile denge bozukluğu en sık olarak rastlanılan şikayetlerdir ve hastanelerde acile gelen kişilerin yaklaşık %25'i bu sebep ile gelmektedir. Baş dönmesi en sık olarak orta yaş grubu ve ileri yaş grubu olan kişilerde rastlanmaktadır. Genellikle çocukluk döneminde baş dönmesi oldukça seyrek olmaktadır. İnsanın hareket etmesi için ve dengeyi sağlayabilmesi özellikle pek çok sayıda vücut siteminin beraber uyum içerisinde çalışmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunun sonucunda vücuttaki pek çok sistemi etkileyen hastalıkların etkilemesinden kaynaklı olarak baş dönmesi ile dengesizlik şikayetleri meydana gelmektedir. 


      Baş Dönmesi Hastalığını Etkileyen Sistem, 

      Baş dönmesi şikayeti ile beraberinde dengesizlik problemi yaşayan hastaların öncelikle sistemik muayenesi yapılması gerekmektedir. Bu durum çoğunlukla kardiyoloji, kulak burun boğa ve nöroloji bölümünü ilgilendiren durumdur. Kişi baş dönmesi şikayeti ile başvurduğunda hangi organda meydana gelen bir rahatsızlık sonucunda ortaya çıktığı araştırılmalıdır. Bu araştırma yapılırken pek çok teknolojik aletlerden faydalanılabilir. Çünkü baş dönmesi durumu tek başına bir hastalık olarak görülmez, ancak başka bir hastalığın belirtisi olabileceği göz önünde bulundurularak kişi muayene edilir ve araştırması yapıldıktan sonra tedaviye başlanmalıdır.

      Baş Dönmesi Hastalığı
      Baş Dönmesi Hastalığının Sebepleri, 

      Kulak baş dönmesi hastalığının büyük kısmından sorumlu olmaktadır. Kişinin pozisyonuna bağlı olarak gelişen baş dönmesi klinik vakalarının içinde en sık olarak rastlanılan sebeplerden birisidir. Bu hastaların genelinde baş dönmesi sorunları mevcut olmaktadır. Kulak ile alakalı olan baş dönmesinin tanısı ise iç kulakta yarım daire kanalının manevralara vermiş olduğu yanıtlar doğrultusunda konulmaktadır. Yaşanan travmalar, sık olarak kişinin başına almış olduğu sert darbelerden kaynaklı olarak kafatasında oluşan ve iç kulakta bir zedelenmeye ya da kırık sorununda baş dönmesi sıklıkla ortaya çıkmaktadır. Geçirilen travma sonrasında kişinin kafatasında herhangi bir kırık sorunu oluşmamış, ancak iç kulağın yapısında sarsıntı ya da kristallerin yer değiştirmesi sonrasında baş dönmesi gelişebilmektedir. 

      Baş Dönmesi Hastalığının Tedavisi, 

      Kişide gelişen baş dönmesi ve dengesizlik problemi çoğunlukla ön tanısı yapılarak tedavi süreci kısa sürede uygulanmaya başlanır. Özellikle baş dönmesi tedavisi sebebe yönelik olarak yapılmaktadır. Ayrıca baş dönmesine yol açan neden ortadan kaldırılınca kişinin de baş dönmesi yakınmaları tam anlamı ile düzelecektir. Baş dönmesi meniere hastalığında kişinin hem yaşam tarzı kontrol altına alınırken hem de ilaç tedavisi uygulanarak yaklaşık %90 oranında kontrol edilmektedir. Ayrıca kişi için zararlı olan maddelerden uzak tutulması, aynı zamanda iç kulağın sıvı basıncını arttırıcı olarak görülen içeceklerden de uzak durulmalıdır. Uzman hem baş dönmesi hem de kulakta mevcut olan dolgunluğu gidermek için ilaç tedavisine başlamaktadır. Kişide pozisyonel olarak gelişen baş dönmesi iç kulakta meydana gelen şikayetlerin giderilmesi yönünde tedavi uygulanmalıdır. Bunun için kişinin sürekli olarak aynı kulağında sık olarak manevralardan kaynaklı baş dönmesi durumunun iyileşmesi sağlanmaktadır. Ancak kulakla ilgili olan semptomlarda eğer çok şiddetli ise bu durumda cerrahi işlem uygulanabilir. Özellikle kişide baş dönmesi ve denge bozukluğu için sistematik muayene yapılması gerekmektedir. Ancak diğer branşların baş dönmesi ile i]]> Kansızlık Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/kansizlik-hastaligi.html Thu, 09 Aug 2018 07:06:13 +0000 Kansızlık hastalığı, tıp dilinde anemi olarak adlandırılan bu hastalık, kırmızı kan hücrelerinin veya hemoglobin denilen maddenin azalması sonucunda görülür. Kırmızı kan hücreleri kişi için oldukça önemlidir. Kem Kansızlık hastalığı, tıp dilinde anemi olarak adlandırılan bu hastalık, kırmızı kan hücrelerinin veya hemoglobin denilen maddenin azalması sonucunda görülür. Kırmızı kan hücreleri kişi için oldukça önemlidir. Kemik iliklerinde üretilen kırmızı kan hücreleri ve içerdikleri hemoglobin proteini sayesinde vücuda oksijen taşıyabilir. Kansızlık şikayeti olan kişilerde yorgunluk hissedilmesi veya sürekli bir halsizlik hali olması şaşırılacak bir durum değildir. Kişide nedeni belli olmayan yorgunluk, halsizlik, soluk ten, baş dönmesi ve el, ayaklarda soğukluk olması kansızlığın önemli belirtileri arasında yer alır.

      Kansızlık hastalığının farklı türleri vardır. Bu nedenden dolayı kansızlık olan kişinin türüne göre geçici veya uzun ömürlü bir kansızlık hastalığı geçireceği değişkenlik gösterebilir. Her ne olursa olsun kişide kansızlık durumu söz konusu olduğu zaman en kısa zamanda bir doktordan yardım alması gerekir. Her hastalığın sonu ciddi sonuçlar ile sonlanabilir. Kansızlık çoğu zaman ciddi bir hastalığın da habercisi olabilir. Bazı kansızlık hastalıkları için sadece ilaç tedavisi uygun görülürken bazısı için de beslenme programı, ilaç ve operasyon gerekebilir.

      Kansızlık Belirtileri

      • Baş dönmesi ve halsizlik
      • Çabuk yorulma
      • Bulantı ve kusma hissi
      • İştahsızlık ve halden düşme
      • Dikkat eksikliği
      • Titreme ve üşüme
      • Eklemlerde ağrı olması
      • Dışkıda kan meydana gelmesi
      • Kilo kaybı ve zayıflık
      • Dilde oluşan yaralar

      Kansızlık Hastalığı Nedenleri

      Kansızlık hastalığı çeşitli nedenlerden dolayı görülebilir. Özellikle vücudun yeteri kadar alyuvar üretmemesi halinde kansızlık durumu söz konusudur. Aynı zamanda kanama durumu olduğu zamanlarda vücudun kan üretmede zorluk çekmesi veya ciddi derece de alyuvar kaybetmesi kırmızı kan hücrelerinin yok olmasını dağlar ve kansızlık hastalığı belirebilir. Kırmızı kan üretebilmek adına vücudun folik asit, B-12 vitamini ve bazı besinlere ihtiyaç vardır.

      Demir Eksikliği, kansızlığın başlıca nedenleri arasında görülebilir. Vücutta yeterli düzeyde bulunmayan demiz vitamini kırmızı kan hücrelerini de olumsuz yönde etkilemektedir.

      Regl Dönemi, regl döneminde giden kan, kişilerde geri karşılanmıyor ise kansızlık olabilir. Özellikle bu dönmelerde bayanların sağlıklı beslenmeye ve düzenli vitamin almaya ihtiyaçları olabilir. Adet döneminde görülen demir eksikliği kansızlığa neden olan önemli etkenler arasında yer alır. Bunun için demir vitamini ağırlıklı beslenmekte fayda olacaktır.

      Kronik Hastalıklar, kişide var olan kronik bir hastalık bile kişinin kansızlık hastalığına yol açmasına neden olabilir. Eğer böyle bir durum söz konusu ise kansızlık için doktora gidildiğinde doktor ile hastalığın varlığı adına söyleşi yapmak gerekir.

      Kansızlık Hastalığı

      Vitamin Eksikliği, vücudun kırmızı kan üretebilmesi adına vitaminler oldukça önemli bir yere sahiptir. Bilhassa B12 ve folik asit kırmızı kan üretiminde vücuda destek vermektedir. Kansızlık hastalığı kişide var ise vitamin düzeyini dengede tutacak besinlerden veya ekstra vitamin takviyelerinden faydalanabilir. 

      Kansızlık Hastalığı Tedavi

      Kansızlık hastalığının tedavisine geçilmeden önce kişide kansızlık durumunun hangi nedenlerden dolayı gelişme gösterdiğine bakılır. Ardından kişinin gebelik, adet dönemi, yeterli beslenememe veya kronik hastalıklar sonucunda bir kansızlık durumu söz konusu ise öncelikle kişiye kansızlık için çeşitli vitamin takviyeleri önerilebilir. Ardından kişinin sağlık durumuna bakılır ve çok yorgun düşmüş ise çeşitli kan ilaçları önerilebilir. Bu durum tamamen kişinin neden kansızlık hastası olduğuna bağlı gelişmektedir. Kan yapan gıdalar kansızlık hastalığı olan kişiler önemlidir. Eğer böyle bir hastalık söz konusu ise kan yapısı besinler]]> Humma Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/humma-hastaligi.html Fri, 10 Aug 2018 00:12:59 +0000 Humma Hastalığı, Bu hastalık grip gibi basit bir hastalıktan ağır karaciğer hastalıklarına ve kanamalı ateşli hastalıklara kadar yol açabilecek akut viral bir hastalıktır. hastalığa pozitif tek dizin RNA virüsü olduğu bil Humma Hastalığı, Bu hastalık grip gibi basit bir hastalıktan ağır karaciğer hastalıklarına ve kanamalı ateşli hastalıklara kadar yol açabilecek akut viral bir hastalıktır. hastalığa pozitif tek dizin RNA virüsü olduğu bilinen arbovirüs neden olmaktadır.


      Humma Hastalığı Bulaşma Yolu,

      Enfeksiyon hastalıklı olan eklem bacaklının tükürüğü içerisinde bulunan virüsü deri yolu ile bırakması sonucu oluşmaktadır. Enfeksiyonun bulaşması ile virüs vücutta çoğalır ve bağışıklık sistemi yolu ile vücudun tamamına yayılır.

      Humma Hastalığı Belirtileri:
      • Ani ateş
      • Üşüme
      • Kas ağrısı
      • Bel ağrısı
      • Baş ağrısı
      • Böbrek hastalıkları
      • Mide bulantısı
      • Ciltte ve gözde sararma
      • Kusma
      Humma Hastalığı Teşhisi,

      Humma hastalığının belirtileri diğer bazı hastalıkların belirtilerine benzemesi nedeni ile hastalığa tam ve kesin teşhisin konması için uzman doktorlara baş vurulmalı, iyi bir muayene ve kan tahlilleri yapılarak kesin teşhis konmalıdır.

      Humma Hastalığı
      Humma Hastalığı Tedavisi,

      Humma hastalığının özel bir tedavisi olmamakla birlikte, hastalarda su kaybını önlemek adına ve yüksek ateşi düşürmek için tedavi uygulanır. Hastalığın derecesine göre yoğun bakım altına alınması gereken hastalarda olabilir. Dikkat edilmesi gereken en etken durum sıvı kaybını önlemek ve hastanın dinlendirilerek vücudun sadece hastalık ile savaşmasına ortam hazırlayarak iyileşme sürecinin kısalmasına katkıda bulunmaktır.

      Humma Aşısı Hastalığın Bulaşmasını Önler mi,

      Hastalığın bulaşmasını önleyecek tek yol humma aşısıdır. Aşının humma aşısı onaylı bir aşı merkezinde yapılması ve aşı olan kişiye uluslararası bir sertifika verilmesi gerekmektedir. Bu hastalığın bulaşabileceği ülkelere gidecekseniz uzun kollu kıyafetler tercih etmeli, vücudun açık kalacak bölgelerine sivrisinekleri vücudumuzdan uzak tutacak sinek kovucu ilaçlar sıkılmalı, konaklama yapılan yerde cibinlik gibi sinekleri kendimizden uzak tutacak önlemler alınmalıdır.
      ]]>
      Safra Kesesi Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/safra-kesesi-hastaliklari.html Fri, 10 Aug 2018 15:26:46 +0000 Safra Kesesi Hastalıkları; Safra kesesinde oluşan hastalıklar, genel olarak cerrahinin önemli hastalıkları arasında kabul edilmektedir. Özellikle safra kesesi taşları ciddiye alınmalıdır. Karnın sağ üst kısmında hissedilen Safra Kesesi Hastalıkları; Safra kesesinde oluşan hastalıklar, genel olarak cerrahinin önemli hastalıkları arasında kabul edilmektedir. Özellikle safra kesesi taşları ciddiye alınmalıdır. Karnın sağ üst kısmında hissedilen ağrılar, safra kesesi taşının belirtisi olabileceğinden, hiç vakit kaybedilmeden uzman hekime başvurulması gerekir. Çünkü safra kesesinde oluşan taşlar, ciddi hastalıkların sinyali olabilir.

      Safra taşları genellikle orta yaşlı, açık tenli, kilolu ve çok doğum yapmış kadınlarda daha sık görülür. Toplumun çoğunda ise 60 yaş üzerindeki insanların, 1/3 ünün safra kesesinde taş veya çamura rastlanır. Hemolitik anemi hastalığı, karaciğer sirozu, diyabet hastalığı olanların safra kesesinde taş oluşmasına daha çok mümkündür. Aniden karın ağrısı başlıyorsa ve karın ağrısına kusma da eşlik ediyorsa, bu taş olma ihtimalini gösteren net bir belirti olabilir. Safra kesesinde taş olan hastaların çoğunluğunda belirtiler neredeyse tamamen kendini gösterir. Bu hastalarda en fazla saf­ra kesesinin, safra taşlarını atma gayreti görülür. Sistik kanalın taşla tıkanması sonucunda ani başlayan, şiddeti giderek fazlalaşan 3-4 saat sonra yavaş yavaş azalan ağrılar yaşanır. Atak sonrasında bölgede ve karın sağ yan tarafında ağrı hafif şiddette devam ederek, mide bulantısı hissi yaratır ve kusma ile sonlanır. Tıkanıklık sonucunda safra kesesi duvarı iiltihabı oluşabilir. Yine safra taşı tedavi edilmezse, safra kesesi kanserine neden olabilir. Safra kesesi taşlarının görülme derecesi  toplumdan topluma, yemek alışkanlığına ve genetik yatkınlığa paralel olarak değişiklik göstermekle beraber, sık rastlanılan bir hastalıktır. Özellikle ileri yaşlardaki bayanların dikkatli olması gerekmektedir.  

      Safra Kesesi Hastalıkları

      Safra kesesi taşları ana safra kanalına düşerek orada kanalı tıkar ve bu tıkanma sonucunda sarılık, kolanjit atakları  ve pankreas iltihabı gibi çok ciddi hastalıklara yol açar. Safra yollarında sık sık tıkanma yaşanırsa ya da uzun süren tıkanmalar veya geçmeyen iltihaplar olursa, bir karaciğer hastalığı olan siroza neden olabilir. Bundan dolayı karaciğer yetmezliği gibi hayati sonuçlar doğurabilir. Safra kesesi hastalıkları belirtileri oluştuğu an da vakit kaybetmeden tedavi ettirilmelidir.

      ]]>
      Çalma Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/calma-hastaligi.html Fri, 10 Aug 2018 17:34:17 +0000 Çalma hastalığı, kleptomani olarak tanımlanan bir rahatsızlıktır. Bu hastalar çalmadan duramazlar. Herhangi bir şeyi çaldıktan sonra değişik düşünceler içine girerler. Bunların arasında ben çalmayı düşünmedim, ben hır Çalma hastalığı, kleptomani olarak tanımlanan bir rahatsızlıktır. Bu hastalar çalmadan duramazlar. Herhangi bir şeyi çaldıktan sonra değişik düşünceler içine girerler. Bunların arasında ben çalmayı düşünmedim, ben hırsız değilim, çalmayı planlamadım, benim çaldıklarımın zaten bir değeri yok, çalınca bende rahatlıyorum, fakat ardından pişmanlık duyuyorum gibi düşünceler olur. Bu hastalığı olanlar herhangi bir ihtiyacı olmasa da, çaldıklarının parasal değeri olmasa da çalmaktan kendilerini alıkoyamazlar. Çaldıktan sonra yaşanacakları bilseler de, hislerine engel olamaz, devamlı olarak çalarlar.

      Çalma dürtüsü yardımıyla kendilerini engelleyemeyen hastalar genellikle çaldıkları eşyayı alabilecek maddi olanaklara sahip olurlar. Çalmayı daha önceden planlamadan gerçekleştirir, ani şekilde karar verirler. Bu eylemde başka birinden intikam alma gibi bir düşünce de olmaz. Kadınlar bu hastalığa erkeklere oranla daha yatkın olur. Genellikle 50-55 yaşları arasında erkekler çalma hastalığına yakalanırken, kadınlar 30-35 yaşlarında daha yatkın olur. Eğer insanları ergenlikte etkilemeye başlarsa, bu sorun farkına bile varılmadan uzun dönem etkili olabilir. Çalma dürtüsüyle birlikte erkeklerde öfkenin kontrol edilememesi, patolojik kumar oynanması, yangın çıkarma gibi sorunlar, kadınlarda saç yolma, kıl yolma gibi problemler görülebilir.

      Çalma hastalığı çeşitli şekillerde etkili olabilir
      • Hastalar aralıklı çalar, uzun aralıklar verebilir
      • Belirli bir süre çalmaya devam eder, belirli süre çalmaya ara verir
      • Hastalar bütün yaşamında çalmaya devam edebilir
      Çalma hastalığı nedenleri

      Bu hastalığın nedenleri hakkında değişik görüşler vardır. Bazı görüşlere göre hastalarda doğuştan gelen alt benlik sürekli haz alma duygusunu hissetmek ister. Toplumda otoriteyi meydan getiren üst benlikte çevreyle uyum sağlamak için kişinin isteklerine belirli sınırlar koyar. Benlik ise alt ve üst benlik arasındaki dengenin sağlanmasına çalışır. Çalma hastalığında hastalar alt ve üst benlik arasındaki ego dengenin sağlanmasında zorlanır. Bu kişilerde üst benlik acımasızlaşır, çalarak kişiyi cezalandırmayı ister. Çalma hastalığının nedenlerini psikanalitik kuramda böyle açıklanmıştır.

      Çalma nedenleri başka bir görüşe göre, kişinin bastırılmış çatışmalarıdır. Bunu yapan kişide cinsel doyum oluşmaktadır. Freud çalma nedenini bu doğrultuda açıklamıştır. Bunun 3-5 yaşlarındayken çocukların cinsel organlarına düşkün olduğu dönemde yaşadıkları sorunlardan kaynaklandığı düşünülür. Çocukluk dönemi travmaları çalma hastalığının oluşumunda etkili olmaktadır. Bu durumların bastırılması için, bilinçaltı koordineli şekilde çalışmaktadır. Bu dürtüye yaşanmış travmatik olaylara duyulan öfkenin değiştirilmesi, öç alma gibi duygularda eşlik edebilir. Yani bu görüşte yaşanan travma çalma hastalığına yakalanmaya yol açmaktadır.

      Çalma Hastalığı
      Çalma hastalığına eşlik eden psikolojik hastalıklar

      Hastalar üzerinde yapılan araştırmalarda, çalma hastalığının tek başına kişileri etkilemediği belirlenmiştir. Çalma dürtüsü psikolojik sorunlarla birlikte yaşanmaktadır. Bunların arasında takıntı, depresyon, alkol ve uyuşturucu kullanımı, cinsel işlevin bozulması, dissosiyatif bozukluk, yeme bozukluğu, kişilik bozuklukları, kompulsif bozukluk gibi sorunlar olabilir.

      Çalma hastalığı tedavisi

      Hastalarda gelişen çalma dürtüsü bazen fiziksel sorunlarla birlikte gelişebilir. Özellikle demans, epilepsi, beyin atrofisi, bazı ilaçlar, tümörler çalma hastalığının oluşuma yol açabilir. Bu tür hastalığın tedavisinde altta yatan neden tedavi edilmektedir. Bilinmelidir ki çalma hastalığı tedavisi olan bir rahatsızlıktır. Hastanın doğru değerlendirmesi, gerekirse psikolojik sorunlarına kadar inilmesi gerekir. Hastaların çocu]]> Nörolojik Hastalıklar https://www.hasta.gen.tr/norolojik-hastaliklar.html Sat, 11 Aug 2018 11:28:32 +0000 Nörolojik hastalıklar, sinir sistemi ile alakalı olarak gelişen ve sinir sisteminin farklı yerlerini etkileyen hastalıklardır. Nörolojik hastalıkların gelişimi ile hareket sistemi ile alakalı problemler, unutkanlık, t Nörolojik hastalıklar, sinir sistemi ile alakalı olarak gelişen ve sinir sisteminin farklı yerlerini etkileyen hastalıklardır. Nörolojik hastalıkların gelişimi ile hareket sistemi ile alakalı problemler, unutkanlık, titreme, çabuk yorulma, kasılma gibi şikayetler açığa çıkabilir. Hastalık için genetik bir neden değildir. Ancak genetik yatkınlığı olan kişilerde nörolojik hastalıkların gelişme olasılığı yüksektir. Nörolojik olarak gelişen hastalıklar oldukça fazladır. Alzheimer, sara, migren, Parkinson, Wilson hastalığı nörolojik hastalıklara örnek olarak verilebilir.

      Nörolojik hastalıklar

      Alzheimer: Alzheimer ileri yaşlara bağlı olarak gelişebilen nörolojik bir hastalıktır ve toplumda görülme sıklığı oldukça yüksektir. Unutkanlık, hafıza sorunları, konuşma zorluğu gibi şikayetlere yol açar. Bu şikayetler nedeniyle kişi zamanla günlük aktivitelerini gerçekleştiremeyecek duruma gelebilir. Kişinin beyin fonksiyonlarında bir bozukluk söz konusudur. Belirtiler yaşanmaya başlandıktan sonra hasta 7-10 yıl içinde hayatını kaybedebilir.

      65 yaş üstü kişilerde görülen hastalığın görülme sıklığı her geçen gün artmaktadır. Beyinde protein birikimi, genetik, beyin hücre ölümü, sinirsel bozukluklar gibi pek çok etken Alzheimer yol açabilir. Yavaş ilerleyen bir hastalıktır. Unutkanlık, günlük işleri gerçekleştirememe, karar verme güçlüğü, kelime bulurken zorlanma, sorumluluk sahibi olmaktan kaçınma gibi belirtilere yol açabilir. Kan tahlilleri, labaratuar tetkikleri ile hastalığın tanısı konulabilir. Hastalığın kesin ve net bir tedavisi yoktur. Tedavi ile tamamen iyileştirilebilen bir hastalık değildir. Hastalığın tedavisi için erken tanı oldukça önemlidir. Tedavide bazı ilaçlar kullanılır. Bu ilaçlar ile hastalığın seyri yavaşlatılabilir.

      Migren: Tekrarlayıcı özellikte, mide bulantısı ve kusma gibi şikayetlere yol açan şiddetli baş ağrıları migren olarak tanımlanır. Migren toplumda oldukça fazla karşılaşılan nörolojik hastalıklar arasında yer alır. Oldukça şiddetli seyreden migren iş gücünde verimsizliğe neden olabilir. Migren, genelde tek taraflı, şiddetli ve zonklayıcı ağrılara neden olur. Ağrı 5-72 saat arasında sürebilir. Çoğu hasta baş ağrısına maruz kalmadan önce huzursuzluk, sıkıntı, halsizlik gibi şikayetlere maruz kalabilir. Bazı migren ağrılarından önce ise görme bozuklukları, bulanık görme gibi şikayetler oluşur. Bu şikayetler ağrı oluşmadan 15-20 dakika önce gerçekleşir. Migren tanısı için her hangi bir laboratuar testi bulunmamaktadır. Tam bir teşhis için doktorun yöneltmiş olduğu sorulara doğru cevap verilmesi gerekir. Migren hayati risk yaratan nörolojik bir hastalık değildir. Fakat teşhis edildikten sonra kesinlikle tedavi edilmelidir. Aksi halde yaşam kalitesini ciddi anlamda etkiler. Eğer migren nedeniyle sık sık atak yaşanıyorsa önleyici ilaç tedavisi uygulanabilir. Atak anı için ise ağrı tedavisi uygulanır.

      Nörolojik Hastalıklar

      Parkinson hastalığı: Parkinson hastalığı beyinde dopamin salgılayan hücrelerde gerçekleşen hasar sonucu ortaya çıkan nörolojik bir hastalıktır. Beyin hücrelerinde gerçekleşen hasarın neden kaynaklandığı tam olarak bilinmemektedir. Genetik yatkınlık ve çevresel etkenlerin Parkinson hastalığına neden olabileceği düşünülmektedir. Hastalık sinsi bir hastalıktır. Bu nedenle de uzun süre fark edilemeyebilir. Hastalık el ve vücut yarısında titreme ile kendini gösterebilir. Titreme dinlenme anında bile devamlılığını korur. Titreme nedeniyle hastanın yaşam kalitesi düşer, günlük işlerini bile gerçekleştirmekte zorlanır. Beraberinde kas ağrısı, yutkunma zorluğu, terleme, düşük tansiyon, konuşma güçlüğü ve depresyon gibi belirtilere yol açabilir. Hastalığın tanısı için kullanılan özel bir yöntem bulunmamaktadır. Tanı hasta öyküsü ve muayene ile konulabilir. Parkinson hastalığının tedavisinde amaç, hastanın yaşam kalitesini yükseltmektir. Hastalık için kullanılan ilaç sayısı]]> Kan Pıhtılaşması Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/kan-pihtilasmasi-hastaligi.html Sun, 12 Aug 2018 09:09:00 +0000 Kan pıhtılaşması hastalığı, kanda faktör 8 ve faktör 9 isimli 2 protein yer alır hemofili halinde bu proteinler kanda eksiktir. Bu 2 proteinin kanda olmaması, miktarının düşmesi yada işlevinin bozulması halinde, kan pıht Kan pıhtılaşması hastalığı, kanda faktör 8 ve faktör 9 isimli 2 protein yer alır hemofili halinde bu proteinler kanda eksiktir. Bu 2 proteinin kanda olmaması, miktarının düşmesi yada işlevinin bozulması halinde, kan pıhtılaşamaz ve kanamaya neden olur. İlk olarakda 1920 senesinde tanımlanan hemofili, kalıtsal faktörlere (soya çekim) ilişkili olarak da gelişen önemli kanamalara yol açan bir hastalıktır. Ama hemofili hastalarının tahmini %30 unun ailesinde hemofili yoktur. Zira genlerde olan mutasyonlardan kaynaklanır. Hemofilide sıkıntı kanamada değil kanama müddetinin uzamasında başka bir deyişle kanın daha geç pıhtılaşmasındadır. Toplumda görülme sıklığı fazladır. Her 4 bin erkekte bir meydana çıkar.Erkeklerde görülme sıklığı kadınlara yönelik çok daha fazladır. Bayanlarda görmek çok nadir bir vaziyettir. 1985 'den öncesinde vücuduna faktör 8 enjekte edilen çoğu hasta HIV ile enfekte olmuş ve AİDS gelişmiştir. Ama nihai zamanlarda kan gizleme  ile bu riziko azaltılmıştır.

       
      Aşırı kan pıhtılaşması, kan pıhtılarının çok basit meydana gelmesi yada uyumlu şeklinde çözünmemesi durumudur. Normal şartlarda, kan pıhtıları kan damarı duvarlarındaki minik kesik ya da çatlakları kapatmak ve kanamayı durdurmak amaçlı meydana gelmektedir. Kan damarındaki kan akımının yavaş olması da kan pıhtısı oluşumuna sürükleyebilir. Söz gelişi, bir kan damarı daraldığında, kan damar içerisinde davranış ettiğinden yavaşlayabilir.
      Aşırı kan pıhtılaşmasının çoğu sebebi vardır. Kan konusunda sıkıntılar, kan damarı bozuklukları ya da öbür etmenler bu durma sürükleyebilir. Sebepten müstakil olarak da, sıkıntı olan kan pıhtıları kan akımını sınırlayabilir ya da engelleyebilir. Bu durum vücudun uzuvlarına kayıp verebilir ve ölüme dahi sürükleyebilir.
       Kan Pıhtılaşması Hastalığı
      Hemofili belirtileri,


      Belirtisi kanamadır. Çocukluk döneminde meydana çıkan beyin kanaması, ölüme sürükleyebilir. Çoğunlukla bu yaştaki kanamalar yaralanmalara ilişkili olarakda görülür. Genç, ağız kısmını ya da burnunu bir yere çarptığında kan kaybı görülür. Bununla Birlikte oyun döneminde, dizini çok yaralayan çocukta, kanama eklem içerisine olabilir. Bu sık sık tekrarlarsa, önemli problemlere neden olur. Eklemin hareketlerini sınırlar üstelik tamamiyle ortadan silebilir. Kemiklerin kaynaşmasına neden olur. Ayrıca kanamalar karaciğer, böbrek benzeri iç organlarda da meydana çıkar. Yaş ilerledikçe hastalığın farkına varan birey, daha temkinli bir hayat sürer. Böylelikle uzunca seneler yaşamını aynı ritmde devam ettirebilir. Ama küçük yaralarda ya da çarpmalarda dahi bedende morluklar görülebilir. Hastalığın, yaş ilerledikçe ne türlü seyredeceğini düşünmek kolay değildir. Minik kanamalardan sonra durdurulamayan kan kayıpları oluşabilir. Sağlık sorunu derecesine yönelik belirtilerin meydana çıkış yaşı ve tarzı değişkendir. Çoğunlukla bebeğin hareketlenip düşüp çarpmaları başlayana denli belirti vermez. Şayet zor bir faktör eksikliği mevzu bahis ise en küçük bir travmayla dahi zor kanamalar olur. Küçük sıyrıklardan uzunca süre kıtır kanama gelmektedir. Emekleme, yürüme ve çarpmalar ile cilt altı kanama ve morarmalar olur. Eklem içi kanamalar eklemlerde hasara neden olmasından ötürü önemlidir. Faktör seviyeyi %1 alt kısmında ise kafa içi, adale içi ve batın içerisine spontane kanamalar olasıdır. O vakte denli kanaması,yaralanması tesadüfen olmadı ise sünnet ardından da penisten kanama da sık sık rastlanan bir tablodur. Hemofilinin rehabilitasyonu müebbet sürer. Zira bu sağlık sorunu genetik bir hastalıktır ve şimdilik tedaviler bu mertebeye gelmemiştir. Hastalıkta noksan olan etmenler (proteinler) enjeksiyonla mahaline konur. Bu olarak, hastada kanama olduğunda pıhtılaşmanın meydana gelmesi sağlanır.  
      ]]>
      Raynaud Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/raynaud-hastaligi.html Sun, 12 Aug 2018 18:43:28 +0000 Raynaud Hastalığı, vücutta bazı bölgelerde meydana gelen kan dolaşım bozukluğuna raynaud hastalığı denir. Raynaud hastalığının bir adı ise raynaud fenomeni olarak bilinmekte. Raynaud hastalığı bazen soğuk havada veya yaşa Raynaud Hastalığı, vücutta bazı bölgelerde meydana gelen kan dolaşım bozukluğuna raynaud hastalığı denir. Raynaud hastalığının bir adı ise raynaud fenomeni olarak bilinmekte. Raynaud hastalığı bazen soğuk havada veya yaşanan stres sonucunda el ayak parmaklarının kan dolaşımının aniden ve geçici bir süre durmasına neden olan olaya denir. Raynaud  hastalığı ilk olarak ayak parmakları veya ellerinizin beyazlaşması daha sonra kızarıklık meydana getirir. Raynaud hastalığı bir çok hastalığı örneğin kol damarlarının hastalıkları veya çeşitli romatizma hastalıkları ile birlikte görülebilir. Bazen sadece raynaud hastalığının belirtileri olur ama sadece çeşitli romatizma hastalığı olur. Raynaud hastalığı erkeklerden çok kadınlarda daha çok görülmekte. Raynaud hastalığı sonucunda daha ciddi hastalıklar meydana gelmekte bunlar; sistemik lupus eritmatosus, sklerodermanın gibi bazı romatizma hastalıkları, kol ve el damarlarının hastalıklarına, kan hastalıklarına, donuklar ve torasik outlet hastalıklarına neden olur.

      Raynaud Hastalığının Belirtileri,

      Raynaud hastalığının üç evre de belirti göstermektedir. Raynaud hastalığı ilk olarak kan akımının azalması sonucu parmaklar hafif solar ve beyazlaşır. Belli bir süre sonra parmaklar soğur ve hissizleşmeye başlar. Parmak uçlarına kan akımı tekrar dönünce kızarıklık, uyuşma ile ağrılı bir hal almakta. Meydana gelen bu ataklar bazen bir dakika bazen de saatlerce sürebilir. Raynaud hastalığının daha ileri dönemlerinde parmaklarda yaralar ve gangren belirtileri oluşmakta. 

      Raynaud Hastalığının Nedenleri,

      Raynaud hastalığının nedeni tam olarak bilinmemekte. Soğukta ve streste damarlarda oluşan spazm genelde herkes de görülmekte fakat raynaud hastalığı olan kişilerde spazm daha çok derin ve uzun süreli görülmekte. Bunun nedeni sinir sisteminde olacağı düşünülmekte. Raynaud hastalığına temel küçük ya da büyük damar rahatsızlıkları olabilmektedir. Raynaud hastalığının neden olacak başlıca hastalıklar; crest sendromu, Romatoid artrit, bağ dokusu ve romatizmal hastalıkları, bağ dokusu, koldaki damar tıkanıkları, kan hastalıları, akciğer hastalıkları, sinir sistemi hastalıkları, yaralanmalar gibi sağlık sorunlara neden olmaktadır. 

      Raynaud Hastalığı
      Raynaud Hastalığının Tedavi Yöntemi,

      Raynaud hastalığının gelişmesini engellemek ne yazık ki imkansız. Belki raynaud hastalığı olan kişilerin yapacakları ufak değişikler yararlı olabilir. Bunlar;
      • Mümkün oldukça kendilerinin sıcak tutmaları gerekmekte.
      • Soğuk havalarda ellerine muhakkak eldiven ayaklarına da kalın çorap giymeleri gereklidir.
      • Ellerini soğuk su dan uzak tutmaları gerek 
      • El ve ayaklarını enfeksiyon ve bazı travmalardan uzak tutmaları
      • Sigara içmemeli ve sigara içilen yerlerde uzak durmaları gerekmektedir
      • Doktor önerisi dışında ilaç kullanmamalı
      Yapılan bu yöntemler raynaud hastalığını az da olsa şikayetlerini hemen hemen hafifletir veya düzeltebilir. 
      ]]>
      Vajinal Hastalıklar https://www.hasta.gen.tr/vajinal-hastaliklar.html Mon, 13 Aug 2018 12:46:47 +0000 Vajinal hastalıkları, vajina uç kısmında rahim ağzının yer aldığı silindir şeklinde, yaklaşık 10 santim uzunlukta, 3 santim genişliğinde bir organdır. Çoğu kadın hayatının bir bölümünde mutlaka vajina ile Vajinal hastalıkları, vajina uç kısmında rahim ağzının yer aldığı silindir şeklinde, yaklaşık 10 santim uzunlukta, 3 santim genişliğinde bir organdır. Çoğu kadın hayatının bir bölümünde mutlaka vajina ile alakalı sorunlara maruz kalmıştır. Vajina hastalıkları arasında en yaygın olanları vajina kuruluğu, vajina mantarları, vajina kistleri sayılabilir.

      Vajinal hastalıkları

      Vajina kistleri: Vajina bölgesine iyi huylu olarak tabir edilen farklı kistler meydana gelebilir. Vajina bölgesinde en yaygın olarak görülen kistler inklüzyon ve gartner kanalı kistleridir. Vajina duvarında ufak şişlik ile beraber dışarı doğru taşan yumrular kist sonucu oluşabilir. İnklüzyon kistlerinin oluşum nedenleri genellikle travmadır. Bölge ile alakalı geçirilen bir cerrahi ve yapılan doğum sonrasında vajina eski haline gelmeyebilir. Bu durumda inklüzyon kistleri oluşabilir. Gartner kanalı kistleri ise daha çok doğum öncesinde oluşan ve daha sonra kendiliğinden kaybolan kist türleridir. Gartner kanal kistleri bazı durumlarda vajinadan dışarı taşabilecek boyutlara ulaşabilir. Bu durumda doktora başvurulduğunda doktor eğer kanser şüphesi duymuşsa bölgeden alınan örnek ile kist biyopsi yapılarak incelenir. Bu tür kistler genellikle alt karın muayenesi ile teşhis edilebilir. Kist teşhis edildikten sonra doktor kistin durumu, büyüklüğü ve türüne göre gerekli tedaviye başlar. Vajinada oluşan kistler kişide şikayetlere yol açıyorsa cerrahi ile alınabilir. Kistin boyutu ufaksa muayene anında hastaya lokal anestezi uygulanarak da kistin alınması mümkündür.

      Vajinal mantar enfeksiyonları: Vajinal mantar enfeksiyonları toplumda tüm kadınların yaklaşık %75'inde yaşanabilecek yaygın bir vajina hastalığıdır. Vajina mantarı genellikle Candida albicans olarak adlandırılan bir maya hücresi nedeniyle oluşum gösterir. Mantar enfeksiyonu cinsel yolla bulaşan bir enfeksiyon değildir. Kadının vajina florasında normalde bulunan bir mantar hücresi farklı nedenlere bağlı olarak vücut direncini düşürür ve bölgede çoğalarak aktif hale gelir. Bu sebepten dolayı vajinal enfeksiyon oluşur. Vajinal enfeksiyon birçok sebepten dolayı oluşum gösterebilir. Bu sebepler, gebelik, antibiyotik kullanımı, doğum kontrol hapları, şeker hastalığı, bağışıklık sisteminin zayıf olması, kilolu olmak, metabolik hastalıklar olarak sıralanabilir. Vajinal enfeksiyon, bölgede kaşıntı, kızarıklık, tahriş, tahrişe bağlı kanama, şişlik ve akıntı gibi belirtilere yol açabilir. Vajina mantarı tanısı vajinal muayene ile kolaylıkla konulabilir. Vajinal mantar enfeksiyonu tedavisinde enfeksiyonun neden kaynaklandığı tespit edilerek nedene yönelik tedavi başlatılır. Tedavide tablet, bölgeye uygulanacak kremler kullanılır. Bu tür uygulamalar ile mantar enfeksiyonu tedavi edilebilir. Hastalığın tedaviye rağmen tekrar nüksetme olasılığı vardır.

      Vajinal Hastalıklar

      Vajinal kuruluk: Vajina yapı olarak devamlı kaygan olması gereken bir organdır. Vajina kayganlığını sağlayan salgı bezleri vardır. Bu salgı bezleri vajinanın ıslanarak kaygan bir hal almasını sağlar. Vajinanın ıslak ve kaygan olması cinsel birliktelik için şarttır. Aksi halde cinsel birliktelik hem ağrılı hem de kadın için travmatik bir durum alır. Vajinal kuruluk yaşandığı cinsel birliktelik anında kolaylıkla anlaşılabilir. İlişki istenilen şekilde gerçekleşmez ve ağrılı olursa vajinal kuruluk söz konusu olabilir. Vajinal kuruluk genellikle menopoz dönemi sonrasında östrojen hormonunun azalması nedeniyle yaşanabilir. Menopoz haricinde diğer dönemlerde de vajinal kuruluğa yol açabilecek bazı faktörler vardır. Bu faktörler, vajinal enfeksiyonlar, ağrılı cinsel ilişki, hormon bozuklukları, depresyon, cinsel isteksizlik ve kullanılan bazı ilaçlar olarak sıralanabilir. Tedavi için doktora başvurulduğunda doktor gerekli muayeneyi yaparak nedene yönelik tedavi başlatır. Eğer kuruluk depresyon için kullanılan bir ilaçsa ilacın başka bir i]]> Bulaşıcı Hastalıklar https://www.hasta.gen.tr/bulasici-hastaliklar.html Tue, 14 Aug 2018 06:41:32 +0000 Bulaşıcı Hastalıklar, Enfeksiyon olarakta bilinmekte olan bulaşıcı hastalık mikropların ve parazitlerin bir bireyden başka bir bireye herhangi bir yolla bulaşmasına bulaşıcı hastalık denmektedir.  Hastalıklara sebep olan mik Bulaşıcı Hastalıklar, Enfeksiyon olarakta bilinmekte olan bulaşıcı hastalık mikropların ve parazitlerin bir bireyden başka bir bireye herhangi bir yolla bulaşmasına bulaşıcı hastalık denmektedir.  Hastalıklara sebep olan mikroplar, virüsler, parazitler, bakteriler ve mantarlar insandan insana olduğu gibi hayvandan insana, topraktan insana da bulaşabilmektedir. Bulaşma şekilleri ise genellikle öksürürken, hapşururken veya konuşma anında ağızdan çıkan tükürükler başkası tarafından teneffüs edilmesi ile bir çok solunum yolu hastalıkları ortaya çıkabilmektedir veya deri temasıyla, hasta bir annenin hamilelik zamanında veya doğum zamanın da bebeğe hastalık bulaşması şeklinde görülebilir. 


      Bulaşıcı Hastalıkların Bazıları,

      Uyuz,

      Dokunma ile eşyalardan bulaşan bir cilt hastalığıdır.

      Mantar,

      Bu hastalık deri hastalığı olup genellikle kıyafet yoluyla bulaşmaktadır. Merkezi sinir sistemini direk etkileyen hastalık hayvanların salyasında bulunur. Sonucu ölümle bile sonuçlanabilmektedir. Bu hastalıkta önemli olan ısırıldıktan sonra kuduz tehlikesi yaşayacağından dolayı aşı yapılmasıdır. Ortalama 40 gün içinde kendini belli eden bu hastalık kendini belli ettikten sonra aşı yapılırsa o aşıdan bir sonuç beklenemez. Bu hastalığın belirtileri ateş, baş ağrısı, kaşıntı, kusma, sudan korkma, kavgacılık gibi belirtileri bulunmaktadır.

      Kuduz,

      Merkezi sinir sistemini direk etkileyen hastalık hayvanların salyasında bulunur. Sonucu ölümle bile  sonuçlanabilmektedir. Bu hastalıkta önemli olan ısırıldıktan sonra kuduz tehlikesi yaşadığından dolayı aşı yapılmasıdır. Ortalama 40 gün içinden kendini belli eden bu hastalık kendini belli ettikten sonra aşı yapılırsa o aşıdan bir sonuç beklenemez. Bu hastalığın belirtileri ateş, baş ağrısı, kaşıntı, kusma, sudan korkma, kavgacılık gibi belirtileri bulunmaktadır.

      Veba,

      Farelerin ısırmasıyla başlayan bulaşıcı  hastalıktır. Yüksek ateş, kusma, kas ağrıları,  titreme gibi belirtileri olan vebanın 2 türü vardır.  Hıyarcıklı veba ve akciğer vebasıdır. Hıyarcıklı vebanın ilerlemesi ile akciğer vebasına dönüşmektedir. Çok ağır bir hastalık olan akciğer vebasında 3 - 4 gün içinde ölür. 

      Sıtma,

      Yine hayvanlar tarafından insana bulaşan bir hastalık türü olup sivrisineklerin aracılığı ile bulaşmaktadır. Sıtma taşıyan bir insana iğne batırıp daha sonra sivrisinek o sağlıklı insana o iğneyi batırırsa sıtma sağlıklı insana bulaşmaktadır.

      Tifüs,

      Bitle geçmekte olan bu hastalık vücutta pembe leke oluşturmaktadır. Hastalık aniden başlamaktadır. Yüksek ateş, belde ve başta ağrı, burun kanaması gibi belirtiler göstermektedir. Küçük ve çok sayıda kırmızı lekenin oluştuğu görülen tifüsten korunmak için genel temizliğe dikkat edilmesi gerekmektedir. 

      Grip,

      Hava yoluyla bulaşan bu hastalık virüslerin solunum sistemini tutması ile şiddetli bir ağrı görülmektedir. Ateş, soğuk ter, öksürük gibi belirtiler gösteren gribin belirtileri birden başlar. Bu hastalığın sonucu başka hastalıklara çıkabilmektedir. 

      Kızamık,

      Genellikle çocukluk zamanında görülen çok bulaşıcı bir hastalıktır. Bu hastalığa yakalanan kişi bir daha bu hastalığa yakalanmamaktadır. Mikrobun vücuda girmesinden yaklaşık 1 - 2 hafta sonra belirtileri gözükmektedir. Yüksek ateş öksürük gibi belirtiler göstermektedir. İlk olarak yüzde çıkan küçük kırmızı lekeler daha sonra tüm vücuda yayılmaktadır.

      Bulaşıcı Hastalıklar
      Boğmaca,

      Öksürük nöbeti gibidir. Çocuklarda görülen boğmaca çocuktan çocuğa ufak temas halinde g]]> Kadın Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/kadin-hastaliklari.html Tue, 14 Aug 2018 17:55:28 +0000 Kadın Hastalıkları, Kadınlarda genital bölgede ve rahim de oluşan hastalıklara kadın hastalığı adı verilmektedir. Kadın hastalıkları kadınların hayatını oldukça büyük oranda etkilemekte ve özellikle rahimde meydana gele Kadın Hastalıkları, Kadınlarda genital bölgede ve rahim de oluşan hastalıklara kadın hastalığı adı verilmektedir. Kadın hastalıkları kadınların hayatını oldukça büyük oranda etkilemekte ve özellikle rahimde meydana gelen hastalıklar hayati önem taşımaktadır. Cinsel yol ile bulaşmasının yanı sıra rahim de ve yumurtalıklarda da meydana gelen birçok kadın hastalığı mevcuttur. İhmal edilmemesi gereken kadın hastalıkları erken teşhis ve tedavi yöntemleri ile giderilebilmektedir. Kadın hastalıkları ağrılı ve kanamalı bir dönemin habercisi olabildiği gibi kısırlık gibi insan hayatını yakından etkileyen kötü bir haberin de müjdecisi olabilir.

      Rahimde Meydana Gelen Kadın Hastalıkları

      Rahim Ağzı Yaraları,

      Rahim ağzında meydana gelen ve cinsel ilişki yolu ile de bulaşabilen bu hastalık cinsel ilişki sırasında kanama ve şiddetli ağrı ile vajinal akıntılar ile kendini göstermektedir. Çoğu zaman enfeksiyonların neden olduğu bu hastalık kadınlarda genellikle her yaş grubunda görülebilir. Tanı ve tedavisi için jinekoloğa başvurmak oldukça önemlidir. Hastalığın ilerlemesi rahim kanserine neden olabilir. Bu hastalıkta tedavi yöntemi yara oluşan kısmı yakmaktır. Bunun ile birlikte ilaç tedavisi de uygulanabilir.

      Rahim Kanseri, 

      Kadınlarda görülebilen en ciddi rahim hastalığı olan bu hastalıkta erken teşhis oldukça önemlidir. Erken teşhis edilemeyen hastalarda ölüm oranı oldukça yüksektir. Rahim kanseri genellikle menapoz döneminden sonra az doğum yapmış, kilolu ve şeker hastası olan kadınlarda görülür. Ağrılı ve şiddetli kanamalar ile kendini gösteren rahim kanserinde cerrani müdahale ile rahim alınır ve devamında ışın tedavisi gibi tedaviler uygulanır.

      Rahim Ağzı Kanseri, 

      Rahim ağzı yaralarının ilerlemesi ile ortaya çıkan bu hastalıklar ölümcül sonuçulara neden olabilir. Cinsel ilişki sırasında şiddetli kanama ve ağrı ile ortaya çıkar. Uzun süren düzensiz ve kötü kokulu adet kanamaları ilk belirtileri arasında yer alır. Hasta idrar yapmada ve büyük abdestini gidermede oldukça zorlanır. Bu hastalığın nedenleri arasında çok doğum yapma, birden çok cinsel ilişki partneri edinme, hijyenik olmayan hayat şartları ve cinsel ilişki partnerinden bulaşan enfeksiyonlar yer almaktadır. Bu hastalıkta erken teşhis ve tedavi oldukça önemlidir.

      Kadın HastalıklarıMiyomlar,

      Rahem kaslarında meydana gelen ve halk arasında ur olarak adlandırılan miyomlar iyi huylu tümörlerdir. Tüm kadınlarda görülebilen bu hastalıkta hastalığın görülme oranı yaşın ilerlemesine bağlı olarak artmaktadır. Genellikle kırk yaş ve üzeru kadınlarda görülmektedir. Ayrıce şişman ve şeker hastası olan kadınlarda görülme oranı oldukça yüksektir. Miyomlar hiç doğum yapmamış kadınlarda daha fazla görülmektedir. İyi huylu olan miyomlarda menapoz dönemi ile küçülme görülmektedir. Şiddetli ve düzensiz adet dönemi, aniden ortaya çıkan kasık ağrıları ile kendini gösteren miyomlar düşüğe hatta kısırlığa neden olmaktadır. Genellikle cerrah operasyon ile çıkartılan miyomlar için ilaç tedavisi de uygulanmaktadır ancak ilaç tedavisinde başarı oranı ameliyat kadar yüksek değildir ve tekrarlama söz konusu olabilir.

      Yumurtalıklarda Meydana Gelen Kadın Hastalıkları

      Yumurtalık Kistleri,

      Halk arasında çikolata kisti olarek da adlandırılan bu kistler ağrılı ve düzensiz adet dönemi kanamalarına neden olmaktadır. Kısırlığa da neden olabilen bu kistler iki çeşittir. Bir kısmı kendiliğinden iyileşme gösterebildiği gibi erimiş çikolataya benzeyen kistler kısırlığa neden olabilir ve hayatı olumsuz yönde etkiler.

      Yumurtalık İltihabı, 

      Yumurtalıklarda meydana gelen enfeksiyonlar sonucu oluşan bu iltihaplar rahim kısmında]]> Ürtiker Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/urtiker-hastaligi.html Tue, 14 Aug 2018 23:07:34 +0000 Ürtiker Hastalığı, Halk arasında kurdeşan olarak bilinen hastalıktır. Alerjik hastalıklar arasında yer alır. Kaşıntı ve sonrasında ciltte meydana gelen kızarık ve yuvarlak ya da başka şekillerdeki şişkinlikler halinde gö Ürtiker Hastalığı, Halk arasında kurdeşan olarak bilinen hastalıktır. Alerjik hastalıklar arasında yer alır. Kaşıntı ve sonrasında ciltte meydana gelen kızarık ve yuvarlak ya da başka şekillerdeki şişkinlikler halinde görünür. şişkinliklerin kaşıntıdan sonra oluştuğunu söyleyebiliriz ve bu şişkinlikler çok uzun süre kalmaz. Biraz zaman sonra kaybolurlar. 6 haftadan daha uzun sürmeyen bir hastalıktır. Şişkinliklerin altında sıvı olabilir. Bu sıvı kaşıntı sırasında veya virüsler yüzünden damarlarımızdan çıkan sıvıdır. Ürtikerin neden oluştuğuna tanı koymak biraz zordur. Çünkü hiç beklenmeyen şeyler alerjik reaksiyona sebep olmuş olabilir. Gördüğümüzde yediğimiz şeylerden olabileceğini düşünebiliriz fakat öyle olmayabilir. Güneş, fazla sıcak hava veya soğuk hava, ya da banyodaki suyun ısısı, veya kullandığımız ilaçlar, kozmetik malzemeler neden olmuş olabilir.

      Ürtiker Hastalığına Neden Olabilecek Durumlar,
      • Yakın bir zamanda böcek, arı veya sinek ısırması
      • Nemli ortamlarda oluşan rutubet, küf veya evde beslenen bir hayvan tüyü 
      • Yediğimiz yiyecekler
      • Kullandığımız ilaçlar
      • Havada bulunan polen veya tozlar
      Daha sık görülen çağlar yetişkinlik zamanlarıdır. 20 yaşından sonra görülme sıklığı fazladır. 6 hafta kadar sürer. Fakat daha fazla sürdüğü zamanlarda olabilir. Eğer 6 haftadan fazla sürmüşse buna kronik ürtiker denir. Ve kronik ürtiker, ara ara kendiliğinden geçip tekrar oluşabilir.

      Ürtikerin Belirtileri,

      İlk belirti tabi ki kaşıntıdır. Fakat kaşıntıdan sonra oluşan şişkinlikler vardır. Bu şişkinlikler kollarda ve bacaklarda çokça görünür. Vücudun her yerinde de görüldüğü olur. 
      Eğer ürtiker bu belirtileri aşıp yüzde de görülmeye başlamışsa ve şişkinlik morarmaya dönüşmüşse mutlaka en yakın acile gidilmelidir. Kişi şok geçirme evresine giriyor olabilir. Doktor müdahalesi gerekmektedir.

      Ürtiker Hastalığı
      Ürtiker Hastalığı Tanısı,

      Tanı muayene esnasında doktor tarafından konur. Bu her hastalıkta böyledir. Doktor olmayan kişilerin tanısına güvenerek ilaç kullanılmamalıdır. Ürtiker alerjik değil ise 12 saat sonra yok olur. Etken hake çevremizde bulunursa hastalık sürekli kendini tekrarlayabilir.

      Ürtikerin Tedavisi,

      En önemli tedavi etkeni tamamen ortadan kaldırmaktır. Böylece hastalık kaybolup tekrar ortaya çıkmayacaktır. Muayene sonrası doktorun önerdiği ilaçlar hastalığın iyileşmesine yardımcı olacaktır. Fakat kronik ürtiker ise neden belli olmadığı için bu ilaçlar geçici olarak faydalı olabilecektir.
      ]]>
      Siyatik Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/siyatik-hastaligi.html Wed, 15 Aug 2018 12:35:25 +0000 Siyatik Hastalığı, Vücudun bel kısmından üst bacağın arka tarafına doğru uzanan siyatik siniri boyunca yayılan ağrıya siyatik denir. Vücudumuzun en büyük siniri olan siyatik sinirinin ağrısı kimi insanda aniden ortaya çı Siyatik Hastalığı, Vücudun bel kısmından üst bacağın arka tarafına doğru uzanan siyatik siniri boyunca yayılan ağrıya siyatik denir. Vücudumuzun en büyük siniri olan siyatik sinirinin ağrısı kimi insanda aniden ortaya çıkarken bazı kişilerde ise yavaş yavaş ilerler. İnsanın hayatını otururken, kalkarken ve hareket ederken zor bir hale getiren siyatik hastalığı bel kemiğinin alt kısmında daha hassastır. Siyatik hastalığının ağrıları kişi yürürken ve öksürürken kendini daha da fazla hissettirir.

      Siyatik hastalığının nedenleri,
      • Siyatik hastalığının en çok görülen nedeni disk kaymasından kaynaklanan siyatik sinirinin baskı altında olmasından kaynaklanır
      • Omurgalarda meydana gelen kireçlenmeler
      • Bel fıtıkları
      • Omurgalılarda oluşan enfeksiyonlar
      • Sportif faaliyetler esnasında yaşanan sakatlıklar
      • Doğuştan olan kemik bozuklukları ve bazı hastalıklar
      • Omurganın alt tarafında oluşan kırık, çıkık gibi durumlar
      • Leğen kemiklerinde veya bu kemiklere yakın olan organlarda meydana gelen hasar durumları
      • Şeker hastalığı ve gut hastalığı
      • İç organlarda oluşan bazı tütümörler
      • Bazı vurunan iğnelerin siyatik sinirinin etrafına enjekte edilmesi
      • Zor doğum yapma gibi durumlar siyatik hastalığına nedenleri arasında sayılabilir.
      Siyatik hastalığının belirtileri,
      • Vücudun bel kısmından kalça ve ayak topuklarına kadar inen şiddetli ağrı ve kasılmalar
      • Öksürürken veya yürürken hissedilen ağrılar
      • Bacaklarda oluşan sertleşmeler ve kramplar
      • Kalçada uyuşma hissi
      • Bacakta güçsüzlük, hissizlik ve karıncalanma durumu
      • Bacakların üst kısmında oluşan ve geçmeyen ağrılar
      Siyatik hastalığından korunmak için alınabilecek önlemler,
      • Duruşunuzu dikleştirip duruş ve oturuş pozisyonları düzeltilmelidir
      • Uzun zaman dilimlerinde sürekli oturmamalı veya uzun süre boyunca ayakta kalmamaya dikkat edilmelidir
      • Aşırı yük kaldırmamaya özen gösterip, yük alırken yere eğilerek alınmalıdır
      • Aşırı topuklu ayakkabılar tercih edilmemelidir.
      • Sportif faaliyetler yapılırken yanlış bir hareket yapmamaya dikkat edilmelidir
      • Bazı egzersizler yaparak kaslarınızı kuvvetlendirip siyatik hastalığından korunmak için önlemler alabilirsiniz.
      Siyatik hastalığını nasıl anlarsınız,

      Siyatik hastası olup olmadığımızı anlamak için yere düz yatıp ayağınızı dizlerinizi kırmadan düz bir şekilde yukarı kaldırın. Bu hareketi yaparken şiddetli derecede ağrı hissediyorsanız ve bu ağrılar ayağınızı yukarı kaldıkça daha da artıyorsa, bu ağrılar büyük ihtimalle siyatik ağrısı demektir. Bu ağrıların neden meydana geldiği bir doktora başvurarak çözümlendirilmelidir.

      Siyatik Hastalığı
      Siyatik hastalığının tanısı ve tedavi yöntemleri,

      Bu hastalığın tanısı genellikle fizik muayene, röntgen, tomografi ve MR ile konulmaktadır.
      Siyatik hastalığını tedavi etmek için genellikle tıbbi yardım gereklidir ve bu hastalığın tedavisinin en önemli kısmını yatak istirahati oluşturur.
      B1 ve B2 vitamin iğneleri, kas gevşetici, anti-inflamatuar, parasetamol ve narkotik ilaçların kullanılması, akupunktur ve fizik tedavisi, Epidural steroid enjekte edilmesi, ultrasyon uygulanması, ışın terapi ve doktorun önereceği masaj tedavisi ile germe ve kuvvetlendirme egzersizleri genel anlamda yer alan tedavi yöntemleridir.
      Bunların yanı sıra siyatik tedavisi için kaplıca suları, sıcak banyolar ve kasları güçlendirmek için her gün düzenli olarak 2-3 kere  mekik çekilmesi tavsiye edilmektedir.
      Siyatik ağrıları birkaç günden fazla sürüyorsa ve günlük işlerinizi yapmanıza engel teşkil ediyorsa kısa zamanda doktorunuza başvurmalısınız.
      ]]>
      Ruh Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/ruh-hastaliklari.html Thu, 16 Aug 2018 01:22:58 +0000 Ruh Hastalıkları; Akıl ve Ruhsal hastalıklara her yaşta ve her zaman rastlamak mümkündür. Ancak her toplumda psikolojik hastalıklar farklı karşılanmaktadır. Psikolojik hastalıklar fiziki hastalıklar kadar önemli görülm Ruh Hastalıkları; Akıl ve Ruhsal hastalıklara her yaşta ve her zaman rastlamak mümkündür. Ancak her toplumda psikolojik hastalıklar farklı karşılanmaktadır. Psikolojik hastalıklar fiziki hastalıklar kadar önemli görülmez. Ancak  dikkate alınmadığı zaman ciddi zararlara uğramamıza sebep olabilmektedir. Ruh Hastalıkları denilince akla kişinin kalıtımsal özelikleri , daha önce geçirdiği hastalıklar, toplum içerisindeki yeri, akıl yeteneklerinin gösterdiği uyum bozuklukları, kişiliği gelmektedir. Fiziksel hastalıklardan çok hastalığın boyutu ve kişiliğide hastalığı belirlemede önemli bir etken oluşturmaktadır. Psikozlar ve psikiyatrik hastalıklar sinir sistemini meydana getiren sinir hücrelerinin normal fonsiyonlarındaki bozuklukla alakalıdır.  Zihinsel hastalıklar yada  ruhsal bozukluklar örnek olarak depresyon, şizofreni ,yeme bozukluklukları bağımlılık gibi davranışlar baş göstermektedir. Ruh hastalıklarının bir çoğunda genellikle genetik, biyokimyasal bozukluk saptanmıştır. Metabolizmal faaliyetler içerisinde gerekli olan vitaminler özellikle de B vitamini yetersizliği mental anormalliklere yol açabilir. Beyin korteksinin işlevindeki bozukluk  sinir hücrelerinin amino asit ve protein yapımlarındaki aksaklıklardan veya anatomik bozukluklardan ileri gelmektedir.  Otonom, hormonal fonksiyonların düzensizliği de orta beyindeki merkezler arasındaki dengenin bozulmasına ve psikosomatik denilen birçok hastalıkların oluşmasına neden olmaktadır.
        
      Akıl ve Ruh Hastalıkları İkiye Ayrılmaktadır,

      Psikoz: Belirgin ve şiddetli derecede bozuk davranışa yol açan, normal hayatta açıklanamayan davranışlara sebep olan, hastanın sezgisinin kaybolduğu bir hastalık türüdür. Bu durumun daha az veya eksik olduğu durumlarda psikonevroz terimi kullanılmaktadır. 

      Nevroz: Sosyal uyum bozukluğu veya kişiler arası ilişki bozukluğu olarak ortaya çıkmaktadır. Nevrozlarda gerçeklikle ilişki bozulmamıştır.Genellikle sezgi vardır. Psikonevrozların klasik olarak dört şekli vardır. Bunlar Histeri, Nevrasteni, Psikasteni, Sıkıntı Nevrozu olarak incelenmektedir.

      Ruh Hastalıkları
      Ruh Hastalıkları Belirtileri,
      • Kişilerde tekrar eden rahatsız edici düşünceler 
      • Agresif olma, denge bozukluğu
      • Başkalarının göremediği şeyleri görme
      • Yorgunluk
      • Fiziksel olarak ağrı hissetme 
      • Mutsuzluk
      • Zihin karmaşıklığı yaşama
      • Sosyal faaliyetlerden kaçınma
      • Cinsel dürtülerde değişkenlikler
      • İntihar düşüncesi
      • Paranoya 
      • Halüsünasyon
      • Korku ve endişe duyma
      Bu hastalıklarda tedavi yöntemi; 
      • İlaç tedavisi
      • Psikoterapi
      İlaç tedavisi kolay bir yöntemdir ve genellikle %70-80 oranın da düzelme sağlayabilir. Kişi bazen yirmi günde sadece ilaç alarak eski haline dönebilir. Tabi ki eski haline dönen kişi bir süre sonra tekrar bu hastalığa yakalanabilir. O yüzden gerçek ve kalıcı iyileşme için kişinin hayata bakış açısını değiştirmesi, düşünce ve hayat tarzını değiştirmesi gerekir ki bu da ancak psikoterapi ile mümkün olabilir. 
      Akıl ve Ruh hastalıkları psikiyatri denilen uzman doktorlar tarafından bazı etkili ilaçlarla ve psikoterapi .Davranış tedavisi, elektroşok gibi yöntemlerle tedavi edilmektedir.
      ]]>
      Okb Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/okb-hastaligi.html Thu, 16 Aug 2018 18:32:18 +0000 Okb hastalığı, Anksiyete türü bir hastalık olan (OKB) obsesif-kompülsif bozukluğu, kişileri tekrarlanan düşünce ve davranış döngüsüne hapsederek adeta kişiyi kısıtlayan bir hastalıktır. Okb bozukluğu olan kişiler Okb hastalığı, Anksiyete türü bir hastalık olan (OKB) obsesif-kompülsif bozukluğu, kişileri tekrarlanan düşünce ve davranış döngüsüne hapsederek adeta kişiyi kısıtlayan bir hastalıktır. Okb bozukluğu olan kişilerde kendilerini kontrol edemedikleri ve strese neden olan düşünceler yaşadıkları bir kesindir. Aynı zamanda korkular ve görüntüler kişinin huzursuz olmasına yol açıp, kişiyi kontrol edemediği hareketler yaşamasına neden olmaktadır.

      Okb Hastalığı Belirtileri

      Yaygın Obsesyon Belirtileri

      • Kişiye pislik yahut mikrop bulaşmasından korkma
      • Başkalarına zarar vermekten korkma
      • Hata yapmaktan korkma
      • Kötü düşüncelerden, günaha girmekten korkma
      • Aşırı simetrik olma ve düzensiz olmaktan korkma

      Yaygın Kompülsiyon Belirtileri

      • Sürekli yıkanma isteği
      • Ellerin her gün aşırı şekilde yıkanması
      • Belirli bir düzene göre yemek yeme
      • Günlük rutin işler yapılırken yüksek ses ile sayılar sayma isteği
      • Ocak, ütü ve çeşme gibi alanları sürekli kontrol etmek
      • Tokalaşmayı ve kapı kulpu tutmayı ret etmek
      • Değeri olmayan eşyaları toplama ve biriktirme
      • Belirli cümleleri sürekli tekrarlama

      Okb Hastalığı Neden Olur

      Okb hastalığının oluşum nedeni kesin olarak belli olmasa da uzmanlar bu konuda çevresel faktör ve biyolojik etkenlerin hastalık ile ilişkili olacağı taraftarıdır.

      Biyolojik Etkenler: kişinin beyninin sürekli karmaşık bir yapıda olmasıdır. Vücudun normal bir şekilde işleyişini sürdürebilmesi için ihtiyaç olan ve nöron adı verilen sinir hücreleri vardır. Bu nöronlar elektrik sinyalleri ile iletişim kurarlar. Yapılan araştırmalar kişide serotonin hormonunun, seviyesinde düşüş olması ve okb hastalığının gelişimi arasında bir bağlantı olduğunu saptamıştır. Serotonin hormonu genetik olarak ebeveynden çocuğa geçebilen bir hormondur. Bu nedenden dolayı da aile olan okb bozukluğu genetik olarak gelişim gösterebilir. Aynı zamanda beynin bir bölgesi serotonin hormonunda oluşan dengesizlikten etkilenebilir ve böylelikle kişide okb hastalığı görülebilir.

      Çevresel Faktörler: Okb hastalığında çevresel etkenlerin rolü oldukça büyüktür. Özellikle stres ve yaratıcı faktörler okb hastalığını ciddi şekilde etkileyebilir. Çevresel faktörler için taciz, ilişkide kaygı duyma, yaşamsal değişiklikler, çeşitli hastalıklar, sevilen bir kişinin ölümü ve okul hayatında olan olumsuzluklar sayılabilir.

      Okb Hastalığı

      Okb Hastalığı Tedavi

      Okb hastalığının tedavisi, bir takım terapiler ile olabilir. ancak kesinlikle kendi kendine iyileşme gösteren bir hastalık olmadığı için mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekecektir. Bu hastalıkta en iyi tedavi yöntemi ilaç ve bilişsel davranış terapisidir.

      Bilişsel Davranış Terapisi: Okb hastalığında bilişsel davranmış terapisinin hedefi, hastalığın ritüellerini gerçekleştirmeden kaygı ve korkuları ile yüz yüze gelmeleri ve bu sayede aksiyetenin azaltılmasını gerçekleştirmektedir. Okb hastalığında bu tedavi ile kişinin felaket içeren düşünceleri, abartılmış kaygıları ve endişeleri azaltılmaya odaklanır.

      İlaç Tedavisi: Antidepresanlar, trisilik ve selektif serotonin hastalığın iyileşmesinde yardımcı olarak kullanılan ilaçlardır. Hastanın ilaç tedavisine ve bilişsel davranış terapisine cevap vermemesi halinde kişiye cerrahi operasyon uygulanabilir. 

      ]]>
      Reyno Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/reyno-hastaligi.html Thu, 16 Aug 2018 19:41:36 +0000 Reyno Hastalığı: Reyno hastalığı çoğunlukla uzuvlarımızda el ayak parmakları diz dirsek ayak bileklerinde kulak memesi ve kulak damarlarında burun ve burun kanalı damarlarında gelişen bir hastalıktır. Eklemlerde ve uzuvlarım Reyno Hastalığı: Reyno hastalığı çoğunlukla uzuvlarımızda el ayak parmakları diz dirsek ayak bileklerinde kulak memesi ve kulak damarlarında burun ve burun kanalı damarlarında gelişen bir hastalıktır. Eklemlerde ve uzuvlarımız da yani el ayak parmakları diz dirsek ve ayak bileklerinde kulak ve kulak memesi burun ve burun kanallarındaki damarlarda aşırı derece daralmalara yol açan bir hastalık türüdür. Başlı başına bir hastalık olacağı gibi başka hastalıklara da yol açabilir. Yol açtığı hastalık türleri yoğunlukla doku kaybıdır. RAYNAUD SENDROMU olarak bilinen hastalığa yol açar. Diğer bir deyişle bağ doku hastalığı olarak ta bilinir. Bağ doku hastalığı yani raynaud sendromu olarak bilinen bu hastalık damarların içinde kalınlaşan bir duvar oluşumuna yol açıp damar şeklinin bozulmasıyla damarların büzülmesine sebep olur. Bazı tansiyon ve migren ilaçları bu hastalığa yol açar. 

      Reyno Hastalığı
      Reyno Hastalığının belirtileri,

      Ülkemizde %8 %17 oranında çoğunlukla bayanlarda ve soğuk iklimli bölgelerde görünen bir hastalık çeşididir. Atak evrelerinde el ayak parmaklarında burun ve burun kanallarında kulak ve kulak memelerinde beyazlanma lar olur. Damarlar açılıp kan akımı düzelince beyazlanma lar kaybolur. Bu tür hastalıklarda tedavisine bakılmazsa damarlarda deforme yıpranma ve damar sertliğine yol açar.
      ]]>
      Sarılık Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/sarilik-hastaligi.html Thu, 16 Aug 2018 23:51:50 +0000 Sarılık hastalığı, kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucun da deri, göz ve vücudun sarı renk alması durumudur. Sarılık bir hastalık türü olarak bilinse de aslında bir hastalığın belirtisidir. Bu sebepten de her ne Sarılık hastalığı, kandaki bilirubin düzeyinin artması sonucun da deri, göz ve vücudun sarı renk alması durumudur. Sarılık bir hastalık türü olarak bilinse de aslında bir hastalığın belirtisidir. Bu sebepten de her ne kadar bulaşıcı bir hastalık olarak bilinse de aslında bazı ileri durumları hariç bulaşıcı olmaz. Kanımız da bulunan bilirun adı verilen sarı veya turuncu renkte bulunan bir maddenin cilt, cilt altı ve göz içi ve çevresinde birikmesi sonucunda sarı renk oluşmasından dolayı sarılık adını almıştır. Bu birikimin olması bilirun adı verilen kanda ki bu maddenin üretimi arttırılmalı veya atılması yavaş düzeye getirilmelidir. Her yaşta görülebilecek bu hastalığın bir çok nedeni olabilir bu nedenler de çeşitlerine göre sıralanmıştır.

      Sarılık hastalığı çeşitleri,

      Hemolitik sarılıklar; karaciğer öncesi nedenler ile oluşmaktadır. Bu sarılık türünde kanda bulunan bilirubin adını verdiğimiz maddenin aşırı düzeyde olması durumundan kaynaklanmaktadır. Bunun sebebi ise kanda ki alyuvarların parçalanmasının her zaman ki süresinden daha kısa bir süre içinde parçalanması sonucu olmasıdır. Kanda ki alyuvarlar hücrelerinin parçalanması ile hızlanması sonucunda bazı kan hastalıkları görülür. Bundan dolayıda sarılık başlar. Yeni doğan bebekte kan uyuşmazlığına bağlı olarak gelişen aşırı derece olan sarılık hastalığı da bu tür sarılık hastalığının içerisinde bulunur.

      Tıkanma sarılık; adından da anlaşıldığı gibi safra kesesi yollarının bir taş yada tümör sebebi ile tıkanması ve buna bağlı olarak karaciğerlerin çalışması durur ve karaciğer sonrasına bağlı ortaya çıkan sarılık türüdür. Safra ile bağırsağa atılamayan bilirubin olan madde kanda birikmeye başlar bunda dolayıda hastalığa yakalanan kişinin dışkısı beyaza yakın bir renkte olur.

      Karaciğere bağlı ortaya çıkan sarılık; karaciğerlerin hasar görmesi ile ortaya çıkan sarılık türüdür. Alkol kullanmak, sigara içmek yada her hangi bir zehirli ilaç kullanan kişilerde bu kullandıklarından dolayı virüsler ile oluşan hepatit türüdür. Bu sarılık türünde  diğerlerinden farklı olarak kara ciğere salgılanan enzimler miktar olarak çok yükselmişlerdir.

      Sarılık Hastalığı
      Yeni doğan sarılık; yeni doğan bebeğin kan uyuşmazlığına bağlı olarak ortaya çıkan bir durumdur. Bebeğin alyuvarlar hücrelerinin henüz tam olarak olgunlaşmaması sonucu kendiliğine bağlı olarak geçebilen bir hastalık türüdür. 
      Görüldüğü üzere bir çok sebebi bulunan bu hastalık başlamaya yakın bazı durumlar ortaya çıkar. Sarılık hastalığı başlayınca hasta olan kişide gözlerinde vücudunda yada yüzünde sarı renk olmaya başlar. Hasta olan kişi halsiz olur gücü kalmaz ve başı dönebilir. İştahsızlık ve mide bulantısı kendini göstermeye başlar. Ayrıca hastalık kendi arasında farklı türlere ayrıldığı için her hastalık türünde farklı belirtiler ortaya çıkar. Mesela karaciğere bağlı olarak ortaya çıkan sarılıkta nefes darlığı olabilir yada tıkanma sonucu oluşan sarılıkta bağırsaklar hava kesesi ile dolduğu için hasta olan kişinin dışkısı beyaza yakın bir renkte olur. Bu tür belirtiler ortaya çıktığın zaman hemen bir hastanede doktor tedavisi altına alınmalıdır. Hastanede yapılacak kan kan testleri, kandaki bilirubin oranının ölçülmesi, kandaki enzimlerin ölçülmesi ve bazı idrar tahlilleri ile bu hastalığın olup olmadığı yada hangi sebep bağlı olarak ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Safra yollarına bağlı ortay çıkan sarılık türü de yapılacak olan ultrason filmi ile anlaşılabilir. Sarılık hastalığının tedavisi hastalığın türüne göre değişiklik gösterebilir. Karaciğerden dolayı ortaya çıkan sarılıkta önce karaciğer hasarı giderilir ve ona göre tedavi edilir. Tıkanma sonucu ortaya çıkan sarılıkta tıkanma giderilerek tedavi edilir. Kan hastalığına göre ortaya çıkan hastalıkta ona göre tedavi edilir ve gerekirse kan takviyesi yapılır. Türl]]> Mide Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/mide-hastaliklari.html Fri, 17 Aug 2018 02:38:06 +0000 Mide hastalıkları, mide yaşam için hayati önem taşıyan ve kaslı bir yapıdan oluşan iç organlardan biridir. Kaslı bir yapıya sahip olduğu için genişleyebilme özelliğine sahiptir. Mide, ince bağırsak ve yemek bor Mide hastalıkları, mide yaşam için hayati önem taşıyan ve kaslı bir yapıdan oluşan iç organlardan biridir. Kaslı bir yapıya sahip olduğu için genişleyebilme özelliğine sahiptir. Mide, ince bağırsak ve yemek borusu arasında bulunur ve sindirimin ikinci aşamasında görevlidir. 1,5-4 litre sıvıyı içinde tutabilme kapasitesine sahiptir. Hazımsızlık, mide kanseri, gastrit, reflü, mide yanması, mide tembelliği mide ile alakalı gelişebilecek hastalıklar arasında sıralanabilir. Yazımızın devamında mide ile alakalı gelişen hastalıklara ulaşabilirsiniz.

      Mide yanması: Daha çok yetişkinlerde görülse de her yaş grubunda görülme olasılığı vardır. Mide asidinde yaşanan dengesizlikler nedeniyle meydana gelen bir mide rahatsızlığıdır. Sindirimi zor olan besinlerin tüketimi, yiyeceklerin az çiğnenmesi, aşırı ağır beslenme gibi nedenlerden dolayı mide yanması oluşabilir. Mide yanması için ilaç tedavisi uygulanabilir. Ayrıca sindirimi kolay olan ve yanmaya yol açmayacak bir beslenme programı ile hastalık kontrol altına alınabilir.

      Mide reflüsü: Midedeki içeriklerin yemek borusuna kaçması nedeniyle oluşum gösterecek olan reflü yemek borusu hasar gördüğünde oluşum gösterir. Daha çok mide fıtığı ile beraber görülür. Stres, psikolojik etkenler, dengesiz beslenme, asitli yiyecek ve içeceklerin tüketimi, alkol ve sigara kullanımı midede reflüye yol açabilir. Yutkunma güçlüğü, göğüs ağrısı, tükürük salgısının artması, kusma ve kusmada kan görülmesi, dışkıda renk değişikliği, demir eksikliğine bağlı gelişen anemi mide reflüsü belirtileri arasında yer alır. Mide reflüsü teşhisi için farklı yöntemler kullanılır. Bu yöntemler, gastroskopi yöntemi, Phmetri yöntemi, manometri yöntemi, batyumlu grafi yöntemi ve mide boşaltım sintigrafisi olarak sıralanabilir. Bu yöntemler ile reflü tanısı kolaylıkla konulabilir. Mide reflüsü tedavisinde beslenme alışkanlıklarda değişiklikler, ilaç tedavisi kullanılır. Ayrıca cerrahi ve endoskopik tedavi de mide reflüsü için tercih edilebilir.

      Mide fıtığı: Midenin üst tarafının yemek borusuna doğru sarkması olarak tanımlanabilir. Göğüste yanma, ekşime, boğazda dolgunluk hissi, ses kısıklığı, tekrarlayan zatürre, uykuda solunum güçlüğü, ses tellerinde polip gibi belirtilere yol açar. Mide fıtığı rutin bir muayene sırasında tesadüfen tespit edilebilir. Mide fıtığının tam olarak tedavi eden bir yöntem yoktur. Şikayetleri azaltmak amacıyla doktor bir takım ilaçlar reçete edebilir. Yaşam tarzında yapılacak ufak değişimler, kilo vermek, az ama sık yemek, yiyeceklerin çok sıcak tüketilmemesi gibi önlemler ile mide fıtığı kontrol altına alınabilir.

      Mide Hastalıkları

      Mide spazmı: Mide kaslarında yaşanan kasılma nedeniyle meydana gelen bir mide rahatsızlığıdır. Mide kaslarında yaşanan kasılma farklı nedenlerden dolayı oluşum gösterebilir. Stres, psikolojik travmalar, midenin hava ile doldurulması, hızlı yemek yeme alışkanlığı kasılmaya yol açan etkenlerden dolayı oluşum gösterebilir. Mideyi tetikleyen gıdalardan uzak durmak, stresten kaçınmak, sırt üstü yatmak, nefes alıp verme egzersizleri mide kasılmalarını önlemek için alınabilecek önlemler arasında yer alır. Bu yaklaşımlar yeterli olmazsa doktorun tavsiye ettiği tedaviye eksiksiz uyularak rahatlama sağlanabilir.

      Mide kanaması: Sindirim sistemi ile alakalı olarak gelişen ve değişik sebeplerden dolayı ortaya çıkan bir kanama türüdür. Toplumda rastlanma olasılığı oldukça fazladır. Mide kanaması belirtileri kişiden kişiye farklılık gösterebilir. Uygun bir tedavi ile kontrol altına alınan ancak nüksetme olasılığı olan bir hastalıktır. Çevresel etkenler, genetik yatkınlık, zayıf bünyeye sahip olmak, cerrahi operasyonlar, alkol tüketimi, ülser, kafaya alınan darbe, stres gibi nedenlerden dolayı oluşabilir. Karın bölgesinde ağrı, şişkinlik hissi, mide bulantısı, kusma, midede doluluk hissi, dışkıda değişiklik, makatta kan ve halsizlik mide kanaması]]> Wilson Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/wilson-hastaligi.html Fri, 17 Aug 2018 05:30:15 +0000 Wilson Hastalığı, Bakırın vücutta en çokta karaciğer ve beyin içerisinde birikmesi ile meydana gelen, genetik bir hastalık olan tıpta hepatolentiküler dejenerasyon olarak anılan Wilson hastalığı, çok az kişide olabilecek kal Wilson Hastalığı, Bakırın vücutta en çokta karaciğer ve beyin içerisinde birikmesi ile meydana gelen, genetik bir hastalık olan tıpta hepatolentiküler dejenerasyon olarak anılan Wilson hastalığı, çok az kişide olabilecek kalıtsal bir hastalıktır. Wilson hastalığını ilk olarak1912 yılında Dr. Samuel Wilson tanımlamıştır.


      Wilson hastalığı nedenleri,

      Bakır sağlıklı sinir, kemik kolajen ve deri pigmenti melanin gelişiminde önemli rol oynar. Sağlıklı bir insanda bakır tüketilen yiyeceklerden emilir ve fazlası karaciğerin ürettiği safra maddesi sayesinde atılır. Winston hastalığı olan kişilerde ise bakır vücuttan normal bir şekilde atılamaz ve karaciğer veya beyin içerisinde birikerek insan hayatı için tehlikeye oluşturur.

      Wilson hastalığının belirtileri,
      • Konuşma yutkunma ve yürümede zorluk yaşama
      • Eklem ağrısı ve yorgunluk hissi
      • Depresyon hali, hareket bozukluğu ve istem dışı titreme durumu
      • İştahsızlık problemi ve bulantı
      • Kol ve bacaklarda meydana gelen şişme
      • Gözlerin ve cildin sararması
      • Vücudun bazı yerlerinde oluşan deri döküntüleri
      • Karaciğer enzim yüksekliği, karaciğer yetersizliği ve karaciğer sirozu
      • Kırmızı kan hücrelerinin parçalanması
      • Morarma eğilimi ve salya artışı gibi durumlar Wilson hastalığının belirtileri arasındadır.
      Wilson hastalığında risk faktörleri,

      Wilson hastalığının genetik bir hastalık olması nedeniyle yakın derece akrabalarınızda bu hastalık varsa Wilson hastalığını olma olasılığınız artmaktadır. Bu nedenle Wilson hastalığının teşhis edilebilmesi için gen testi yapılıp hastalığın erken teşhis edilmesi tedavinin başarılı olması açısından önemlidir.

      Wilson hastalığı nasıl teşhis edilir,

      Wilson hastalığını teşhis etmek için spesifik testler yapılır. Gebelik durumu olan hastalara ise amniyosentez yöntemi uygulanarak doğum öncesi erken teşhis olanı sağlanabilmektedir.

      Kan testleri,

      Kanda aminotransferaz seviyeleri biraz artmış olup bu artış her zaman hastalığın oranını yansıtmaz. AST seviyesi daha fazla yükselmiş olabilir serum bakır ve seruloplazmin seviyesi genellikle düşer. Bu bulgulara rastlandığında Wilson hastalığı düşünülmelidir.

      Wilson Hastalığı
      Karaciğer biyopsisi,

      Karaciğer biyopsisi yapılarak Wilson hastalığını dair bulgular görülebilir. Bu yöntem ile karaciğer dokusundaki bakırın miktarına bakılır.

      Göz muayenesi,

      Göz veya göz bebeği etrafında kahverengi ve renginde KF halkası görülebilir.

      İdrar testleri,

      Bu testler ile idrardaki bakır miktarına bakılır. Wilson hastalarında idrardaki bakır oranı normal insanlara göre yüksek değerlerde çıkabilir.

      Radyolojik yöntemler,

      Manyetik rezonans da en çok gözlemlenen bulgular gri ve beyaz maddede sinyal yoğunluğunda değişiklikler ve beyin sapı, kaudat nukleus, beyin ve beyincikte atrofi olması durumudur.

      Genetik analiz,

      Diğer testislerin negatif çıktığı durumlarda genetik testlere başvurulabilir.

      Hematolojik bulgular,

      Kırmızı kan hücrelerinin parçalanması veya annemi gibi durumlarda Wilson hastalığı düşünülebilir.

      Wilson hastalığı nasıl tedavi edilir,

      Bu hastalığın tedavisindeki amaç vücutta biriken bakır miktarını azaltmaya yöneliktir. Bu nedenle bakırın bağırsaklardan emilimini azaltan ve idrar yoluyla vücuttan atılmasını kolaylaştıran tedaviler uygulan]]> Şizofren Hastalığı https://www.hasta.gen.tr/sizofren-hastaligi.html Fri, 17 Aug 2018 16:37:49 +0000 Şizofren Rahatsızlığı,  Şizofren, beyindeki kimyasal maddelerin iletiminde bir bozukluk olması ve beyin yapısında bir takım farklılıkların görülmesiyle ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır. Hastalığın etkin (alevle Şizofren Rahatsızlığı,  Şizofren, beyindeki kimyasal maddelerin iletiminde bir bozukluk olması ve beyin yapısında bir takım farklılıkların görülmesiyle ortaya çıkan bir beyin hastalığıdır. Hastalığın etkin (alevlenme) ve pasif (iyileşme) dönemleri vardır. Ne kadar tedavi edilecek durumda olsada çoğu hastada tamamen düzeltilemez. Kişinin hayat koşullarını ve kalitesini, çevreyle olan iletişimini çok zorlaştıran bir vaziyettir. Toplumda bilinenin aksine şizofren hastaları çevrelerine zarar vermez. Yani birdenbire saldırganlaşması söz konusu değildir. Bu rahatsızlık,  toplumda çok sık konuşulan bir rahatsızlık olmasada çok yaygındır. Dünyada 60-65 milyon, ülkemizde ise 600 binden fazla şizofren hastası bulunur. Dünyada her yüz kişiden birinde şizofren rahatsızlığı görülür.  Çoğunlukla 16-25 yaş aralığında görülür. Başlama yaşı ne kadar küçülürse hem beyinde hem de kişilik üstünde hasar o denli artar. Bu da hayatı daha da kötü bir hale getirir. Tekrardan toplumda bilinen bir takım yanlışlıklar vardır. Şizofren, bunama değildir. Bununla Birlikte farklı vakitlerde farklı biçimde davranmak da her insanda olan normal bir davranış şeklidir. 

      Şizofrenin Nedenleri,

      Şizofreninin ortaya çıkışında birkaç etken etkili olmaktadır. Beyinde yer alan sinir hücreleri birbirleriyle ilişkilidir ve bununla iletişim sağlanır. Bunun içinde sinir hücrelerinin ucundan kimyasal maddeler salgılanır. Bu maddelerden dopaminin tesiriyle olan iletişimde bir bozukluk olması şizofreni sebepleri içerisindedir. Şizofreni hastalarında bu bozukluk belirlemiştir. Bu bozulmayla hayal görme, konuşma ve davranışlarda çeşitlilik görülür. Bununla birlikte bu hastalarda dopamin bazı bölgelerde çoktur. Yapılan beyin görüntüleme teknikleriyle beyinde bazı değişiklikler fark edilir. Beynin bazı bölümleri küçüktür. Beyindeki boşluklar daha da genişlemiştir. Bu yüzden şizofreni hastalarının plan yapması, karar vermesi, sıkıntıları çözmesi güçleşir. Karşıdaki şahısla ne konuşacağını bilemez. Şizofreninin sebepleri arasında kalıtsal etmenler de gösterilmektedir. Yani ailesel bir geçiş söz konusudur. Her 10 şizofren hastasından birinde, birinci derece yakın akrabalarında da bu rahatsızlık görülür. Yapılan araştırmalar, birden fazla genin bu ailesel bağla alakalı olduğunu göstermektedir. Annesi ya da babası şizofren hastası olan bir çocuğun da şizofren olma olasılığı %10-12 dir. 

      Şizofren Hastalığı
      Şizofrenin Belirtileri,

      Şizofreniyi şiddetlenme dönemi ve iyileşme dönemi olarak ikiye ayırmıştır.  Rahatsızlık şiddetlenmeden önce hastada bir takım bulgular ortaya çıkmaktadır:
      • İlgisizlik, isteksizlik ve halsizlik, 
      • Çabucak sinirlenme, alınganlık gösterme, küçük şeylerden rahatsız olup sinirlenmek, 
      • Yakınlarından uzaklaşma, 
      • Duygulanma da azalma, 
      • İçki ve sigaraya başlama, kendini önemsememek, kendine bakmamak, 
      • Uyku sorunları, 
      • Cinsel konulara eğilimde çoğalma. 
      Bu belirtilerin tümü bir hastada olmayabilir. Zaten her hastada farklı bulgular görülür. Ancak bir hastada görülen bulgular, hastalığın diğer şiddetlenme dönemlerinde de aynıdır. Bu bulgular gözlenirken sağlık ekibiyle görüşülüp,  gerekli olan tedbirlerin alınmasıyla hastalığın etkin dönemi engellenir.  

      Şizofrenin Tedavisi,

      Şizofren tedavisinde ilaç tüketimi ve psikoterapiler bulunmaktadır. Tedavide kullanılan ilaçlar antipsikotik ilaçlardır. Uzun yıllardır kullanılmaktadır. Rahatsızlığı tamamıyla ortadan kaldırmaz ancak belirtilerin önüne geçer, hastanın iş verimini arttırır. Kişinin günlük hayata uyumu düzelir ve hastalığın bir daha ortaya çıkışı engellenir. Son senelerde atipik antipsikotiklerde şizofreni tedavisinde kullanılmaktadır. Yan etkisi risklidir. Çünkü kandaki beyaz hücrelerin sayısında aniden düşme]]> Muhabbet Kuşu Hastalıkları https://www.hasta.gen.tr/muhabbet-kusu-hastaliklari.html Sat, 18 Aug 2018 01:44:27 +0000 Muhabbet Kuşu Hastalıkları, Muhabbet kuşları evcil bir hayvan türü olup papağan çeşitlerinin küçük versiyonudur. Muhabbet kuşları ilgi ve bakımı çok sever, cana yakın, öğretildiği zaman bazı kelimeler söyleyebilen sevi Muhabbet Kuşu Hastalıkları, Muhabbet kuşları evcil bir hayvan türü olup papağan çeşitlerinin küçük versiyonudur. Muhabbet kuşları ilgi ve bakımı çok sever, cana yakın, öğretildiği zaman bazı kelimeler söyleyebilen sevimli kuşlardır. Ana vatanı Avustralya olan muhabbet kuşları, çok hassas bir yapıya sahip olduklarından çabuk hasta olabilirler. Genellikle yedikleri besin türleri tohum çeşitleridir. Muhabbet kuşu besleyen kişiler özellikle kuşlarını iyi tanıdıkları için olan dışı hareketleri hastalık sebebi olabilir.

      Muhabbet kuşu hastalık ve tedavileri,

      Sindirim Sistemi Hastalığı; 

      Hatalı beslenmeden kaynaklanan bu hastalık mikroplu gıdalar ile de sindirim sistemini bozabilir. Bu hastalığın belirtileri karın bölgesindeki yeşilimsi damarlar,  kızarıklık ve kararma olur. Kuşun yemliğini her zaman temizlemeliyiz yiyemeyeceği veya sindirmekte zorlanacağı besinleri vermemeliyiz.

      Mantar hastalığı; 

      Bu hastalığın muhabbet kuşlarında görülen belirtileri tüy dökülmesi, kelleşen yerlerde kızarıklık ve pullanmalar görülür. Bulaşıcı bir hastalık olup evinizde başka kuşlar var ise kafeslerinin ayırt edilmesi gerekir. Kuşun suluğu, yemliği ve kafesi köşe bucak temizlenmelidir ve dezenfekte edilmelidir. Mantar hastası olan kuş içinde ise nizoral tablet ilaçtan suyuna katıp eritilerek 1 hafta boyunca günlük suyu tazelenerek verilmelidir. Ve kuşun kızaran ve pullanan yerleri içinde yine 7 gün boyuca 100 cc iyot solüsyon 50 cc kaynatılmış  su ve rabenzol ilaç ile karıştırılarak vücuduna ucu pamuklu bir alet yardımıyla sürülmelidir.

      Solunum yolu hastalıkları; 

      Kuşlarda da rastlanan bu hastalık yine enfeksiyon kaynaklı olur. Belirtileri nefes almakta zorluk çeker, boğazı tıkanmış gibi ağzını açıp açıp kapatır ve aşırı derecede kuyruğunu sallar. mutlaka antibiyotik tedavisi uygulanmalıdır. İçme suyu ile birlikte vitamin, baytril ilaç karıştırılarak 5 gün boyunca taze taze verilmelidir.

      Çiçek hastalığı ; 

      Kuşlar için çok tehlikeli bir hastalıktır ve ölümle sonuçlanma ihtimalide oldukça yüksektir. doğru tedavi uygulandığında ve kontrollü ilaç tedavisi ile önlenebilir. Bulaşıcı bir hastalık olup göz çevresi, gagası ve ayaklarında görülür. Mutlaka aşı yapılmalıdır ve veteriner kontrolünde tedavi edilmelidir. 

      Muhabbet Kuşu Hastalıklarıİshal; 

      Kuşlarda görülen ishal hastalığının iki çeşidi vardır. Mikroplu olarak görülür ve ilaç ile tedavi edilmelidir. Bu ishal durumunda kullanılacak ilaç çeşitleri şunlardır; Koksidin, sulfamazettin, niflodin gibi ilaçlardan birisi ile tedavi edilebilir.  Eğer mikroplu değil ise kendi kullanacağınız ilaçsız tedavi yöntemiyle iyileştirebilirsiniz. mama verdiğiniz kapta mutlaka haşlanmış patates bulundurulup kaybettiği suyu kazandırmak için marul ve ıspanak yapraklarından verilmelidir. Mutlaka kullandığınız yemi de kontrol edip küflü olmadığından emin olunuz, eğer öyle ise yemini değiştirip taze almalısınız.

      Ses kısıklığı ; 

      Belirtisini zaten ses kaybından anlaşılacağı üzere ses kısıklığına neden olan sebepler değişebilir. Fazla ötmeye bağlı olarak ses kısıklığı olabilir ve zamanla kendiliğinden geçer. Yalnız biraz vitamin vermeniz sesin tekrardan yerine gelmesini çabuklaştırabilir. Korkuya ve paniğe bağlı olarak şok durumuna giren muhabbet kuşu ses kaybına ve sesin hiç çıkmamasına nedeni olabilir. Kuşu bu duruma sokan neden ortadan kaldırılarak kuş huzurlu, ve güvenli bir ortama alınmalıdır. Sakinleştiği zaman eskisi gibi ötmeye başlayacaktır. Hatalı beslenme sonucunda ses kısıklığı oluşabilir. Bu konuda muhabbet kuşu için verilen besinler araştırılmalı ve doğru gıdalar verilmelidir. Nezle, bronşit ve soğuk algınlığı gibi hastalıklarda ses tellerinde arıza oluşturabilir.]]>